Nice bilginler vardır ki gerçek bilgiden, hakiki irfandan nasipsizdirler. Bu ilim sahipleri, bilgi hafızıdır, bilgi sevgilisi değil.
Rüyamda gördüm anne kucağı
Uyandım baktım asker ocağı
Felek vurdu kalbimde bıçağı
Ağlama anam dönerim bir gün
Ben asker oldum olalı 378 günüm doldu
Mısralarımı yazarken gözlerim doldu
Söyleyin anama ağlamasın
Yıkasın gömnleğimi dolabıma assın
Beni hatırladıkça resmime baksın
Ağlama anam dönerim birgün
Diyarbakır’ın içinde bir küçük çarşı
Hasretim artıyor anama karşı
Babama kardeşime sevgilime karşı
Ağlama anam dönerim birgün
Daha dün gördüm seni düşümde,
aşık oldum.
Uyandım, yoktun.
Uyumak istedim tekrar,
Olmadı.
Hepsi bu kadarmış demek.
Eh,
mutluluklar dilerim sana,
düşümde gördüğüm,
gördüğümü sandığım,
seni sandığım sana…
Hasretin çökünce garip gönlüme
Yaş dolar gözlerim susar ağlarım
Aklıma gelince iki kelime
Kapanır gözlerim susar AĞLARIM
Umut yabancıdır sanki dünyama
Izdırap yazılmış alın yazıma
Hayatım gelince birden aklıma
Kapanır gözlerim susar AĞLARM
Bir garip duygudur düşer gönlüme
Sanki götürecek gibi beni gönlüme
AŞK için söylenen her kelimeye
Kapanır gözlerim susar AĞLARIM
Bİ ARKADAŞIM VARDI,
GÖZLERİ HASRET BAKAN,
BAKIŞLARIYLA YÜREKLERİ YAKAN,
ÇARESİZCE YALNIZ KALAN
YALNIZ DEĞİLSİN ARKADAŞIM,
BEN SENİNLE YOLUNDAYIM
AŞIKSAN SUÇ SENDEMİ,
SENİN GİBİ BENDE SEVDALIYIM
ÜZÜLSENDE FAYDASI OLMAZ
GÜLMEK LAZIM,AĞLAMAK OLMAZ
HUZUR LAZIM,ÖFKE OLMAZ,
SEVMEK LAZIM,KALPSİZLERİ SEVMEK OLMAZ....
Ağlama gözlerim, yeter yaşlar dökme
Mutluluk kucak açtı, işte gönlüme
Dur diyelim artık, çektiğmiz dertlere
Şu gelen sevgiyi de, yitirmeyelim
Biliyorsun çok çektim, felek elinden
Oyunuyla aşkımı, aldı elimden
Ağlama gözlerim, hayır yok maziden
Şu feleği bir daha, güldürmeyelim
Mutluluk güneş gibi, bize doğacak
Kararan şu dünyama, ışık tutacak
Ağlama gözlerim, aşk bizde kalacak
Gönlümü şu dertlere, düşürmeyelim
Kırmızı gülleri umsan da doğum günün de;
Bazen umduğun değil, buldukların elinde;
Yanar tabanların, ellerse titremekte ;
Üşür bacakların, sonbahar gecelerinde;
Bir yeis kıpırdanır mahzun yüreğinde;
Ne o! dersin, yoksa kapı mı çalınıyor ?
Altmışıncı eşikte yol mu kısalıyor ?
Bu hızlı alemde istemem sessiz gemiyi;
İvecen değilim, Yahya Kemal misali;
Bilmiyorum, Azrail niye çok aceleci ?
Bilmezmi ki faniler severler yaşamayı;
Neşe ve mutluluklarda uzun yaz akşamları;
Bir de sevdiklerin doluysa etrafında;
Tadı bir başka olur kırmızı şarabın da ;
Yavaş, yavaş çakırlanınca keyifler;
Yapılacak rakslar da artık seni bekler;
Anlamaya başlayınca güzeller de halinden ;
Haydi bakalım, gel de vazgeç bu alemden.
Özgürlük şarkısı bizim şarkımız
Yurt için ulus için hep çalışırız
Vatanı yükseltmek tek amacımız
BizlerAtatürk çocuklarıyız
Dostlukla dopdolu yüreklerimiz
Dünya çocukları hep kardeşimiz
Barıştan yana inançlarımız
Bizler Atatürk çocuklarıyız
Çınınlayacak sesimiz dünyada yurtda
Uzanacak ellerimiz evren boyunca
Uygarlık yönünde bir meşaleyi
Bizler Atatürk çocuklarıyız
Çanakkale içinde aynalı çarşı
Anne ben gidiyorum düşmana karşı.
Çanakkale içinde sıra sıra selviler
Binbaşı oturmuş asker öğütler.
Çanakkale içinde bir kırık testi
Anneler babalar ümidi kesti
Arı burnundan çıktık yan basa basa
Düşmanlar kaçıyor, kan kusa kusa.
Bir çok şeyler öğrettin,
Yaramazlıklarıma sabrettin,
Hatalarımı düzelttin,
Benim Canım Öğretmenim.
Sen bir gül gibisin,
Bize hep gülümsersin,
Bilirim bizi seversin,
Benim Canım Öğretmenim.
Atatürk’ü översin,
Onu örnek alın dersin,
En iyi olmamızı istersin,
Benim Canım Öğretmenim.
Birbirinizi sevin dersin,
Hepimizi seversin,
Barışın güzel olduğunu söylersin,
Benim Canım Öğretmenim