Amerika'da zencinin biri pasaportunu kaybetmiş, aksilik ya, o gün de Türkiye'ye uçacak..
Kara kara düşünürken yolda bi pasaport bulmasın mı.. Hemen almış yerden, bi bakmış ki Leanardo di Caprio'nun pasaportu...
"Ne olursa olsun" demiş ve şansını denemeye karar vermiş, çıkarmış Leonardo'nun fotoğrafını, kendi fotoğrafını yapıştırmış... Uçmus Türkiye'ye..
Atatürk Hava Limanında görevli gümrük memuru Temel'in karşısına geçmis. Temel almış pasaportu, adamın ismine bakmış; "Leonardo di Caprio", fotoğrafa bakmış, bi zenci, adama bakmış aynı zenci... Bir kaç şaşkın bakıştan sonra öbür masaya seslenmiş :
Temel: - Ula Cemal, bu Titanik batmış mıydı, yanmış mıydı?
Plajda iki saattir bir sarışın denize bakmaktadır.
Bunu gören görevli yaklaşarak ne olduğunu sorar.
- Mükemmel, kocam ilk defa dün yüzme öğrenmeğe başladı, manşallah bugün iki saat dalabiliyor.
son model üstüaçık arabayı durduran trafik polisi arabanın sürücüsü olan sonderece güzel sarişına ehliyet sorar.
sarışın:ehliyetnedir
Ruhsat sorar
sarışın : Ruhsat nedir diye cevap verince
polis merkeze telsizle olayı bildirir
Merkezden cevap: Üstü açık çok lüxs bir arabamı sürücüsü güzel bir sarışınmı.?
Polisin cevabı : evet
Merkez Polise: Hiç durma Hemen Pantolonunun Fermuarını indirder.
Polis şaşkınlıkla denileni yapıp pantolonun fermuarını indirirken.
sarışın isyanla ooof yinemi alkol muayenesi
temel birgün kışin ortasunda otirup yelpazeleniyormiş. dursin
-napiyon temel kişın ortasinda yelpazeyle hava buz gibu zaten napiyon
temel..
kilimalar kişin sicak hava üfliyor ya eee yelpazede kişın sicak hava üfleeer.
Evde kalmış bir genç kız, gece evine dönmüştü.
Tam içeri girdiği zaman, odasında bir hırsızla burun buruna geldi. Derhal:
- Bana bak delikanlı, diye bağırdı.
Evimi terk etmen için sana 48 saat mühlet veriyorum. 48 saat sonra polise haber veririm.
Kadın doktora gittikten sonra eve geldi ve kocasına müjdeyi verdi:
- Hamileyim!
Adam şaşkınlık içerisinde:
- İmkansız!.. Ben hep dikkat ederim...
Emin olmak için doktoru ziyaret etti:
- Anlayamıyorum doktor, dikkat etmiştim.
- Bakın bayım... Bu araba kullanırken dikkat etmeye benzer. Siz dikkat edersiniz ama başkası gelip çarpar!..
öğretmen sınıfta şu soruyu sordu:-nehirler,çaylar,kar ve yağmur suları hep denize dökülüyor.Nasıl oluyor da deniz taşmıyor?Öğrencilerden biri saf saf yanıt verdi:-Suyun fazlasını balıklar içer de,onun için öğretmenim
Bir tatbikat sırasında paraşütçü komandolar uçaktan atlıyorlardı. Atlama sırası gelen en son paraşütçü epey bir vakit geçtiği halde atlamamıştı. Komutan sinirli bir şekilde "Atlasana oğlum" diye bağırdı.
Paraşütçü "Atlamam komutanım"
Komutan iyice sinirlenmişti "Ne demek atlamam lan sana emrediyorum çabuk atla" deyince, asker;
"Komutanım bırak emretmeyi, öldür yine atlamam." diye cevap vermişti.
Komutan bakmış olacak gibi değil, rica eder bir tavırla;
"Bak oğlum aşağıda benim komutanlarım var, onlarda benden hesap sorarlar, haydi atlayıverde senni yüzünden benim başım belaya girmesin."
Asker inadım inat cinsinden,
"Atlamam komutanım"
"Peki neden atlamıyorsun evladım, geçerli bir sebebin varmı?"
"Komutanım benim annem çok mübarek bir kadındır, gördüğü bütün rüyalar çıkar. Sabah telefon açtı, oğlum rüyamda senin paraşütün açılmadığını gördüm sakın atlama dedi, onun için atlamıyorum." deyince komutan,
"Oğlum inanma böyle şeylere hadi atla gözünü seveyim." diye yalvarıyordu asker ise kararından vazgeçmiyor "Atlamam" diye diretiyordu. Ne yapacağını şaşırmış olan komutan çaresizlik içinde,
"Peki oğlum gel paraşütleri değişelim, benimkini sen tak, seninkini ben, o zaman atlarmısın?" diye ümitsizce sordu. Asker bu teklife olumlu baktı ve kabul etti paraşütleri son sürat değiştirdiler ve delikanlı kendini uçaktan boşluga bıraktı. Paraşütü açıldı ve sakin süzülürken yanından,
-Ananııı!!! diye komutanının feryadı geçip gitmiş, asker komutanının feryadınının sonunu bile duyamamıştı.
adam bir gün bir taksiye binmiş taksi şöförü bayanmış kadın sormuş;
nereye gideceksiniz?
adam ise;
bu gecenin hiç bitmeyeceği bir yola demiş
bir tümarhanede 10 deli varmış doktor bir gün hepsini bir sahaya götürmüş demişki bakalım hanginiz akıllı oldunuz sahaya topyerine taş koymuş onlardaoynamışlar başlarını kırmışlar sonda bir çocuk kalmış doktor demişki neden oynamıyon çocukta demişki biri bana orta atmıyorki bende kafa vurup gola atayım doktor demişki ben sana atayım çocuk demiş çocukta akıllanmış o taşın yerine takma bir taş takması koymuş doktorda sanmışki o takma taş asil taştır.doktor çocuğa atmış çocuğa bişey olmamış ve dokttor demişki sen bana at çocuk ta aklını kullanmış asil taşı atmış doktora doktorun kafası yaralandı çocuğa demişki sen benden daha akıllanmışsın ben senden daha akılsızlanmışım.
Delinin biri bir gün havuza düşmüş. bunu gören başka bir delide deliyi kurtarmış.doktorlar o deliyi tebrik etmişler. deliye sormuşlar.deli nerede diye deli hemen cevap vermiş. onu kurusun diye astım demis.
temelin oğlu matematikten 0 alır.oğluna sorar oğlum öğretmen ne sordu 2kere 2 kaçeder dedi ben 7eder dedim temelde oğlum 2kere2 4 eder bilemedin 5 bilemedin 6 eder 7 nerden çıktı?
birgun ingiliz fransız türk uçaga binerler belli bir muddet sonra ingiliz bir sigara yakar ve bir fırt çeker aşagıya atar ingilizle bizim türk hemen sorar niye bir fırt çekip camdan aşagıya attın derler ingiliz:
Aman beee bizde bundan çok var
yine belli bir muddet daha sonra fransız çantasından parfümü sıkıp camdan aşagıya fırlatır hemen ingilizle bizim türk fransıza sorar ee niye bir kere sıkıp aşagı attın derlerr fransızz:
niye atmıyım bizde bundan çokk varr der
sıra gelir bizim türke bakacakki atacak bişiy yok camdan aşagı bir yolcuyu atar :=)) hemen sorarlar ingilizle fransız niye adamı camdan aşşagı attın be adam sen delimisin derler bizim türk:
aman be taktıgınız şeye bak bizim memlekette bundan daha çok varrrr der.
Genç adam heyecanla eve gelmiş annesinin yanına giderek;
"Anneciğim, evlenmeye karar verdim ve hayalimdeki kadını buldum. Ancak senin de aynı fikirde olup olmayacağını merak ediyorum. Eğlence olsun diye yarın sana üç tane hanım arkadaşımı getireceğim. Bakalım hangisi ile evleneceğimi bulabilecek misin?"
Anne merakla kabul etmiş, getir bakalım, demiş.
Ertesi gün, genç adam yanında üç tane güzel hanımla eve gelmiş. Hep beraber oturmuşlar, sohbet etmeye baslamışlar.
Bu arada anne çay, pasta servisi yaparken, sorular soruyormuş.
Akşam olunca hanımlar izin isteyip, kalkmışlar.
Genç, annesine dönerek; "Tahmin et bakalım. Hangisiyle evleneceğim?"
Anne, büyük bir kararlılıkla; "Kızıl saçlı olanla evleneceksin"
Genç çok şaşırmış; "Nasıl olur, nasıl tahmin ettin? Tam isabet"
"İçlerinden bir tek onu sevmedim"
Anne kız konuşurlar. Küçük kız annesine sorar:
- Anne melekler uçar mi?
- Uçar.
- Bütün melekler mi?
- Evet.
- Peki bizim hizmetçi kız neden uçmuyor?
Annesi şaşırır:
- Hizmetçi neden uçacakmış kızım?
- Babam konusurken ona hep "Melegim!" diyor da.
Anne öfkeyle fırlar:
- Ya öyle mi, o halde az sonra hemen uçar.
Roger agir sartlar altinda calisan bir iscidir. Bos zamanlarini hep bowling ve voleybol oynayarak gecirmektedir. Karisi bu duruma uzulur ve bir hafta sonu onu striptiz kulubune goturmeye karar verir. O aksam beraberce kulube giderler. Kapidaki bodyguard,
"Hey Roger! Seni gormek ne guzel!" der.
Karisi sasirir,
"Daha once buraya gelmismiydin Roger?"
Roger,
"Hayir hayir o adami bowlingten taniyorum..."
Iceri girerler ve bir masaya otururlar.
Garson gelir,
"Iyi aksamlar Roger! Herzamanki gibi Cin tonik degil mi?"
Karisi,
"Roger bana bak sen buraya daha once geldin degil mi?"
Hafif hafif ofkelenmeye baslayan karisini sakinlestirmek zordur.
Roger,
"Ne alakasi var! Voleyboldan tanirim onu bir iki tek icmisligimiz var ordan yani..."
Karisi pek tatmin olmamistir ama susar. Derken stiriptizci hatunlardan biri masaya gelir, stritipzci,
"Selam Roger! Yine ozel masa sovundan mi istersin?"
Roger boka batmistir... Karisi hisimla yerinden kalkar ve kulubu terk eder, Roger pesinden kosar, Kadin bir taksiye biner ve taksi kalkmadan Roger da yetisir, Karisi ofkeden patlayacak gibidir...
O sirada sofor arkaya doner ve soyle der,
"Bu geceki cok suratsizmis Roger!"
Delikanlı babasına sordu:
- Babacığım, dün gece bir hanım kızı önce yemeğe götürdüm. Tabii ben ödedim parasını... Sonra beraber tiyatroya gittik. Tabii yine ben verdim hesabı...Gece vedalaşırken kızı öpmeden ayrıldım. Öpmem gerekir miydi ?
Babası tereddütsüz cevap verdi:
- Oğlum, bu kadar münasebetsizliikten sonra, elbette öpmemeliydin ki, kız senin ne kadar salak olduğunu anlasın...
Kızını 28 yaşını geçtiği halde evlenemediğini görüp telaşlanan kadıncağız en son çareye başvurarak gazetelere şöyle bir ilan verdi:
"Sarışın, cazip ve gelecekte büyük bir servetin varisi olan genç kız kalbinin aradığı erkekle tanışmak istiyor."
İlan çıktıktan bir hafta sonra anne kızına sordu:
- Nasıl, cevaplar gelmeye başladı mı?
- Sadece bir tanecik anneciğim !
- Yaa.. Kimden ?
- Söyleyemem...
- Nasıl olur ? Hem bu fikri annen olarak sana ben verdim! Bana söylemeyip kime söyleyeceksin ?
Cevap kimden geldi bakayım ?
- Babamdan !