Köşelik

Güzel Sözler Arama

arama
Köşelik
Köşelik
Köşelik
Köşelik

Güzel Sözler Kategorisi

arama
Köşelik
Köşelik
darvin

Özlü Sözler

Darvin

degisensoz Agnostisizm ya da bilinmezcilik, tanrının ya da tanrıların varlığının ya da yokluğunun bilinemeyeceğini öngören felsefe akımı. Bu felsefenin takipçilerine agnostik denir. degisensoz
Köşelik
    •  İclal Aydın şiirleri
    • Babama Selam Söyle

      Karlı bir akşamdı ankara’da;
      Son kez elele yürümüştük,
      Bitmesin istediğimiz yola.
      Kısacık beraberliğimizin bütün anılarını sığdırmıştık.
      Yazarsın bana demiştin.
      Bende yazarım sana sık sık.

    • Ağlıyordum….
      Sen görmeyesin diye kaldırmıyordum başımı.
      Elimi daha sıkı tuttun,
      Anlıyordun….
      Bu ayrılığa dayanmıyordu kalbim,
      Öğrettiğim çiçek adlarını unutma dedin,
      Kelebekleri kitap arasında kurutma,
      Sık sık fotoğraf çektir, yolla bana,
      Kitaplarım sana emanet,
      İncitme kimseyi, kin büyütme kalbinde…
      Beni bekle…
      Yol bitti, gidiyordun artık; gittin
      Sokakta gördüklerimi, filmlerdeki aktörleri sen sandım bir süre,
      Kin büyütmedim kalbimde söz vermiştim sana diye,
      Kitaplarını okudum, kelebeklerine dokunmadım,
      Öğrendiğim çiçek adlarına yenilerini ekledim,
      En çok fesleğeni, çoban heybesini, akşam sefasını sevdim.
      Seni beklerken çok şey öğrendim,
      Yolunu gözlediğim, sevdiğim ilk adam…
      Nasıl olsa bulacaktır diye, her görüşümde aynı sesle seslendim
      Uçak, babama selam söyle!
      Beni kötü rüyalardan uyandıran sevdiğim ilk adam…
      Bir bilsen seni nasıl özledim…
      Kar yağıyor şimdi, otuz yaşım bitti,
      Kitapların bende, kelebekler gibi kar taneleri,
      Kendi yolumda yürürken hiç unutmadım o cümleyi;
      Selamını aldım babacığım,
      Kin büyütmedim kalbimde….
      Küçük kızının gözleri hala senin çiçeklerinde.
      Uçak, babama selam söyle!
      Uçak, babama selam söyle!
       
      İclal Aydın
       
      Canım Kızım

      Canım Kızım;

      Meğer sanaymış yolculuğum. Burgun kendime neden yasadığımı sordum; bir anlamı olmalıydı basımdan gecen onca şeyin; bir karşılığım olmalıydı hayatta.bu soruyu sorduğumda kendime yirmi üç yasındaydım. Ellerim yaslanmamıştı henüz ama soluk soluğa kalmış yorgun bir çocuktum, bildiğim her şeyden, herkesten uzaktaydım..
      Yalnızlık, yabancılık, haksızlık dünya kederleri bir olup yüklenmişlerdi bir gece kalbime. Balkona çıktım, dördüncü kattaydım.soğuk bir kıs gecesiydi. Demirleri tuttum caddeyi seyrettim ağlayarak. Göreceksin insan nasıl acır kendine böyle anlarda… Yüz yirmi dokuz numaralı otobüs geçiyordu ve bir kız köşedeki benzinciden çıkmış; elinde bira şişesi ağlıyordu, uzundu sacları.kaldırıma oturdu elindeki bira şişesini karşısındaki saat kulesine fırlattı. Saat oniki’ye on vardı ve belli ki ikimizinde canı çok yanmaktaydı…
      Annem geldi aklıma bir Pazar dönüşü elimi avucunun içinde kavrayışı ve bana doğumumu anlatısı. Yalnızmış sancıları geldiğinde; çok korkmuş ya başaramazsa diye. Balkona çıkmış insanları seyretmiş başka kadınlarda çekti bu sancıyı diyerek ve başka insanların acılarından güç alarak doğuma girmiş. Doğduğumda yaptığı ilk şey saate bakmak olmuş. Saat öğlen oniki’ye on varmış. İşte böyle demiştim kendi kendime; buraya kadarmış. Sonra çilekli pastayı, çaldığım vişneleri, limonlu dondurmayı ne çok sevdiğimi düşündüm. Saclarımı uzatacaktım, para biriktirip yollara çıkacaktım ve bir daha hiç yirmi üç yaşında olmayacaktım. Büyük kararlardan önce mutlaka bir gece beklemeli eğer sabah aynıysa her şey o zaman düşünmeli bitirmeyi bir hikayeyi.. Ertesi gün güneşli bir sabahtı; çoktan düşmüştü ruhumun ve kederimin ateşi…
      O günden sonra neler oldu bir bilsen…sana anlatacak o kadar çok şeyim var ki. Çok korkuyorum severmisin acaba beni? İyi bir anne olabilecek miyim? Koruyabilecek miyim seni? Kalbimde ve zihnimde biriktirdiklerimi eksiksiz iletebilecek miyim sana?
      Takvimler bir sonbahar çocuğu olacağını söylüyor. Annende sonbaharda doğmuş bir bebekti. Bu mevsim hüzünlüdür kızım ve çok sever güneşi.şuanda minicik tekmelerinle ben burdayım diyorsun. Gelişine az kaldı. Seni sevinçle beklerken odanı hazırlıyoruz hevesle.ama ne yazık ki odan kadar sessiz ve özenli bir ülkeye gelmiyorsun. İsterdim ki benim gördüklerime sen şahit olma ama onlar sana bile yetişti. Geleceği zamanı kendi seçen biri olarak güçlü ve bendende önde olacağını biliyorum umarım sende seversin karıncaları, kedileri ve kelebekleri. Ben babasını çok özleyen bir çocuktum dilerim sen ayrı kalmazsın seni sevinçle bekleyen babandan….
      Anneler ve babalar tanıyacaksın bizden başka. Oğluna söz verdiği bisikleti alamadığında notalarla oğlunun adını yazan bıyıklı yorgun babaları, ya da kendi giyemediği mavi yirmi üç nisan elbisesini sabaha dek uyumadan kızına diken anneleri, sonra kendinden başkasını düşünmeyenleri, kendi öfkesinde boğulanları ve yalancıları tanıyacaksın. AŞk’ı tanıyacaksın bir gün, kalbim kırılacak ve belki kıracaksın birilerini… İyi bir tamirci ol kızım, çabuk onar kırdığın kalplere ve çaresiz kalma kendi kırık kalbine. Sen şimdi kendi öykünü yazmaya geliyorsun.
      Hayat iki seçenek sunuyor: ya payına düşen kederi parlatacaksın; ya da ömrünle iyi geçinmeye bakacaksın. İkincisini tercih edersin umarım…
      Bana öğretildiği gibi kızım; öğrendiğin çiçek adlarını unutma, kelebekleri kitap arasında kurutma, kin büyütme kalbinde ve incitme kimseyi…
      Dilerim dünyaya geliş nedenini sen çabuk bulursun.yolun acık olsun….

      Annen
       
      İclal Aydın
       
       
      Kar

      Karlı bir aksamdı Ankara da
      Son kez elele yürümüştük
      Bitmesin istediğim yola kısacık beraberliğimizin bütün anılarını sığdırmıştık…
      Yazarsın bana demiştin bende yazarım sana sık sık,
      Ağlıyordum,
      Sen görmeyesin diye kaldırmıyordum başımı
      Elimi daha sıkı tuttun
      Anlıyordum
      Bu ayrılığa dayanmıyordu kalbim…
      Öğrettiğim çiçek adlarını unutma dedin,
      Kelebekleri kitap arasında kurutma,
      Sık sık fotoğraf çektir yolla bana,
      Kitaplarım sana emanet, incitme kimseyi, kin büyütme kalbinde beni bekle…
      Yol bitti gidiyordun artık,
      Gittin!
      Sokakta gördüklerimi filmdeki aktörleri sen sandım bir süre,
      Kin büyütmedim kalbimde söz vermiştim sana diye,
      Kitaplarını okudum kelebeklere dokunmadım,
      Öğrendiğim çicek adlarına yenilerini ekledim,
      En çok fesleğeni, çoban heybesini, aksam sefasını sevdim.
      Seni beklerken çok sey öğrendim,
      Yolunu gözlediğim, sevdiğim ilk adam
      Nasılsa bulacaktır seni diye her görüşümde aynı güçle seslendim;

      Uçak babama selam söyle,

      Beni kötü rüyalarımdan uyandıran, sevdiğim ilk adam bir bilsen!
      Seni nasıl özledim.
      Kar yağıyor şimdi otuz yaşım bitti.

      Kitapların bende, kelebekler gibi kar taneleri,
      Kendi yolumda yürürken hiç unutmadım o cümleyi;
      Selamını aldım babacığım
      Kin büyütmedim kalbimde,
      Küçük kızının gözleri;
      Hala senin çiceklerinde.
      Uçak!
      Babama selam söyle….
       
      İclal Aydın
       
       
      Masallar

      Daha uyanmamalıydık masallardan.Ne zaman bitti o eşsiz ormanlar, yollar? ne zaman ayrıldı yolları şehzade ile ipek kızın? ve ne zaman vazgeçti yakışıklı prens yüzyıl uyuyan güzeli uyandırmaktan? Ne zaman yoruldu aladdin lambasını ovmaktan? iyilik perileri, sevimli cinler şimdi neredeler? Daha uyanmamalıydık…Masallar hep o renkte ve aynı inandırıcılıkta kalmalıydı kalbimizde.Bir şey oldu, bir yerlerde.Büyüdük mü küstük mü birşeylere ne; inanmaz olduk masallara.Dinlemez olduk ve anlatmadık bir daha.Belki anlatılacak masalımız kalmadı, çabuk yordu hayat bizi.Oysa ne güzeldi küllerinden yeniden doğan Anka kuşu, Kaf dağının ardındaki o gizemli ülke, lal bir oba uşağı ile güzeller güzeli bey kızının başkaldıran sevdası.Nasıl özlüyoruz geçmişi…Neden özler ki insan? Hele birde mutsuz bir çocuksanız…Çocuktuk çünkü.İnanıyorduk.Köprüler geçmemiş, aldatmamış, aldatılmamış, bedeller ödememiş, ayrılık ve hasret mektupları okumamıştık.Ve dizlerimizi kanatmamıştı henüz hayat.İnanıyorduk, duruyduk, saftık, çocuktuk.Şimdi anlatacak bir masalımız bile yok, bir köşesine sığınacak…
       
      İclal Aydın
       
      Ne Olacak Halim

      Sen bu satırları okurken ben cok uzaklarda olacağım…
      Böyle başlardı bütün bildiğimiz mektuplar,
      Biliyormusun? Bu ikimizin hikayesi,
      Şu anda nerdesin, ne yapmaktasın;
      Bildiğim yerlerdemisin yoksa hiç görmediğim bir evin penceresinde mi,
      Sevdiklerin özlemi sardımı nicedir kalbini,
      Pişman mısın başlamadıkların için, iç cekiyorsundur şimdi
      Düşünüpte yazmadığın yazıpta yollamadığın mektupları saklıyormusun hala,
      Kafanda hep aynı cümle biliyorum ne olacak halim,
      Ah, biriktirdiğimiz bütün hevesler nasılda hızla tükendiler.
      En çok kimi özledin, en çok neyi bekledin?
      Şimdi düşlediklerimin neresindesin…
      Dedim ya.
      Bu ikimizin hikayesi…
      Islandımız bütün yağmurları, dudak kanatan kalpli sızı aşklarımızı,
      Bizi buluşturan kaldırımları,
      İşte bütün bunları bütün bunları yazıyorum.
      Ben unutmadım diye
      Hatırlıyormusun sonunu değiştirmediğimiz filmleri
      Hayatın gerceğidir sandığımız kabullenilmiş yenikliği
      Bir ağızdan söylediğimiz en kahraman cenkliği,
      Büyürken vazgectiklerimizi yada vazgeçittirdikleri seyleri,
      Ne Olacak Halim…
      Çabuk mu büyüdük dersin
      Biliyorum..
      NE Olacak Halim…
      Sen bu satırları okurken, ben nerde olacağım kim bilir.
      Neleri bırakmış olacağım birde,
      Ne aşkları
      Ne başlangıçları
      Ne ayrılıkları tıpkı senin gibi.
      Biliyormusun…
      Tek sorum var kendimle şimdi

      Ahhh
      Ne Olacak Şimdi Halim….
       
      İclal Aydın
       
      Seni Seviyordum

      Sana uzak kentlerden birinde zamanın bir yerinde seni ve senli günleri anımsattı akşam güneşi…

      Onca zamanın üstünde eskimeyen bir düşüncesin şimdi

      İnsan hergün anımsar mı aynı gözleri

      SENİ SEVİYORDUM ve senin haberin yoktu

      Saçlarını izliyordum uzaktan, kulağının arkasına düşüşü ve burnun, herkesten başkaydı işte…

      Güldüğü zaman yukarıya bakardı;

      Yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı…

      Ne güzeldiler sen bilmiyordun…

      BEN SENİ SEVİYORDUM…

      Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler

      Duvarlara, vitrin camlarına, kaldırımlara çarpıyordu

      Geri dönüyordu, çoğalarak

      Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum herşeyi, herseyi erteleyişim oluyordun

      Kalp ağrısı oluyordun,

      Birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun,

      Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk,

      Dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyorduk ve bazen tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk

      Cesurduk…

      Ufuk çizgisi maviydi, gün batımı hep turuncu ve kırmızıydı bütün karanfiller…

      Ben SENİ SEVİYORDUM sen bilmiyordun…

      Sevinçlerim oluyordun arasıra sen hiç bilmiyordun

      Sonra herhangi biri oldun, bütün sevinçlerim bittikten sonra

      Yağmurlar yağdı, serin haziran akşamları

      Derken bir gün uzaktan gördüm seni…

      Saçların bana inat başın herseye meydan okuyarak işte yine aynı

      Kalbimi acıttı her zamanki gibi…

      Değiştik sanıyordum ve sen yine bilmiyordun

      Şimdi bunları anlatsa sana birileri kim bilir yada boşver bilme en iyisi…
       
      İclal Aydın

    • Bu güzel sözü sizden önce 12467 kişi okudu.
    • Yorumlar
    • Cok gusel siirler bayildim
    • Gönderen : ben , Tarih : 2012-11-07
  • Paylas    
    • Yorum Ekle
    • İsim(Rumuz)

      :

      Email

      :

      Yorum

      :
Köşelik
Köşelik
Köşelik
Köşelik
Köşelik
Köşelik
Köşelik
Köşelik
Köşelik
Köşelik
Köşelik
  • Son Yorumlar
  • Tıpkı sevilmeyen bir öğretmen gibiydi kalbim. Parmak kaldıranlara inat, hep dersten anlamayanları seçti.
  • Gönderen : melisa

  • 1905'te doğdu aşkımız sarı-kırmızı akar kanımız cimbom feda olsun sana canımız ölene kadar hep yanındayız
  • Gönderen : mery

  • guzel
  • Gönderen :

  • bunu yaşayan bilir
  • Gönderen : nur

  • vaybeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee
  • Gönderen :

  • ha hooooooo
  • Gönderen :

  • çok güzel bir şarkı bütün gün bunu dinledimmmm ve artık favori şarkım buuuuuuu
  • Gönderen : melis

  • küçük insanlarla büyük işim olmaz benim
  • Gönderen :

  • çok güzel
  • Gönderen :

  • Dostlarım icin bir kez daha:))
  • Gönderen : Mısra Yıldız

  • Dostlarım icin bir kez daha:))
  • Gönderen : Mısra Yıldız

  • çok doğru
  • Gönderen : ela

  • oooooooooooo
  • Gönderen : ela

  • Süper bir şarkı yaaaaaaa
  • Gönderen : Süper kız

  • fena
  • Gönderen : cixx

Köşelik
gonder
güzel sözler Sitenin tüm haklari saklidir
XML-Sitemap