Köşelik

Güzel Sözler Arama

arama
Köşelik
Köşelik
Köşelik
Köşelik

Güzel Sözler Kategorisi

arama
Köşelik
Köşelik
Ralph Waldo Emerson

Özlü Sözler

Ralph Waldo Emerson

degisensoz Korktuğumuz şeyi yaptığımızda, korkunun ölümü kaçınılmazdır.degisensoz

Ralph Waldo Emerson Sözleri
Köşelik

    • Gökhan Özen Bize Aşk Lazım 2008
    • Genç kızların sevgilisi, müzik dünyasının vazgeçilmez ismi Gökhan Özen hazırladığı birbirinden güzel ve buram buram aşk kokan şarkılarını müzik dinleyicisi ile buluşturmaya hazırlıyor. Ancak öncesinde Gökhan Özen, Türkiye’nin en önemli 17 radyosundan 40 DJ ile bir araya geldi ve muhteşem bir parti düzenledi. Bu partide Gökhan Özen’in merakla beklenen şarkılarını ilk kez DJ’ ler dinleyip fikirlerini ünlü sanatçı ile paylaştılar…

      Bize Aşk Lazım” isimli albümünü dinleyen DJ’lerin yorumlarını alan Gökhan Özen, “Profesyonel sanatçılık kariyerimden önce yıllarca radyolarda hayatımı geçirmiş birisi olarak şu anda yaptığım işte de radyo DJ’lerinin ne kadar önemli olduğunu çok iyi biliyorum. Bana kalırsa DJ’ler bu işin merkezi. Bu yüzden şarkılarımı ilk kez onlarla paylaşıp, fikirlerini almak istedim. Bu bir sanatçı olarak çok önemli. Bu fikirlerin hepsini değerlendirmeye aldım” dedi.

      Bu buluşmanın kendisine albüm öncesi çok moral verdiğini belirten Gökhan Özen, ilk klip için Murad Küçük ile toplantılara başladığını güzel şarkılar ve klipler ile sevenlerinin karşısında olacağını söyledi. Bu yaz bol bol konser vererek sevenlerinin karşısında olmaya hazırlanan Gökhan Özen, “Sıkı durun bu yaz çok sıcak olacak. ‘Bize Aşk Lazım’daki aşk şarkıları ile bir nebze olsun serinleyip unutulmayacak aşklar yaşanacak. Benden söylemesi” diyerek iddiasını ortaya koydu.

    • Yorum Ekle
    • Paylas    
    • Serdar Ortaç Son Albüm 2008 Nefes
    • Yazın sıcağında nefesinizi kesecek bi albüm daha geliyor.
      Bütün kış bu albüm hazırlıklarını yapan ünlü sanatçı Serdar ORTAÇ Nefes albümü ile bomba gibi sevenleri ile buluşmaya hazırlanıyor. Albüm 30 Mayısta müzik marketlerde..

      Albümdeki Şarkılar:

      01.Serdar Ortaç - Darmadağın
      02.Serdar Ortaç - Ayrı Gitme
      03.Serdar Ortaç - Başıma Bela
      04.Serdar Ortaç - Sana Değmez
      05.Serdar Ortaç - Full İhtişam
      06.Serdar Ortaç - Heyecan
      07.Serdar Ortaç - Buda Geçer
      08.Serdar Ortaç - Pişman Oldum
      09.Serdar Ortaç - Bu Nasıl Ayrılık
      10.Serdar Ortaç - Hadi Çal Giderken Kapımı
      11.Serdar Ortaç - Aşk Gemisi
      12.Serdar Ortaç - Şikayet
      13.Serdar Ortaç - Bataklık
      14.Serdar Ortaç - Nefes

      Albümden Notlar


      Albüm 16 parçadan oluşmaktadır

      Serdar Ortaç Kendisi Türk ama Belçikada oturan ünlü sanatçı Hadise İle düet yapmış.

      Albümde Türkiye’nin en başarılı aranjörlerinin katkısı bulunuyor, albüm kayıtları ise Londra dahil olmak üzere 5 ayrı stüdyoda yapılmış.

    • Yorum Ekle
    • Paylas    
    • Red Alert 3′ün Ilk Trailer’ı Yayınlandı.
    • Electronic Arts’ın strateji oyunu Command & Conquer: Red Alert 3′ün ilk trailer’ı yayınlandı

      Yüksek sesle çalan sirenleri ve Hell March remiksiyle süslenen trailer’daki görüntüler oyunun hayranları tarafından memnuniyetle karşılandı.

      Command & Conquer 3: Tiberium Wars’un da arkasındaki ekip olan Electronic Arts’ın Los Angeles bölümü yapılan Red Alert 3′te yeni üniteler, yeni savaş senaryoları ve yeni Japon grubunun da yer aldığı oyunda tarihi strateji serisine yenilikler getirmeyi hedefliyor.

      Oyunun Ekim ayında piyasaya sürülmesi planlanıyor. Beta testler ise başladı.

    • Yorum Ekle
    • Paylas    
    • Nilüferin İlk Single’i İnternette Rekor Kırdı
    • Nilüferin İlk Single’i İnternette Rekor Kırdı

      Nilüfer’in ilk single’ındaki şarkısı raflardaki yerini almadan internete düştü.

      Nilüfer’in müzik kariyerinde ilk kez çıkaracağı single, internette müzikseverlerden büyük ilgi gördü.
      Sözü ve bestesi Nilüfer’e ait “Sen Beni Tanımamışsın” adlı şarkı, sanal alemde en çok dinlenen şarkılar arasına girdi.
      Şarkının orijinal CD’sinde ise dört farklı versiyonu var.
      Pop ve akustik versiyonu Ozan Çolakoğlu tarafından düzenlendi.
      Remix versiyonları ise DJ Hüseyin Karadayı ve Suat Ateşdağlı imzası taşıyor.

    • Yorum Ekle
    • Paylas    
    • Windows 7′nin Ilk Detayları
    • Microsoft, Windows Vista’nın ardından, 2010 yılında Windows 7′yi çıkartacak. Ancak henüz ortada beta aşamasında bile olmayan bir işletim sistemi olmasına rağmen, Windows 7 hakkında bir çok spekülasyon yapılıyor. Bu spekülasyonlara dur diyor ve Windows 7 ile ilgili en son özellikleri, ekran görüntülerini ve kapsamlı bir videoyu sizlerle paylaşıyoruz.

      Yeni dosya gezgini: Artık sekmeli
      Windows dosya yönetim sisteminin kalbi olan Windows gezgini uzun zamandır tüm Windows kullanıcıları tarafından eleştiriliyordu. Windows Explorer 7 bu kısır döngüyü yıkacak gibi görünüyor. Yeni dosya gezgini aynen Mozilla Firefox veya Internet Explorer gibi sekmeli gezinmeye izin veriyor. FTP erişimi için de sekme açabiliyorsunuz. Kısayolllar atamak bile mümkün.

      Ekran yakalama
      Artık sadece Printscreen tuşu ya da ekran görüntüsü yakalamak yok: Yeni Windows’ta hem ekran yakalama hem de ekranı video olarak kaydedip yayınlama imkanı bulunuyor. Yani bir şeyin nasıl yapıldığını göstermek son derece kolay hale geliyor. Alanı belirle, videoyu kaydet ve gönder…

      Disk analiz aracı ve görev yöneticisi
      Windows Disk Analyzer sayesinde Windows 7 sisteminizdeki disklerin kullanımını, hangi programın ya da klasörün daha çok yer kapladığını görsel olarak olarak sergileyebiliyor. Görev yöneticisi çalışmakta olan uygulamaların sadece CPU yükünü değil diğer sistem kaynaklarını da nasıl kullanmakta olduğunu gösterebiliyor. Hatta Internet Port izlemesi bile yapılabiliyor.


      Yeni uygulamalar
      Virtual Drive: Bu yeni uygulama sayesinde bilgisayarınızda sanal sürücüleri yardımcı programlara ihtiyaç duymadan oluşturabiliyorsunuz. CD ve DVD’lerin otomatik olarak imaj dosyalarına çevirilip çevrilmeyeceği konusunda bir bilgi ise bulunmuyor.

      Web tasarım ve blog araçları: Bu iki yeni uygulama ile web üzerinden yayın yapmak, fikirlerinizi paylaşmak kolaylaşıyor. Hazır şablonlar görüldüğü kadarı ile oldukça yaratıcı. Uygulamada Microsoft Office stili Ribbon menüsü de bulunuyor.

    • Yorum Ekle
    • Paylas    
    • GTA IV Para Basıyor
    • GTA IV, son zamanların çıkması en çok beklenen oyunu oldu. Xbox 360 ve PS3 sahiplerinin akınına uğrayan oyun, ilk haftasında ne kadar kazandırdı dersiniz?

      Grand Theft Auto IV, bilgisayar kullanıcılarını üzen ve konsol sahiplerini sevindiren bir oyun oldu. Henüz PC için bulunmayan oyun Xbox 360 ve Playstation 3′te ticari rekorlara imza atmakla meşgul.

      İlk haftasındaki hasılatı söyleyince, tahminen şoka gireceksiniz. GTA IV, ilk haftasında, sıkı durun; tam 500 milyon dolarlık hasılat sınırını aştı.

      Bunun anlamı ne?

      Oyunun dağıtıcısı Take-two Entertainment şu an para içinde yüzüyor diyebiliriz. Yapımcı firma olan Rockstar ne yapıyor, o kısmını henüz bilemiyoruz.

    • Yorum Ekle
    • Paylas    
    • Galatasaray Ve Fenerbahçe - Ezeli Rekabet Tarihinden İlginç Notlar
    • Türk sporuna damga vuran ve “Zıt Kardeşler” olarak adlandırılan Galatasaray ile Fenerbahçe’nin bir yüzyıla yaklaşan ezeli rekabeti, birçok ilginç olaya tanık oldu.

      99 yıllık ezeli rekabette ilk golü Galatasaraylı futbolcu Emin Bülent Serdaroğlu attı.
      17 Ocak 1909 tarihinde “Papazın Çayırı” olarak adlandırılan yerde yapılan ilk maçı 2-0 kazanan Galatasaray, ezeli rakibinden ilk 7 maçta gol bile yemedi.
      Ezeli rekabette son golü ise 27 Şubat 2008 tarihinde Ali Sami Yen Stadı’nda yapılan Fortis Türkiye Kupası çeyrek final rövanş maçında Galatasaraylı Ümit Karan kaydetti.

      FENERBAHÇE 5 YIL BEKLEDİ
      Fenerbahçe, Galatasaray karşısında ilk golü ve galibiyeti, ezeli rekabetteki 8. randevuda elde etti.
      4 Ocak 1914 tarihinde Union Club sahasında yapılan İstanbul Ligi maçını 4-2 kazanan Fenerbahçe, böylece ezeli rakibi karşısında yaklaşık 5 yıl süren suskunluğuna da son vermiş oldu.
      Sarı-lacivertli takım adına Galatasaray’a tarihteki ilk golü ise Hasan Kamil Sporel attı.

      EN AZ VE EN ÇOK SEYİRCİLİ MAÇLAR
      Fenerbahçe ile Galatasaray arasındaki maçlarda en az seyirci 17 Kasım 1922’deki karşılaşmaya geldi.
      İttihat Sahası’nda şiddetli yağmur altında yapılan ve hakem Fethi Tahsin Başaran’ın şemsiyeyle yönetmek zorunda kaldığı maçı, tamamı biletsiz 14 kişi izledi.
      21 Eylül 2003’de İstanbul Atatürk Olimpiyat Stadı’nda yapılan lig maçını ise 70 bin 125 seyirci izlerken, bu rakam, ezeli rakipler arasındaki bir maçı izleyen seyirci sayısındaki rekor olarak tarihe geçti.

      GOLCÜLER

      Galatasaray ile Fenerbahçe arasındaki 99 yıllık rekabette en fazla golü, Fenerbahçeli Zeki Rıza Sporel attı.
      Sporel, Galatasaray’a karşı oynadığı 42 maçta, toplam 27 kez rakip fileleri havalandırdı.
      Zeki Rıza Sporel’i, 24 golle yine bir Fenerbahçeli Alaattin Baydar izliyor.
      Fenerbahçeli Lefter Küçükandonyadis’in 20, Galatasaraylı Metin Oktay’ın ise ezeli rekabette 19 golü bulunuyor.
      Bu arada 2 takımda da forma giyen Tanju Çolak’ın da 14’ü Galatasaray, 8’i Fenerbahçe formasıyla olmak üzere ezeli rekabette toplam 22 golü var.
      Lig maçlarında ise Galatasaraylı Metin Oktay 9, Fenerbahçeli Aykut Kocaman da 8 golle takımlarının en golcü isimleri olarak tarihe geçti.

      TURGAY ŞEREN’İN REKORU
      Galatasaray-Fenerbahçe maçlarında en çok oynama rekoru Turgay Şeren’e ait.
      (A) Milli Takım ve Galatasaray’ın unutulmaz kalecilerinden Şeren, sarı-kırmızılı kaleyi 55 kez Fenerbahçe’ye karşı korurken, ezeli rekabette en çok forma giyen futbolcu unvanını elinde bulunduruyor.

      ÖZLEM DOLU YILLAR
      Ezeli rakipler, rekabetin bazı dönemlerinde birbirlerine karşı galibiyet alma bakımından üstünlük kurmakta zorlandı.
      Galatasaray üst üste 18, Fenerbahçe ise 11 maçta galip gelemedi.
      Sarı-kırmızılı takım, 17 Mayıs 1942’de 3-1 kazandığı maçın ardından tam 18 maç galip gelemedi ve 19. maçta 1 Aralık 1946’da sahadan 1-0 galip ayrıldı.
      Sarı-lacivertliler ise 20 Kasım 1949’da 2-0 kazandığı maçın ardından üst üste 11 maç galip gelemedi ve 22 Şubat 1953’de taraftarlarına Galatasaray galibiyeti armağan edebildi.

      HEYECANI İKİ TAKIMDA DA YAŞAYANLAR
      Galatasaray-Fenerbahçe rekabetinde, şimdiye dek birçok oyuncu futbolculuk yaşamında 2 formayı da giyme şansını buldu.
      Son dönemde iki takımda da oynayan futbolcular şöyle:
      Raşit Çetiner, Güngör Tekin, Erdoğan Arıca, Engin Verel, Mehmet Oğuz, Erhan Önal, Arif Kocabıyık, İlyas Tüfekçi, Tanju Çolak, Semih Yuvakuran, Selçuk Yula, Hasan Vezir, Benhur Babaoğlu, Elvir Boliç, Sedat Balkanlı, Saffet Sancaklı, Ahmet Yıldırım, Sergen Yalçın, Emre Aşık, Fatih Akyel, Elvir Baliç, Haim Michael Revivo, Abdullah Ercan, Mehmet Yozgatlı, Stjepan Tomas, Servet Çetin.

      BİR MAÇTA 4’ER GOL ATANLAR

      Galatasaray-Fenerbahçe maçlarında şimdiye dek 1 maçta bir futbolcu tarafından atılan en fazla gol, 4 olarak gerçekleşti.
      Galatasaraylı Celal İbrahim, Cemil Gürgen ve Metin Oktay ile Fenerbahçeli Zeki Rıza Sporel, rakip filelere 4’er gol atma başarısını gösterdi.

      EN ÇOK GÖRÜLEN SONUÇ 1-0
      Ezeli rakiplerin 99 yıllık geçmişinde, geride kalan 359 maçta en çok görülen sonuç 1-0 oldu.
      Galatasaray ile Fenerbahçe arasındaki maçlarda tam 66 kez 1-0’lık sonuç ortaya çıkarken, 45 kez 2-1’lik skor alındı.

      EN ÇOK MART AYINDA KARŞILAŞTILAR
      Galatasaray ile Fenerbahçe, en çok mart, en az ise temmuz aylarında karşılaştı.
      Ezeli rakipler, mart ayında 46 kez birbirleriyle karşılaşırken, temmuz ayında ise yalnızca 9 kez maç yaptılar.

      EN FARKLI SKORLU MAÇ
      İki takım arasındaki 99 yıllık ezeli rekabette geride kalan 359 maçta en farklı skorlu galibiyeti, 7-0’lık sonuçla Galatasaray aldı.
      12 Şubat 1911’de İstanbul Ligi’nde yapılan maçı, Galatasaray 7-0 kazanmıştı.

      FENERBAHÇE’NİN FARKLI SKORLU GALİBİYETLERİ
      Fenerbahçe ise ezeli rakibi Galatasaray karşısında şimdiye dek en farklı skorlu galibiyeti, 2002-2003 sezonunun ilk yarısında Kadıköy’de yapılan maçta elde etti.
      6 Kasım 2002’de yapılan lig maçını 6-0 kazanan sarı-lacivertli ekip, aynı zamanda lig maçlarında 2 takım arasındaki en farklı skorlu galibiyete imza attı.

      EN GOLLÜ MAÇLAR
      Galatasaray ile Fenerbahçe arasındaki en gollü maçlarda, penaltılar dışında sporseverler toplam 8’er gol gördü.
      5 Haziran 1983 tarihinde Ali Sami Yen Stadı’nda yapılan lig maçında, ezeli rakipler 4-4 berabere kaldı.
      İki takım arasında 2000-2001 sezonunda, 7 Şubat 2001’deki Türkiye Kupası yarı final karşılaşması da 4-4 berabere sonuçlandı.

      EZELİ REKABET, EBEDİ DOSTLUK
      Galatasaray ile Fenerbahçe futbol takımlarının yüzyıla yaklaşan geçmişinde pek çok centilmenlik dersleri yaşandı.
      İki takım arasındaki 99 yıllık ezeli rekabette futbolcu ve yöneticilerin centilmence davranışları, bu zevkli mücadeleye renk kattı.
      Spor tarihçilerinin derlemelerine göre, ezeli rakiplerin birbirleriyle yapacakları bir maç öncesinde, Fenerbahçe Başkaptanı Galip Kulaksızoğlu, Galatasaraylılara, “Oberle kardeşler hasta, Hasan da sakatlanmış. Sizi karşımızda eksik kadroyla görmek istemiyoruz. Dilerseniz maçı erteleyelim” diye haber göndererek, maçın ertelenebileceğini iletti. Fenerbahçe’nin bu önerisini kabul eden Galatasaray, oyuncuların iyileşmesinden sonra, 20 Ekim 1914’de yaptığı erteleme maçında sarı-lacivertli rakibini 6-1 yendi.

      BERABER EV KİRALADILAR
      Aynı kaynaklara göre, ezeli rekabetin yeni başladığı dönemlerde Galatasaray ile Fenerbahçe sporcuları ortak kiraladıkları bir evde kalıyorlar ve beraber ava çıkıyorlardı.
      İki takım sporcuları geceleri bir araya gelerek sohbet ediyorlardı. Yine bir gece sohbetin koyulaştığı sırada Galatasaray’dan Ali Sami Yen, Fenerbahçelileri, “Said, yarın bizimle maçınız var. Git yat ve dinlen” diye uyardı.

      ERTELEMEYİ ÖNERDİLER
      Ezeli rakipler arasında 17 Kasım 1922’de yapılan maç öncesinde de ilginç bir durum yaşandı.
      Bu tarihte Kadıköy’de ezeli rakiplerin maçı vardı. Maç öncesinde günlerce yağan yağmur sahayı adeta göl haline getirmişti. Fenerbahçe Başkaptanı Galip Kulaksızoğlu, Galatasaray Kulübü’ne telefon ederek, “Saha çok kötü, maçı erteleyelim” dedi. Galatasaray Başkaptanı Necip Şahin, bunun üzerine, “Anamız bizi bugün için doğurdu. Galip Bey, gelip maçı oynayacağız” diye yanıtladı. Galatasaray, Kadıköy’e gelip maça çıktı ve Fenerbahçe karşılaşmayı 3-0 kazandı.

      BİRLEŞME DURUMU VE ORTAK TAKIM KURMA DÜŞÜNCESİ

      Ezeli rakiplerin kuruluşlarının ilk yıllarında birleşme durumlarının bile ortaya çıktığı, hatta iki kulüp başkanının ortak takım kurma konusunda anlaştıkları iddia edildi.
      Galatasaray Kulübü’nün resmi yayın organı Galatasaray Dergisi’nin Şubat 2003 sayısında, Adnan Işık’ın belgelere dayandırarak verdiği haberde, 1912 yılında Galatasaray Kulübü Başkanı Ali Sami Yen ile Fenerbahçe Kulübü Başkanı Hulusi Bey’in ortak imzayla kayıt altına aldıkları belgenin, birleşmeseler dahi, 2 kulübün yabancılara karşı “ortak bir takım” kurma konusunda anlaştıklarını, hatta tüzüğü bile hazırladıklarını gösterdiği kaydedildi.

      CANAYDIN’DAN CENTİLMENLİK DERSİ
      Son yıllarda ezeli rekabetteki maçların genelinde olaylar yaşanırken, Galatasaray Kulübü’nün eski Başkanı Özhan Canaydın, rekabete centilmence yaklaşımıyla alkış aldı.
      Sarı-kırmızılı ekibin 6 Kasım 2002’de, Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı’nda ezeli rakibine 6-0’lık yenilgiyle tarihi hezimete uğradığı maçta, başkanlık sıfatıyla ilk Fenerbahçe derbisini izleyen Özhan Canaydın’ın, rakibinin attığı golleri alkışlayarak Fenerbahçeli yöneticileri kutlaması, maça damgasını vurdu.
      Canaydın’ın bu centilmenlik gösterisi kendi camiasından bazı tepkiler alsa da Dünya Fair Play Konseyi (CIFP) tarafından 2002 Dünya Fair Play Ödülü’ne layık görüldü.
      Özhan Canaydın ayrıca, bu davranışı nedeniyle Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) tarafından düzenlenen “Fair-Play Sportif Davranış Ödülü”nü aldı.

    • Yorum Ekle
    • Paylas    
    • Tüm Zamanların En Iyi 25 Oyunu
    • Sizin favoriniz hangisi?: Zamana damgasını vuran ve oyuncuların asla unutamayacağı 25 klasik oyun.

      Macera, araba yarışı, FPS: Her oyun türü izleri bugüne kadar takip edilebilen bir temsilciye sahiptir. Sizin için tüm zamanın en iyi kült oyunlarından oluşan bir liste hazırladık. Bu listeyi yaparken başlıkların, oyuncuların aklına ne kadar iyi kazındığına ve bugünkü oyunlara bırakmış oldukları mirasa dikkat ettik. Kısa ömürlü oyunlar veya oyun serileri, başarılı olsun ya da olmasın, devre dışı bırakıldı. Oyun endüstrisinin kilometre taşları arasında gezinirken hepinize iyi eğlenceler…

      25. Leisure Suit Larry (seri)

      Oyunda kadınların kahramanı olan Larry Waffer baş karakterimiz. Toplamda 8 farklı bölümü çıkmış olan oyunun en son çıkan bölümü “Magna Cum Laude” pek de ikna edici değildi ve eski oyunların atmosferini yakalayamadı.

      24. King’s Quest (seri)

      1970′de kurulan Sierra On-Line’ın ilk oyunlarından biri King’s Quest idi. Şimdiye kadar sekiz bölümü çıkmış olan oyunda Daventry kraliyetinde, kraliyet ailesinin bir üyesini canlandırıyorsunuz. İlk bölümler sadece metin giriş ile kontrol edilebiliyordu; 5. Bölümden sonra fare de destekendi.

      23. Unreal Tournament (seri)

      Lüks bir çoklu oyuncu: Unreal Tournament bugün bile en önemli multiplayer FPS oyunları arasında yer alıyor. En yenisinin ismi UT 3 ve mükemmel grafiklerin yanında, güçlü araçlar ve farklı haritalar sunuyor.

      22. FIFA (seri)

      Her sene serinin yeni bir bölümü çıkıyor ve binlerce oyuncuyu etkisi altına alıyor. Yakın rakibi PES gerçekçi futbol sunarken, FIFA liglerin ve kulüplerin orijinal lisansları ile parıldıyor.

      21. Gothic (seri)

      Oyunun şimdiye kadar üç bölümü çıktı. Her ne kadar üçüncü bölüm birçok hataya sahip olsa da, dördüncü bölüm farklı bir firma tarafından çıkarılacak.

      20. Command & Conquer (seri)

      Warcraft ve Dune 2 ile beraber Command & Conquer, bugünkü gerçek zamanlı strateji furyasının temelini oluşturdu. Son bölümde sizin için hayati önem taşıyan Tiberium minerali için savaş yapıyorsunuz.

      19. Need for Speed (seri)

      Need for Speed her zaman için muhteşem otomobiller ve kızlar ile aksiyon dolu yarışları temsil etmiştir. Çılgın virajlardan mı dönersiniz, yoksa arabanızı modifiye mi edersiniz, orası size kalmış. EA bunu yaparken yüksek bir gerçeklik seviyesinden feragat ediyor. Heyecanlı polis kovalamaları da unutulmamalı.

      18. Wing Commander (seri)

      Bu oyunda oyun grafiği ve film kombine edildi. Arka plan hikâyeleri çoğu zaman profesyonel aktörler tarafından süslendi. 3D grafiklerin kalitesi ise son derece iyiydi.

      17. Populous (seri)

      Bullfrog’un ilk şaheseri: Peter Molyneux, Populous ismiyle ünlendi. Oyun “Tanrı-Simülasyonu” diye adlandırılan türün kurucusu oldu. Oyunda üst seviye yönetici gibi davranıp gezegeninizde yaşayan insanların hayatını kontrol ediyorsunuz.

      16. Settlers (seri)

      Savaş ağırlıklı çekişmelerden ziyade ticaret ve diplomasi ağırlıklı strateji türünün önemli temsilcilerinden biri.

      15. Sims (seri)

      Kadınlar için oyun mu? Sims oyunu kadın oyuncular arasında çok sevilen bir oyun. Pek de şaşırmamalı: Çapraz ilişkiler, günlük koşuşturma, aile kurumu ve iş arayışı gibi unsurlar oyunda önemli bir rol oynuyor.

      14. Quake (seri)

      FPS, yani shooter tarzı oyunların altın dönemini temsil ediyor. Serinin ikinci ve özellikle de üçüncü bölümleri zamanında büyük fırtınala kopartmıştı. Bugün bile internet üzerinde Quake III oynayan binlerce oyuncu bulmanız mümkün.

      13. Tomb Raider (seri)

      Fenomen Lara Croft: Tomb Raider serisinin sekizinci bölümü duyuruldu. Hatta Angelina Jolie’nin güzel arkeologu canlandıracağı yeni bir devam filmi de geliyor. Serinin dönüm noktası “Angel of Darkness”, daha yuvarlak hatlar ve muhteşem hareketler ile bizleri büyülemişti.

      12. Half Life (Seri)

      Gordon Freeman isimli bir bilim adamının hayatımıza bu kadar dahil olması gerçekten şaşırtıcı. Half Life serisi, oyunları ve ek paketleriyle gerçek bir klasik. Grafik motoru ise, bugün bile birçok oyuna ilham vermeyi sürdürüyor.

      11. SimCity (seri)

      Şehir kurun ve insanları mutlu edin: SimCity şehir yapımı simülasyonu türünün prototipi ve en iyi temsilcisi. Arkasında ise EA ve Tilted Mill’in desteği var.

      10. Transport Tycoon

      Oyunda insan ve malların farklı araçlarla transfer edilmesinden sorumlusunuz. Simülasyon türüne getirdiği farklı bakış açısı ile önemli bir kilometre taşı…

      9. Mafia

      Illusion firmasının en popüler oyunu tabii ki Mafia. Yeni yetme bir mafya üyesi rolüne bürünüyorsunuz ve Lost Heaven şehrindeki görevleri yerine getiriyorsunuz. Oyunun devamı, yayıncı 2K Games tarafından duyuruldu.

      8. Diablo (seri)

      Aksiyon RPG türünün kurucusu… Blizzard Entertainment işi tamamen oyuncunun koleksiyon arzusuna bırakıyor. Yendiğiniz düşmanlar genellikle efsanevi nesneleri arkalarında bırakıyor ve bunlarla karakterinize özel güçler kazandırabiliyorsunuz.

      7. Grand Theft Auto (seri)

      İlk iki GTA bölümünün kuş bakışı açısından kontrol edildiğini biliyor muydunuz? Daha sonraları Rockstar Games üçüncü şahıs bakış açısını oyuna ekledi. GTA 3 büyük tartışmalara yol açmıştı, GTA 4 ise bu yıl içerisinde raflarda olacak.

      6. Civilization (seri)

      Oyun sıra bazlı strateji fanlarına hitap ediyor. Fraxis firması tarafından geliştirilen Civilization’ın dördüncü bölümü 2005′te yayınlandı. Bu yıl içinde de “Civilization Revolution” çıkacak.

      5. World of Warcraft

      9 milyondan fazla oyuncusu ile dünyanın en büyük online RPG oyunu olma unvanını taşıyor… Blizzard’ın Warcraft ile başardığını kimse kola kolay yapamaz. Sebepleri: Oyuna acemi olanlar bile atmosfere hemen alışıyor, ayrıca her zaman keşfedilecek yeni bir şeyler mevcut. 2007′de ilk genişleme paketi “The Burning Crusade” çıktı; 2008′de ikinci genişleme paketi “Wrath of the Lich King” gelecek.

      4. The Secret of Monkey Island

      Mizah ile çetin bilmeceler birleşiyor: Bu başarılı macera oyunu gizemini bugün bile koruyor. Anti-kahraman Guybrush Threepwood rolünde çılgın maceralar yaşıyor ve absürt karakterlerle tanışıyorsunuz. Oyunu oynamayanlara şiddetle tavsiye edilir.

      3. Maniac Mansion

      LucasArts’ın macera oyunlarında kullanılan scriptlerin temelini oluşturan oyun tabii ki Maniac Mansion. Zira bu scriptler Point-and-Click (işaret et ve tıkla) programlamasını kolaylaştırıyor. Başarılı olduğu ise kesin: Maniac Mansion, bugünün görkemli macera oyunlarının bile üzerinde bir yere sahip.

      2. StarCraft

      Hiçbir devam oyun StarCraft kadar büyük bir başarı elde edemedi. Gerçek zamanlı strateji oyunu, seneler sonra bile “Brood Wars” eklentisi ile ulusal e-sporlar arasında gösteriliyor.

      1. Half Life - Counter Strike

      Birincimiz, tabii ki tüm zamanların en çok oynanan oyunu. Counter Strike, yoluna Half Life oyununun modifikasyonu olarak başladı. Birçok kişi 1.6 sürümünü (Half Life 1′i temel alan) daha iyi buluyor. Bazıları ise Counter Strike Source’u (yeni Half Life 2′yi temel alan) daha çekici buluyor. Hangisini seçerseniz seçin: Counter Strike, kült oyunlarda birinciliği hak ediyor.

    • Yorum Ekle
    • Paylas    
    • Yeni Oyunlar
    • Video oyunları dünyasında sürpriz haberlerle dolu hareketli bir haftayı daha geride bıraktık.

      Çıkan oyunlar bakımından kısır, tanıtılan oyunlar açısından ise hayli bereketli bir haftayı daha geride bıraktık. Ünlü boks organizatörü Don King’in yeni boks oyunu Prizefighter ile başlayıp Liberty City’deki silah çeşitlerini irdeleyen, sonrasında Goo’nun dünyasında tuhaf bir gezintiye çıkan, oradan ejderhalar diyarına geçip nihayetinde Nathan Hale ile sonlanan bir video resitaline hoş geldiniz.

      Don King’s Prizefighter

      Don King adı size bir şeyler çağrıştırıyor mu? Boks dünyasının Muhammed Ali’den sonra en çok saygı duyulan ismi, Prizefighter adındaki yeni bir boks oyununda müthiş konuşmalarıyla yine coşkuyu doruklara çıkaracak gibi görünüyor.

      Grand Theft Auto IV

      Silahsız bir Liberty City, balkonsuz bir SDN ofisine benzer. PlayStation 3 ve Xbox 360 için (PC’ciler için ne yazık ki halen bir haber yok) çıkmasına iki hafta kalan Grand Theft Auto IV içerisinde yer alacak silahların tanıtıldığı videoda dikkatimizi çeken, önceki oyunlara göre hayli geliştirilmiş geri tepme animasyonu oldu. Elbette GTA serilerinin alametifarikası olan müzikler de cabası.

      Mortal Online

      World of Warcraft’ı tahtından edecek bir MMORPG’nin kaç para edeceği kulislerde konuşuladursun, sessiz ve derinden öyle bir oyun yaklaşıyor ki, Epic Games’in Unreal Engine 3 oyun motoruyla ve ejderhaların barındığı evreniyle sizi mest edebilir. 2009 yılının yaz aylarında tamamlanması beklenen Mortal Online, oyuncu odaklı yapısıyla kendini diğer devasa online oyunlardan ayırabilecek mi, göreceğiz.

      Resistance 2

      PlayStation 3′ün çıkış oyunları arasında en kalitelerinden biri de alternatif bir ikinci dünya savaşını yaşatan Resistance: Fall of Man idi. Uzaylı yaratıkların dünyayı istilasını anlatan ve tadı damakta kalan hikayeyi tamamlayanlar, Resistance 2 haberiyle muhtemelen epey sevinecektir.

    • Yorum Ekle
    • Paylas    
    • İşte Muro Replikleri
    • Kurtlar Vadisi’nin Muro’su Mustafa Üstündağ’ın diyalogları, internette en çok izlenen videolar oldu

      Kurtlar Vadisi’ dizisinin son bölümlerinde bölücü örgütün alt düzey temsilcisi rolündeki Muro seyirciyinin gönlünü fethetti. Muro’nun son bölümdeki tavır ve hareketleri, en az Memati’nin ölüp ölmediği kadar merak uyandırdı.

      Son 3 yıldır Türkiye’nin en çok izlenen televizyon dizisi ‘Kurtlar Vadisi’, beyaz perdeye yeni bir yıldız kazandırdı. Vadi’nin son bölümlerinde, bölücü bir örgütün şehir sorumlularından biri olarak karşımıza çıkan, Mustafa Üstündağ’ın çanlandırdığı Muro karakteri, başkan yardımcısı Çeto ile yaptığı konuşmalar, Youtube’da ve diğer internet sitelerinde en çok izlenen video klipler arasına girdi.

      MEMATİ’Yİ SOLLADI

      Kurtlar Vadisi-Pusu dizisinin Perşembe akşamı yayınlanan son bölümüne, Memati’nin İskender Büyük tarafından kaçırılması kadar Muro ile Çeto’nun diyalogları da ilgi gördü. Muro o kadar sevildi ki, Facebook’ta fun kulüpleri kuruldu, internet sitelerinde ‘Muro’nun sonu ne olacak, Polat Alemdar’ın safına geçecek mi?’ gibi anketler düzenleniyor.

      Lanet olsun içimdeki insan sevgisine

      Muro ile Çeto arasında geçen diyaloglar şöyle:

      Çeto: Başkanım, Yalçın Bulut’un sevgilisinin evinin krogisi burada. En zayıf olduğu yer burası.

      Muro: Niye Çetin?

      Çeto: Erkek iki yerden yumuşak çıkar başganım. Birincisi hamamdan…

      Muro: Kes lan! Niye limanda değil de operasyonu burada yapıyoruz. Taktik stratejik çözümlemeni yap bagalım Çeto.

      Çeto: Başkanım, limanda Polat Alemdar’ın adamları tarafından pusuya düşüp kayıp verme ihtimalimiz var. Oysa bu komprador uşağının bir zayıf yeri var. Burada kendisinin çapraz ateşe almamız halinde kesin sonuç alacağımıza inanıyorum.

      Muro: Bende sana inanayım mı Çeto bilmiyorum.

      Çeto: Niye başkanım, lider benimle ilgili bir şey mi söyledi size?

      Muro: Söyledi Çetin. Çetin’i anası tarlada doğurdu. Ot geldi ot gidecek dedi. Sen onun muhatabı mısın?

      Çeto: Bu eylemden sonra televizyona çıkar mıyız başkanım?

      Muro: Ne televizyonu Çeto?

      Çeto: Başkanım yıllar oldu anamı görmeyeli.

      Muro: O zaman anan çıksın televizyona Çeto. Oturumların yapıldığı küçük burjuva özentisi dedikodu programlarına katılsın Çeto. ‘Oğlum dağa çıktı. Merak ediyorum. Oğlum Çeto. Devletin kuçağı benim kucağım gibidir. Çeto kurban olayım eve dön. lili…lili..lili…

      Çeto: Aynen böyle der başkanım, çok duygulandım.

      Muro: Lanet olsun bu benim içimdeki insan sevgisine. Senin de içindeki ana sevgisine. Dulkarı çocuğu çık lan dışarı, yürü git. Televizyona çıkacakmış Allah Allah…

    • Yorum Ekle
    • Paylas    
    • İngilizce öğrenme Kılavuzu
    • “Ya, nasıl halledeceğiz şu İngilizce olayını? Başlayamadım bir türlü.”

      ”Hocam, var mı şöyle bildiğin iyi bir kurs? İngilizce’ye başlamam lazım hemen.”

      ”Liseden aslında iyi bir temelim var ama çoğunu unuttum. Özel ders mi alsam acaba?”

      ”Keşke evlenmeden önce dil öğrenme işini halletseydik. Şimdi vakit bulamıyorum.”

      Ülkemizde yukarıdaki cümleleri kuran insan sayısı o kadar fazla, ve gerçekten dil öğrenebilen kişilerin sayısı o kadar az ki, ortaya çıkan tablo bir yerlerde mutlaka sorun olduğunun sinyallerini veriyor. Millet olarak İngilizceyle ilgili genetik bir problemimiz olmadığına göre, ya motivasyon sorunumuz var, ya da yöntemlerimiz yanlış. Peki, dil öğrenmeye karar veren bir kişi ne yapmalı? İşte bazı tavsiyeler…

      • Öğrenmeye karar verin ve hemen başlayın. Kaç yıl süreceğini, hangi aşamalardan geçmeniz gerekeceğini, masraflarını ve diğer bütün detayları düşünmeden başlayın. Başlamak için bir kelime öğrenmek bile yeterlidir. Karar vermek öğrenim sürecine girmek demektir ve bu da asıl problemi çözer. Yöntem, maliyet, zaman gibi sorunlar bu sürecin içinde sırasıyla çözülecektir.

      • Yabancı dil öğrenmeye karar verdikten sonra öncelikli hedef olarak kendinize mutlaka güçlü bir “öğrenme nedeni” sağlayın. Öğrenme nedenlerini belirlemek için bir grup öğrenci arasında yapılan bir soruşturmada şu tür nedenler ortaya konmuştur;

      - Yabancı dil bilmediği için iş bulamayan yakından etkilenme
      - Turistlerle iletişim kurma dürtüsü
      - Türkiye’de iş kaynakları tükeniyor
      - İnternette hakim dilin İngilizce olması (%84)
      - Satın alınan cihazların kullanma kılavuzlarını okuyabilme dürtüsü
      - Kültürümüzü yabancı platformlarda anlatabilmek
      - Gelişen dünyayı yakalayabilmek ve değişime ayak uydurabilmek için yazılı ve sözlü kaynaklardan yararlanabilmek

      Bu düşünceler içinde baskın olan küme iletişim kurabilme ve iyi bir iş bulabilmek için yabancı dil öğrenmektir. Aslında ülkemizde güçlü bir “öğrenme nedeni” ve gerekli motivasyonu sağlayabilmek için sarı sayfalardaki iş ilanlarına bir göz atmak bile yeterli olabilir. Yabancı dil çoğu zaman bir amaç değil, hedefe taşıyan çok önemli bir araçtır ve bu yüzden geleceğe yönelik kesinlik kazanmış bir perspektifinizin olması dil öğrenme sürecinde çok önemli bir rol oynar.

      - Dil öğrenmek için mevcut olan kaynakları sakın bazı yayınevlerinin hazırlamış olduğu kitap ve kasetlerle sınırlı sanmayın. Günümüzde İngilizce eğitimine ilişkin en kapsamlı kaynak İnternettir ve Türkiye’de olmasa da birçok ülkede çoğu insan yalnızca internet üzerinden dil öğrenmekte, eğitim sürecinde olanlar ise mutlaka destek amacıya interneti kullanmaktadır. “Okulsuz Eğitim” kavramı dünya literatürüne girdiğinden beri, “online” eğitim hizmeti veren sitelerin sayısı ve ciddiyeti önemli ölçüde artmıştır. Görünen o ki yakın zamanda insanlar dil öğrenirken parmak kaldırmak yerine, farenin sol düğmesine tıklayacaklar, zil sesinin yerini modem zırıltısı alacak ve diplomamız e-postamıza gelecek. Bir bilim kurgu romanının satırları arasından fırlamış gibi duran bu ifadeler artık daha az sayıda insanı şaşırtıyor. Daha on yıl önce bilgisayarın başında pijamasıyla alışveriş yapan ve karısına “Sevgilim, patlıcan da lazım mı?” diye bağıran bir insan karikatürüne kahkahalarla gülen insanlar, bugün birşeye gülmeden önce iki kez düşünür oldu. Tüm bu gelişmelere rağmen ülkemizde hala “internet eşittir chat” anlayışından kurtulamayan bir kitle var ve bu bilgi “teröristleri” örgüt evi olarak çoğunlukla internet cafeleri kullanıyorlar. Siz sakın bu örgüte dahil olmayın. Yabancı dil öğrenirken mutlaka internetteki kaynaklara ulaşmaya çalışın.

      • Bir yabancı dilin öğrenilmesi, tarih, fizik ya da bir başka dersin öğrenilmesinden farklıdır. Bir dil, ait olduğu toplumun düşünce biçimini yansıtan bir araçtır. Dil toplumla birlikte geliştiği için, yabancı bir dile hakim olabilmenin ilk şartı, o dili konuşan toplum gibi düşünebilmektir. Örneğin, yabancı bir dilde erkek ve kadın için kullanılan kelimeler, o toplumda erkek ve kadının sosyal statülerini ortaya koyar. Başka bir örnek vermek gerekirse Türkçe’de söylenen “Dereyi görmeden paçaları sıvama” atasözü “İngilizce’de “Şişman kadın söylemeden operayı bitti sanma” şeklinde söylenmektedir. Her iki atasözü de aynı amaçla söylenmiş olsa da, kültürel farklılıklar sonucu farklı biçimlere bürünmüştür. Günümüzde sinemanın ve (popüler) müziğin başkenti Amerika olduğu için bu kaynaklardan da faydalanma şansımız yüksektir. Film metinleri ve şarkı sözleri toplumun aynasıdır ve “İngilizce düşünme” sürecini hızlandıran faktörlerdir.

      • Dil öğrenme sürecini mutlaka zevkli bir hobiye dönüştürün. Bunun için yabancı bir dergiye (Newsweek veya Time) abone olun. Sinemaya gittiğinizde İngilizce’nizin mutlaka gelişeceğini bilin ve o bilinçle seyredin. Filmlerden maksimum derecede yararlanmak için eğer gerekli donanım varsa DVD filmleri hem seslendirmesi, hem de altyazısı İngilizce olarak seyredin.

      • Eğer evinizde kablolu televizyon veya başka bir sistem varsa, günün belirli bir saati düzenli olarak BBC veya CNN seyredin. Hiç anlamıyorum diye yakınmayın. Bu öğrenme eylemi “bilinçsiz öğrenme” olarak adlandırılır ve öğrendiğinizi anlamazsınız.

      Çoğumuzun başına gelmiştir. Bir alışveriş merkezinde dolaşırken dilimize bir şarkı takılır ve bir süre sonra alışveriş merkezinde de aynı şarkının çaldığını farkeder ve tesadüf sanarak hayret ederiz. Halbuki bu bir tesadüf değildir. Alışveriş merkezinde çalan müziği kulağımız farkeder ve beyine mesajı iletir. Ve biz o şarkıyı söylemeye başlarız ama niye söylediğimizi asla bilmeyiz. Yani bilinçsiz bir uyarılma vardır. Bir süre sonra ancak fonda çalan müziği beyin ayırdeder ve biz bunu tesadüf sanarız. Televizyon seyrederken veya film seyrederken de aynı durum yaşanır. Bu yüzden sakın “hiçbirşey anlamıyorum” diyerek vazgeçmeyin.

      • Düzenli olarak mutlaka seviyenize uygun kitaplar okuyun. Eğer seviyenizi bilmiyorsanız ölçünüz şu olsun. Eğer kitabın bir sayfasında 10 kez sözlüğe bakıyorsanız o kitap size göre ağırdır ve bıkkınlığa neden olabilir. Eğer bir sayfada hiç sözlük ihtiyacı duymuyorsanız o kitap da seviyenizin altındadır ve bir fayda sağlamaz. Bu yüzden her sayfada sadece 2-3 kez sözlük ihtiyacı duyacağınız kitapları seçin ve seviyeyi giderek artırın. Peki nereden kitap edinebilirsiniz?

      Beşiktaş Barbaros Bulvarındaki British Council (İngilizce Kütüphanesi) dil öğrenen herkes için büyük fırsatlar içeriyor. Bu kütüphanede az bir ücret ödeyerek çok zengin kaynaklara ulaşabilirsiniz. Her seviyeye uygun hikaye kitapları, dergiler, kasetli kitaplar ve filmlere ulaşmak ve ödünç almak için bu kütüphaneye mutlaka üye olun. Ankara İstanbul ve İzmir”de oturan arkadaşlar Britisih Council”in hizmetinden istifade edebilir. Detaylı bilgi için www.britishcouncil.org.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.

      • Eğer büyük bir engeliniz yoksa hedefleriniz arasında kısa süreli de olsa mutlaka bir yurtdışı gezisi olsun. Yurtdışına çıkma fikri bile birçok insana çok uzak gelmektedir. Genellikle ekonomik kaygılar nedeniyle uzak durulan yurtdışı planları sanıldığı gibi zor değildir aslında. Yapmanız gereken tek şey Amerika veya İngiltere’de yaz boyunca süren yarı gönüllü kamp programlarını araştırmak ve uygun olan bir tanesini seçip katılmaktır. Genelde dört ay süren bu kamplar İngilizce konuşma problemini büyük ölçüde halleder ve dile yeni bir bakış açısı kazanmanızı sağlar.

      • Son olarak dili önemseyin ama dil öğrenme işini hafife alın. Hafife almak demek, sürekli nasıl öğreneceğinizi araştırıp kaygıyla beklemeye bir son vermek ve cesaretle ilk adımı atmak demektir. Bisiklete binmeyi öğrenmek isteyen bir kişi nasıl öğreneceği, öğrenirken nelere dikkat etmesi gerektiği, öğrendikten sonra geçireceği evreleri, bisiklet kullanabilen birisi olarak elde edeceği avantajları vs araştırmaya kalkarsa boş yere vakit kaybetmiş olur.

      Bisiklet kullanmak isteyen kişinin yapması gereken ilk iş seleye oturmaktır. Önce düzlük yerde başlayan çalışmalar daha sonra bir yokuşun başında olgunluğa erişir. Rüzgar ilk saçlarını okşadığında bisikletin üzerindeki kişinin hafif bir korku ve tedirginlik oluşsa da, bu duygu çok kısa bir zamanda güven duygusuna dönüşür. Siz de düzlükte ilk adımınızı atın ve bekleyin. Emin olun çok kısa bir süre içinde dik bir uçurumun kenarında aşmış olduğunuz yola bakacaksınız gururla. Rüzgar saçlarınızı okşarken aşağıda hala birbirine “Abi, nasıl öğreniriz bu İngilizceyi yaa?” şeklinde soru soran insanlar görüp şaşıracaksınız.

    • Yorum Ekle
    • Paylas    
    • Hafızanızı Güçlendirmek Için 8 Adım
    • Hayat aynı rutininde devam ediyor ve sıkılıyorsanız, yaşamı farklılaştırmanız ve beyninizi alışkanlıklarını bırakmaya zorlamanız gerekiyor. Bu size hem zihinsel zindelik hem de rahatlamayla birlikte mutluluk getirecek. Ailem.com’un verdiği ve okuduğunuzda basit gibi gelen, ancak uyguladığınızda ne kadar katı alışkanlıklara sahip olduğunuzu görmenizi sağlayacak önerileri mutlaka uygulayın. Unutmayın hayata bir kere gelme şansınız var ve ilk önce kendinize dikkat edin:

      1- Vücudunuzu yeni davranışlara alıştırın. Saçınızı tararken, dişlerinizi fırçalarken, kahvenizi karıştırırken ya da diğer günlük basit işleri yaparken sürekli kullandığınız elinizi değil diğer elinizi kullanın.

      2- Gözlerinizi kapatın ve odada yolunuzu duygularınızla bulmaya çalışın. Bilinçli olarak sesleri dinlemeye ve kokuları almaya çalışın. Bazen yerden bir şey almanız gerektiğinde, ayaklarınızı kullanın mesela kapıyı ayağınızla kapatmak gibi… Kitap okumayı seviyorsanız bir sayfayı baş aşağı okuyun.

      3- Birisini eleştirmek yerine övgü dolu sözler bulun ve söyleyin. Yargılayıcılığınızı askıya aldığınızda, o kişi sandığınızdan daha iyi insan olmaya başlayacak.

      4- Buzdolabınızın içine dikkatlice bakın. Daha sonra kapağını kapatın. İçindekileri teker teker sıralamaya çalışın. Eviniz için de aynı şeyi yapabilirsiniz, pencerenin önündekileri ya da duvardaki resmin ayrıntılarını inceleyebilirsiniz.

      5- Her gün 5 dakika, kendinizi bir başka insanın yerine koyun ve olaylarını onun bakış açısından anlamaya ve hissetmeye çalışın. Bir aktörmüş gibi yapın, rol gereği yani ve kişi gibi davranın. Ne hissederse hissedin.

      6- Her zaman üzüntü ya da şüpheye yakalanıyorsanız ve kendinizi başkalarından daha aşağı görüyorsanız, bunun yerine en çok istediğiniz şeyi ayrıntılı olarak tasarlayın ve elde ettiğinizdeki yaşamınızı düşünün. Negatif düşünceleriniz olduğunda pozitife çevirmek için gün boyunca bunu uygulayın.

      7- Her günün sonunda o ana kadar ne yaptığınızı 60 dakikada gözden geçirin. Bu gününüzü daha önemli hale getirmek için iyi yardımcı yoldur. O ana kadar olan tüm aktivitelerini zihinsel olarak gözden geçirin. Hafızanız gününüz hakkındaki boşlukları, anları kasıtsız olarak açığa vuracaktır. Siz de bunları daha iyi değerlendireceksiniz.

      8- Esnek olmak ve kolayca uyum sağlamak için hayatınızı değiştirin, her gün farklı bir şeyler yapın. Farklı bir mağazadan alışveriş yapın ya da rutin ev-iş yaşamından çıkın.

    • Yorum Ekle
    • Paylas    
    • Ayrılık Sözleri
    • Acının umutları yok ettiği anda, umutları yeşertecek bir sevgiye ihtiyaç duyarsan ben hep o bildiğin adresteyim.

      Adını kalbime aşkla kazımıştım boş ver aldırma belki bir gün silerim.Güzel bir rüyayı gerçek sanmıştım. Seni sevdiğim için özür dilerim.

      Ağırdır sevmelerim her yürek taşıyamaz, büyüktür umutlarım her omuz kaldıramaz. Her şeyi unuturda şu gönlüm bir seni unutamaz.

      Ağlayışım terk edip gidisine değil.Ben; sensizken senden diye sensizi ligi de sevmiştim.Sen; seninle birlikte sensizliği de alıp gittin.

      Ağzımın Tadı Yoksa, Hasta Gibiysem, Boğazımda Düğümleniyorsa Lokmalar, Buluttan Nem Kapıyorsam İnan Hep Güzel Gözlerinin Hasretindendir.

      Akılsız adam mutluluğu uzaklarda, Akıllı ise O’nu ayaklarını altında arar… Seninle olmak varken;Sensiz kalmak, Yaşamak dururken ölmek demektir…

      Allahım beni öyle bir son bahar ayazında canımı al ki, sevdiğim mezarıma koyacak tek bir gül bile bulamasın…

      Almak istedim , ellerini alamadım Bakmak istedim, gözlerine bakamadım Sarmak istedim, kollarıma saramadım Görmek istedim, son defa göremedim çünkü aramıza ölüm girdi…

      An gelir insan gülerken ağlarmış. Gözyaşları sel olup kalbine akarmış. Kahkaha bir maske derler birimisin?İnsan sevdiğinden ayrılınca bu maskeyi takarmış.

      Aramıza yollar, yabancı kollar,zor yıllar girdi,ümitlerimi,saf sevinçlerimi derken seni kaybettim Bir iki sözle bir kaç şarkıyı, adaletsiz yargıyı Birde bu talihsiz yazgıyı kalbime kaydettim.

      Araya koskoca yıllar girse de kalbim seninle bu can seninle koskoca dağlar girse de araya ben seni unutmam unutamam ki ben sana kocaman bir can verdim sen bana sevgi dürüstlük verdin ben seni nasıl unuturum ki sen bana bir can bir sevgi verdin..

      Artık günlerim günlerden uzun gecelerim gecelerden yalnız seni sevdiğimden bu yana her acıyı tattım her çileyi gördüm hayatın her cilvesine alıştım yalnız senin yokluğuna alışamadım şimdi anlıyorum acıdan hasretten gözyaşından başka hiç bir şey vermemişsin bana yıkılan hayallerime yok olan geçmişime kaybolan geleceğime Ağladım Ağladım çocuklar Gibi Ağladım..

      Aşkım ne zaman dağlar sahili, mehtap geceyi dünya dönmeyi unutursa, bende seni o zaman unutacağım…

      Aşkımız su üzerine yazılan bir masaldı, göz kirpimi kısalığında kelebeğin ömrü uzunluğundaydı. Kalbimizde bir ömür boyu çekeceğimiz yaralar bıraktı.

      Aşkın bitmiş olsa da hiç sevmesen de Beni çok aldattın hoş görmesem de Bir şeyler bulmuştum ben o sevginde Bekliyorum bir gün dönersin diye.

      Ay doğarken bir söğüdün arkasından,gül yüzünde sisli bir esintiyle,akşamın göçüsüne hüzün serperek ve yağmurdan geceye perdeler çekerek beni düşün unutma…

      Ayrılığın resmini çizdim sarı odalara, yüreğimi soğuttum zemheri ayazında. Sonra uzun uzun rüzgarın gülüşünü seyrettim çaresizce. Ve gecenin en koyulaştığı yerde ölümü kucakladım masmavi yüreğimle…

      Bak yine soldu güneş yine akşam oluyor ömrümün kadehine sensiz bir gün doluyor sen yoksun diye inan dertliğim kederliğim gelmezsen kahrolurum yıkılırım sevgilim seni çok seviyorum. ayrılık sözleri

      Bana bir günün yirmi dört saat, bir saatin atmış dakika ve bir dakikanın atmış saniye olduğu öğretildi ama sensiz geçen bir saniyenin sonsuzluk kadar uzun olduğu öğretilmedi. Yaşamımızın her anında birlikte olmamız dileğiyle sevgilim.

      Batık bir gemiymiş aşk limanında. Kader bu deyip de avutma beni ayrılık kapımızı çaldı sonunda senden son dileğim unutma beni.

      Bekleyiş bir özleyiş gönüldeki güzeli bir süsleyiş bin bir hisle sevmeli neden o çok sevene unut bekleme derler oysa seven ümitsiz olsa da bekler

      Ben ne Aşklar yaşadım ne vedalar ettim,ne kızgın çöllerinde yürüdüm aşkın,Senin kor dudakların vız gelir Güzelim…

      Ben senin yaşadığın gizli bir macerayım, Anlatılmaz bir roman, kapanmaz bir yarayım, Sığındığın limanlar unutturamaz beni, Ben senin yüreğinde en büyük FIRTINAYIM !

      Ben sensiz geçen günlerime yanarken, belki sen bensizliğe sevineceksin.. Ama şunu unutmak bir tanem; bir gün sen de SEVECEKSİN !!!

      Ben Sensizdim..! akşamın yaklaştığı saatlerde. kahrolursun görme ağladığımı. Başlayan düşü şafakla birlikte dağıtır ansızın her gün batımı..

      Beni sensiz bıraktığın gün geliyor aklıma , düşünüyorum da çok acı çekmiştim, ama şu anda daha da çok çekiyorum ama biliyorum ki sen bu acıya hiçbir zaman değmedin beni hiç bir zaman sevmedin sen sevsen de sevmesen de ben seni sevdim hep de öyle kalacak..

      Beni terk ettiğin gün, saçlarından bir tel koparıp asacağım kendimi. Beni terk ettiğin gün, kirpiklerinden birini koparıp saplayacağım kalbime.

      Bir akşam yanımızda kimse olmaz ya da olanlar olması gerekenler değildir. Yıldızların bizim için parladığını göremeyen gözlerimiz, gün gelir hayatımızdan kayan yıldızların gömüldüğü maziye kilitlenir…

      Bir birimize söz vermiştik, Bütün ömür boyu ayrılmayacaktık, Yeminler etmiştik, Asla ayrılmayacaktık, Ama ne oldu Bir kış günü, yıldızların bakışlarında, Ayrılığımızı söyledik..

      Bir çiçeğim vardı, adını aşk koydum; KOPARDILAR, Bir çiçeğim vardı, adını sevgi koydum; SOLDURDULAR, şimdi yine bir çiçeğim var, adını izdi rap koydum; NE KOPARAN VAR, NE SOLDURAN…

      Bir daha görüşmemekti senin seçimin Seni severken kaybetmek niçin Anlamsız bir öfkeyle doldu için seni kırdım biliyorum bir hiç için

      Ayrılık nedenini hissediyorum Artık dönüşü yok biliyorum Her gün seni düşünüyorum Ama artık sensiz yaşıyorum Neyse canım sen son değildin Ama bil ki son olabilirdin Böyle olmasını da sen istedin Beni zaten hiç sevmedin.

      Bir eski dost gibi hatırla beni.Bir selam ver yeter.Unutmuş olsan da eski günleri.Adımı ara sıra an yeter.

      Bir Gece Ay Bana Sordu neden Seni Ağlatan Bir Kızla Berabersin? Aya Baktım Ve Dedim ki Sen Hiç Gökyüzünden Vazgeçebilircisin…

      Bir gece yarısı titreyerek uyanırsan bil ki resmini öptüğüm gündür, bir gün sebepsiz yaşlar süzülürse o güzel gözlerinden bil ki yokluğundan öldüğüm gündür…

      Bir gün bir köşede sızıp kalırsam, El tanımasa da sen tanır mısın? Sorsalar sana kim bu diye, Bakıp yaptığından utanır mısın?

      Bir Gün Bu Köşede Sessiz Sedasız Hıçkıra Hıçkıra Ağlayacağım , şu Lanet kaderime Sitemler Edip , Tanrıya Son Kez Yalvaracağım , Güzel Gözlerin Gelecek Aklıma , Solup Gideceğim En Güzel çağımda , Sensizlik Beni çağırdığında , Boş Sokaklara Haykırdığında , Artık Burada Olmayacağım.

      Bir gün hayatın tüm güzelliklerinden vazgeçip sessiz sedasız ölüme gitmek istersen yanıma gel de sana sensiz olmanın ölüm olduğunu göstereyim.

      Bir gün seni unutmak zorunda kalırsam aşkımın küçüklüğüne değil, çaresizliğimin büyüklüğüne inan.

      Bir gün yağmura yakalanırsan benden kaçtığın gibi yağmurdan da kaç.çünkü bulutların arkasında kaybolan aşkı için ağlayan benim.

      Bir mültecinin vatanı yada bir kölenin hürriyeti kadar uzak olsan da; sende hep gurbeti yaşasam da olsun: yeter ki beni yüreğinden sürgün etme…

      Bir ömür boyu seninleyim desende istemem artık.çünkü sen rüzgarın coşturduğu bir toz bulutusun.Bugün bana esersin yarın ellere…

      Bir ses beklemek senden. Soluk beklemek. Suskunluğun en acımasız olduğu zamanlardayım. Hiç bu kadar uzun susmadın sevdiğim. Hiç bu kadar uzun gitmedin bilmediğim yerlere, gözlerimi götürmeden yanında!

      Bir sevgilim var uzakta Yüzünü göremediğim, sesini duyamadığım Bir sevgilim var uzakta Elini tutamadığım, saçına dokunamadığım Ama gün gelir sevgilim bana dünden yakın olur.

      Bir soluk kadar yakın yıldızlar kadar uzak derler sevgi için.uzanır yetişemezsin,yetişir dokunamazsın,dokunur vazgeçemezsin vazgeçer ama asla unutmazsın.

      Bir umuttu yalnızlık bir şeyleri paylaşamamaktı belki,gözler dalıp giderken, yaralı bir serçeye ağlayan bir buluttu belki de,belki bel kilerle dolu bir hayattı bu..

      Bırak bu sevgimiz tertemiz kalsın sen benim içimde kanayan yarasın.bir gün gelir belki beni anlarsın dönüp te yüzüme nasıl bakarsın.

      Bırak yanın da olayım, sana sevgimi anlatayım. baktın olmadı,ölümüm kanıtlayacaksa sana olan sevgimi,senin için ölmeye ben çoktan razıyım.

      Biraz buruk bir duygu yüklenirse yüreğine gözlerin takılır kalırsa uzaklara hele kulakların deli gibi çınlarsa zamansız,bil ki bir yerlerde özleniyorsun.

      Bir gün bensiz bir yerde ağlarsan her düşen göz yaşında beni hatırla hafifçe yağan bir yağmurda saçlarını okşayan her damlada beni hatırla hiç aşık oldun mu diye soran olursa olmadım derken beni hatırla seni sevdiğimi daima hatırla..

      Bir gün sende seversin Bir gün sende ağlarsın O zaman ben gelirim aklına Belki geri dönmek bile istersin Ama vakit çok geç olacak Elimde değil seviyorum, özlüyorum Hep de öyle olacak.

      Bir gün sevgilim sordu Aşk nedir diye biraz zaman istedim düşüneyim diye. Ertesi gün gördüm onu bir başkası ile.Kulağına fısıldadım AŞK izdi raptır diye.

      Birlikte yaşayabileceğin biriyle değil, onsuz yaşayamayacağın biriyle ol. Geldiği zaman boşluk dolduran değil gittiğinde yeri doldurulmayan biriyle ol.

      Bitmesin isterdim umutlarımız.Bitmesin isterdim duygularımız.Ne çıkar sel olsa göz yaşlarımız.Her şey bitti artık bil bundan sonra..

      Biz ayrıldık ama şunu unutma yaşadığın şehirde beni sana hatırlatacak çok şey var.Baktığın her yer,gördüğün her nokta ve ayak bastığın her toprakta benden bir şeyler var.İşte unutamamamın sebebi de bu.çünkü bu şehrin her noktasında bizim anılarımız yaşıyor.

      Bu duvarlar duysa hıçkırığımı belki beni anlardı kalbimde bir umut gönlümde bir alev beni unutana söyleyin beni unutanı ben unutmadım elbet dönecek ya dönecek yada bu kalp onsuz ölüp gidecek.

      Bu gece rüyama gir gizlice sımsıkı sar öp kokla iyice sonra isyanlar savur küfret güzelce ve sonra çek git gitmen gereken yere yolun açık olsun.

      Bu gül sana vereceğim son hediyem maalesef ben sana bu gülü verecek kadar alçağım; ama yine biliyorum ki sen bu gülü alacak kadar alçak gönüllüsün..

      Bu yaşamdaki her şey yalan ve sen benim için bulutlar arkasındaki dokunulmamış bembeyaz bir sevgi yumağısın,ve şunu da biliyorum ki tüm sevgime rağmen bu yaşamda sevgisine layık olmadığım tek insan sensin.Sen ki en güzel sevgilere ve en muhteşem duygulara layıksın.

      Buruk hasret dolu geceleri öldüreceğim bir gün,bu ayrılık şarkılarını kurşuna düzeceğim.Seni benden ayrığı için kaderimi mahkemeye vereceğim.

      Çok şey mi istedim senden hiç farkında olmadan bir çiçeğin bile kıymeti var sararıp ta solmadan bıktım artık bıktım hep sana hep bana hep bu umutsuz aşka ağlamaktan tek korkum Allah tan birde sensiz kalmaktan…

      Dağlara duman duman, hasret çöker, dağlara göz yaşlarım yağmur olur, yollara gönlümde bin yel eser, uzar gider daha sonlara…

      Ağlama, ağlama sen gözbebeğim, ağlama yalnız seni seveceğim, unutma ölsem bile döneceğim, inan gülüm sen ağlama…

      Denizin dibinden bir avuç sevgi çıkarırken vurgun yedi dalgıç ciğer bitse de yürek atmakta çünkü sevgi dipte hala ışıldamakta..

      Dilde söylenecek şarkımı kaldı mecnundan keremden farkım kalmadı artık ecelden de korkum kalmadı beni paramparça kırda öyle git..

      Mutluluk hakkımdır diyemem artık nasibim ağlamak gülemem artık Senden başkasını sevemem artık kalbime kilit vur da öyle git..

      Dilerim tanrıdan yüzün hiç gülmesin Yıllarca benim gibi sevip sende acı çekesin sevgimi bilmedin suç bende mi! seven çeker acıyı sevmeyen ne bilsin.. Bana aşktan bahsetme sevmek kim sen kimsin.

      Doğan her günün sabahında içimde gözlerini görebilmek aşkı olmasa, inan hiçbir şeye değmezdi yaşamak.

      Dostluk kolay kurulur ama devam ettirmek zordur. Bugün kırdım seni. Ama inan istemeden oldu. Bu nedenle senden çok, çok özür dilerim.

      Dün Gece Yine Aklımdaydın Saatlerce, önce ölümü Sonra Sensizliği Düşündüm. Hiç Farkı Yoktu Biberinden, çünkü ölüm Sensizlikse, Sensizlik Zaten ölümdü…

      Dün gökyüzüne bir avuç yıldız fırlattım. Karanlığında aydınlığım olsun diye. Şimdi sensizliği kalbime fırlatıyorum, bıraktığım yerden dönesin diye. Vazgeçilmezim sıra sende gururu bir yere fırlat ve pişmanlığımla sızlayan şu kalbimi mükemmelliğinle donat.

      Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler. Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler… Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden dönen yok seferinden…

      Düşlerim vardı görmekten korktuğum, hislerim vardı söylemekten korktuğum, şiirlerim vardı yazmaktan korktuğum, şimdi sen varsın kaybetmekten korktuğum…

      Duygular vardır elletilmeyen,sevgiler vardır kelimelere sığmayan,bakışlar vardır insanı ağlatan,insanlar vardır ki asla unutulmayan,işte sende onlardansın !!!

      Eğer beni bu sokakta, bu mahallede, bu şehirde bulamazsan, sevgilim bil ki ben, gözlerinin daldığı yerdeyim.

      Eğer bir gün beni unutursan öyle biriyle unut ki sana savurduğum KURŞUNLARIN önüne geçecek kadar cesur olsun..

      Eğer bir gün gökyüzünün kara mavi çizgisinde bir kırlangıç sürüsü görürsen bil ki kanatlarındaki buruk gülümsemelerle ıslak tebessümler benden sana kalanlardır.

      Eğer birini unutmak istiyorsan, onun adını kumlara yaz, Sabahleyin dalgaların ve fırtınanın onu sildiğini göreceksin. Eğer birini seviyorsan, onu kalbine yaz ki hiçbir fırtına ya da dalga onu silemesin.

      Elbet mutluluk elimi tutacak bir gün, elbet şans bana bir kıyak geçecek ve ben güleceğim. ne yazık ki sen sadece ardımdan bakacaksın kaybına göz yaşı dökeceksin ama merak sen üzülme gülüm acı da sevgin kadar geçicidir..

      En değerli şey sen oldun Ve birden en değersiz.. İkisini de sen istedin Geldin ve gittin Sadece izlemekle yetindim.

      En güzel yarınlar senin olsun,ömrün mutlulukla dolsun çünkü sen buna layıksın.eğer gün gelirde beni unutursan inan ki gülüm canın sağ olsun.

      En mutlu gününde yanında yoksa onunlayken bile onsuzluğu yaşıyorsan bil ki terk edilmişsindir yalnızlığı yaşıyorsun ama bilmeden.

      En sevdiğim seni özlemekti,en sevdiğim kendimi özletmekti,en sevdiğim ellerim arasındaki parmaklarını sımsıkı tutmak,bir yaprak dökümü gibi hafif ürkek üşüyerek seninle orada yürümek.

      Gece bir başka giyer siyahını, yıldızlar daha bir sönük olur, yakamozlar başka çizer denize kendini ve hayat daha bir kahpe oynar oyununu sen yanımda yoksan eğer!

      Gecemidir insanı hüzünlendiren insan mıdır hüzünlenmek için geceyi bekleyen .gecemidir seni bana düşündüren yoksa ben miyim seni düşünmek için geceyi bekleyen.

      Geçenlerde bir meyhane keşfettim mezarlığın karşısında.Bir gün beni ararsan ya meyhanedeyim yada tam karşısında.

      Geceyi deniz tutmuş, kalbimi hasret, hangi sularda ayak izlerin, hangi kaptanın seyir defterinde kalmış gözlerin.

      Geleceği benimle karanlık görüyorsan,umutların solmuş yüreğinde. Hadi git beni hiç düşünme eğer mutlu olacaksan çeker giderim,sen mutlu olacaksan ben çekerim.

      Gidersen kim sular fesleğenleri,kuşlar nereye sığınır akşam olunca.Gidersen kar yağar avuçlarıma,gidersen kuşlarda ölür bende.

      Gidişinle beni boş bir sedaya bıraktın, şimdiden sayıyorum sensizlik günlerini ve geleceğin günü bekliyorum sabırsızlıkla, o günün sevgisiyle avutuyorum bir parçacık kalbimi.

      Gitmek mümkün olsa gitsem uzaklara, sevmesem seni yaksam yüreğimi, savursam küllerimi dağlara denizlere ,yeşerirdi küllerim sana olan sevgimle..

      Gittin… Şimdi bir mevsim değil, bir hayat girdi aramıza. Ne sen dönebilirsin artık geriye, ne de ben kapıyı açabilirim sana.

      Gökte rahmet olsan umudum değilsin seninde yağmurunda ıslanmıyor bedenim kızgınlığım sana değil kendime senin mevsiminde açmıyor açamıyor çiçeklerim..

      Gökyüzü yıldızlarla doluydu, ben hep seni düşünürken. Hüzün yıldızları koydum adlarını, seni hatırlatıyor diye. Aynı onlar gibi sende benden çok uzaklardaydın. Göz kırpardın uzaklardan sessizce. Bense hep seni bekledim, kırık kalbim, yaşlı gözlerimle

      Gözlerim seni rahatsız ediyorsa kapatırım bir daha açmam,sözlerim seni rahatsız ediyorsa susarım bir daha konuşmam , varlığım seni rahatsız ediyorsa ölürüm bir daha karşına çıkmam, sevgim seni rahatsız ediyorsa üzgünüm çünkü ona engel olamam.

      Gözlerim yollarda bekletme ne olur,bu aşka bir hüzün ekletme ne olur,bana sensizliği öretme ne olur,yokluğun cehennem,cennetim sensin…

      Gözlerin sözlerini örtecek kadar masum, düşüncelerin duygularını bastıracak kadar acımasız,ellerinde ellerimi tutamayacak kadar uzaksa benim suçum ne bir tanem.

      Gözyaşım utangaç boynunun inciden kolyesi olsun, her damla vefasız teninde bir veda busesi olsun, isterim sen de ben gibi yan ömrüne hep ağla,,hep ağla, bu benden son dua, bu benden ayrılık hediyesi olsun..

      Gül filizlendiği günden itibaren güneşe aşıktır. Her ne kadar güneş her gece ayın görkemine kapılıp gülü bıraksa da, gül yıldızlara kanıp güneşi unutmaz.

      Güller anlatsın sana olan sevgimi. Güller anlatsın yalnızlığımı, çaresizliğimi,yavaş yavaş eriyen yüreğimi güller anlatsın.Ben anlatamadım güller anlatsın.

      Güneşin başka iklimleri aydınlatmaya, başka gönülleri ısıtmaya gittiği şu saatlerde, kâğıdı, kalemi elime alıp, seninle dertleşmek, yalnızca sana yazmak ve yalnızca seni özlemek geçiyor içimden. Sana yazmak. “Sana Seni Yazmak”.

      Güneşin her doğuşunda ben biraz daha batıyorum.Bu hayatı anlamsız,sensiz yaşıyorum.Her gün sanki ölümü bekliyorum.çünkü ben sensiz yapamıyorum..

      Güzelsin, şirinsin, şahanesin.çektiğim çileye tek bahanesin.Melek mi şeytan mı bilmem ki nesin.Tuzaktan tuzağa atsan da olur.Ben seni seviyorum ya sen beni sevmesen de olur.

      Hadi uyandır söyle; gördüğüm zamansız bir düş mü.Hadi git uzaklaş,yokluğuna inandır beni gerçekten.Yoruldum her bulduğum yerde seni kaybetmekten.

      Hani bir şarkı duyarsın, hani için geçer biraz, Karamsarlaşırsın, hüzünlenirsin biran, Ahlamak gelir içinden ağlayamazsın bir türlü, Benimkisi böyle bir sevgi, amaçsız, çaresiz, sonsuz…

      Hayat hiçbir insan için ağlamaya denmez. Zaten ağlamaya değen insan hiçbir zaman ağlatmaz. Sen yine de ağlamak istiyorsan başını dik tut. Göz yaşların ağlatan kadar alçalmasın.

      Hep kalanlara gidenleri kattım.Bir gün yerine geçemediler.O kalanlara gidenleri kattım yine bir tane sen edemediler.

      Her deniz bir martı,her rüya bir uyku,her nota bir şarkı,her mezar bir ölü,her ağaç bir kök bulurda ben başka bir sen bulamam.

      Her gün sevda çekipte gülünmüyor değil mi? Bir güzelden başkası sevilmiyor değil mi? Hani bensiz olurdun, olunmuyor değil mi.

      Hoşça kal bir tanem her şey için sağ ol. Seninle öğrendiğim ve seninle tattığım tüm güzellikler için. Ağlamayı sevmeyi özlemeyi hayatı senle buldum. Her şeyi senle buldum ama seni anlamımı kaybettim.

      İki ömür değil, iki yalnızlıktır yaşadığımız. Her şey bir yanda ve boş. Gerçek olan şimdi senin yokluğun… Seni özlüyorum…

      İsyanımın sebebi asi gözlerinde saklı var oluşumun simgesi sebepsizdir güzelim Beni yıkan ,yıpratan adi aşk masalları Bir haykırış olan mezar üstü düşlerim Felaketler hasreti bürümüşler gövdemi Bir öfkeyle beraber güzellidir hasretim Tek yöne çevrilmiş.

      Kadar güzelsin ki yüzüne bakamıyorum. Titriyor ellerim, ellerini tutamıyorum. öylesine bağlanmışım ki sensiz duramıyorum.

      Kadar insan var ki, dünya doldu taştı ama ben onların arasında yapa yalnızım,çünkü ben sensizim sensiz.

      Kadar öfke doluyum ki sana anlatamam.seni bin parçaya bölsem de hırsımı alamam.ya seveceksin yada sevmeyeceksin.ama sunu unutma asla seveni üzmeyeceksin.

      Kalbim seni unutacak kadar adiyse duygularım onu parçalayacak kadar asildir.

    • Yorum Ekle
    • Paylas    
    • Yasak Youtube Girme Yöntemleri
    • Bilgisayarda kurulu olan mozilla firefox dan

      araçlar + seçenekler + gelişmiş + ağ + ayarlar

      vekil sunucu ayarlarını işaretle

      http vekil sunucusuna 200.65.127.161 yaz yanındakı port bölumune 3128
      tamam kapat..pc yi yenıden başlat

      —————————————-

      olduda giriş sağlanamassa
      aynı şekılde şunu yazın
      http vekil 165.228.128.11 port 80

      Explorer için Yöntem
      ————————

      araçlar + internet seçenekleri + bağlantılar + yerel ağ ayarları
      proxy sunucusunu işaretle
      adres bölümüne 200.65.127.161 yaz B.nok bölümüne 3128 yaz

      NOT: sorunsuz bağlanmak istiyorsanız ayarları yapmak daha mantıklı doğrudur.

      AYAR YAPMADAN GİRME

      Başka bir formul
      http://www.youhide.com/
      bu adresın sumbit bölümüne youtube.com yazarsanızda hiç bir ayar yapmadan girebilirisniz.

      2. Adresten
      http://anonymouse.org/
      sayfa 2 dil seçeneği verir birini seçin çıkan arama sayfasına adresi yazın.

      İnternet kullanıcılarına yasaklanan youtube ‘a farklı yollardan girilebiliyor. İşte yasaklı Yotube’a girmenin basit yolları

      İnternet kullancılarının savcılık kararlarıyla muhtelif kereler kapatılan ve son olarak da 10 gündür erişim yasağı bulunan video paylaşım sitesi YouTube’a “vtunnel.com” adlı bir site üzerinden girdiği öğrenildi.

      www.vtunnel.com ‘a giren kullanıcı, ekrandaki adres kutucuğuna www.youtube.com yazarak siteye ulaşabiliyor.
      Öte yandan önde gelen bilişim ve internet dernekleri de ortak bir açıklama yayınlayarak, internet yasaklarının Türkiye’ye zarar verdiğini savundu.

      Bildiride, “5651 sayılı yasaya dayanarak YouTube, Wordpress, Geocities gibi birçok siteye erişimin sık sık engellendiği” ve Telekomunikasyon Kurumu’nun yurtdışındaki web sitelerine erişimi “sorgusuz sualsiz kapatma yetkisi” olduğu ileri sürüldü.

      Son ve kesin Çözüm yolu..

      Youtube girmek için dns lerinizi şunlarla değiştirin..

      208.67.222.222
      208.67.220.220

    • Yorum Ekle
    • Paylas    
    • Cv Hazırlarken Yapılan Hatalar
    • Çoğu iş başvurusu sırasında işveren başvuran kişiyi hiç görmeden, tanıyamadan CV’si ile karşı karşıya gelir. CV, ilk izlenim açısından büyük önem taşır…

      CV’de yazılanlar ile başvurulan pozisyona uygun olmak kadar CV’nin biçimi ve sunumu da dikkatten kaçmaz. Çünkü CV, işe başvuran kişinin vitrinidir ve onun hakkındaki temel ipuçlarını taşır. CV yazarken yapılan kimi hatalar, işverenlerde kötü izlenimler yaratabilir. Bu hataları yapmamak için, o hataların ne olduğunu bilmek şart.

      Profesyonellikten Uzak Olmak
      Siz bir profesyonelseniz, CV’niz de öyle olmalı. Düzensiz bir biçimde, kareli bir kağıda pembe keçeli kalemle yazılan bir CV’yi düşünebiliyor musunuz? Eğer ciddi bir pozisyona başvuruyorsanız, CV’nizin de profesyonel görünmesi şart. Bunun için ise bir parça özen yeterli. CV’ler genellikle A4 boyutunda beyaz düz kağıdın üzerine basılmalıdır. Karakterlerde ve başlıklarda gri, siyah, lacivert gibi tonlar kullanılabilir. Gereksiz süslemelerden kaçınılmalı. Kağıdın her yanında eşit boşluk bırakılmalı, gerekirse sade, ince bir çerçeve de atılabilir. CV’nizde kullanılan karakterlerin okunaklı olmasına da özen gösterin. CV bir düğün davetiyesi değildir, bu nedenle kimse kaligrafi görmeyi beklemez. CV’nizin bütününde tek bir font ve aynı boyda font kullanmanız iyi görünebilir. Bilgi kısa ve kolay okunaklı biçimde yazılmalıdır. Çeşitli internet sitelerinde hazır CV formatları CV yazma işini kolaylaştırır. Bunlardan birini bilgisayarınıza indirip, kendi bilgilerinizle yeniden düzenleyerek profesyonel görünen bir CV elde edebilirsiniz.

      Dikkatsizlik
      CV’nizde gramer ve dizgi hataları bulunmamalı. Aksi takdirde karşınızdakine daha ilk bakışta dikkatsiz, özensiz ve umursamaz bir insan olduğunuz izlenimini verirsiniz. Karşınızdaki kişi çok dikkatli bir okur olmayabilir, yine de hemen göze çarpan yazım ve ifade bozukluklarını yakalayabilir. Bu durum anlama zorluğu ve anlam karışıklığı da yaratabilir. Dizgi hataları, yanlışlıkla yer değiştirmiş harfler de sizin ayrıntıları gözden kaçıran biri olduğunuz mesajını taşıdığı için tehlikelidir.

      Aşırı Şirinlik Ve Zeka Oyunlarına Başvurmak
      Aşırı şirinlikler çocuklar içindir. Ancak CV’lerde hoş karşılanmaz. Bu nedenle CV’nizi asla üzümlü dosyaların arasına koymayın, süslü mektup kağıtlarına ve zarflara basmayın. Ayrıca CV’nizde gereksiz özlü sözler kullanmaktan da kaçının. CV okuyan insanlar eğlence aramazlar. Çok zekice sözler sarf etmeniz de kimi zaman ukala olduğunuz izlenimini yaratacağı için hoşa gitmeyebilir. Bu nedenle CV yazarken ölçülü olmak, dolaysız bir biçimde net ifadelerle kendini anlatmak gerekir.

      Gereksiz Bilgiler Vermek
      CV okuyan kişilerin zamanı kısıtlı olabilir. Bu yüzden onlara aradıkları yanıtları vermek, sorduklarını yanıtlamak gerekir. Bunu da açık ve öz bir biçimde yapmak gerekir. Eğer başvurduğunuz pozisyon için önemli olan üniversite eğitiminiz ve bitirdiğiniz bölüm ise, gittiğiniz ilköğretim okulunun adını CV’nize yazmanız kimseye bir şey katmaz. Hobilerinizden de söz etmeniz gerekmez. Çok iyi bir tenis oyuncusu olmanız, dünyanın en etkileyici plak koleksiyonuna sahip olmanız bir akşam yemeği için çok iyi konuşma konuları çıkarabilir ama bir şirkete bilişim müdürü olarak başvuruyorsanız, karşınızdakiler için pek anlamlı bulunmayabilir. Bu nedenle ilgilendiğiniz pozisyonla alakası olmayan yönlerinizi CV’nizde belirtip gereksiz kalabalığa yol açmamalısınız.

      Belirsizlik ve Anlaşılmazlık Yaratmak
      CV’nizde sadece eski işyerlerinize özgü ve yeni başvurunuzda anlaşılamayan kısaltmalar ve jargon kullanmak kaçınmalısınız. İş deneyimlerinizin önemli olduğu bir başvuru yapıyorsanız, belirsizlik yaratmadan en son iş yerinizde tam olarak neler yaptığınızı, kaç kişilik bir departmanda çalıştığınızı ve hangi projeleri tamamladığınızı belirtmelisiniz.

      Yalan Söylemek
      CV’nizde asla yalan söylemeyin. İşe alınırsanız ve yalan açığa çıkarsa, dönülmez bir noktaya gelebilirsiniz. Gerçekleri saptırmayın, olduğu gibi yazın. Daha önceki deneyimlerinizi abartarak vermeyin. Neyseniz, o olun. Ancak kendinizi hafife de almayın. CV’niz özgüven yansıtsın.

      Aşırı Kişiselleşmek
      Başvurduğunuz pozisyon doğrudan özel hayatınızla ilgili değilse, CV’nizde kişisel bilgilerinize fazlaca yer vermeyin. Eğer mankenlik gibi bir meslek için başvurmuyorsanız, kilo ya da boyunuzu CV’nize yazmanıza gerek yok. Genelde CV’ler için ad, adres, telefon numarası ve doğum tarihi yeterli görülür. Erkekler için askerlik durumları da önem taşır. Bunun dışında medeni hal, çocuklar sayısı, evcil hayvanlar gibi bilgiler kimseyi ilgilendirmez.

    • Yorum Ekle
    • Paylas    
    • Cv Nasıl Yapılır
    • AHMET ÖRNEK
      Abdi İpekçi Cad. Başa Sok. No:12/7 Teşvikiye, 80200 Istanbul

      Ev: (212) 999 99 99, İş: (212) 999 99 99, Cep: (532) 999 99 99

      E-mail: ahmetornek@superonline.com

      KİŞİSEL BİLGİLER

      Uyruğu : T.C Doğum Yeri : İstanbul Doğum Tarihi : 01/01/1970 Askerlik Durumu : 07/2001 tarihine kadar tecilli Medeni Durum : Bekar

      İŞ/KARİYER HEDEFİ

      Uluslararası kimya şirketlerinde görev almak.

      EĞİTİM DURUMU

      1996 - 2000 : Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Kimya Mühendisliği 1989 - 1996 : Avusturya Erkek Lisesi

      PROJE VE STAJLAR

      06/1999-08/1999 CCC A.Ş. Fabrika Stajı

      01/1999-02/1999 DDD Ltd.
        Stajyer - Ürün Yönetim

      07/1998-08/1998 EEE A.Ş.
        Stajyer - Pazarlama Bölümü

      YABANCI DİL

      İngilizce: İleri seviyede

      İspanyolca: Başlangıç seviyesinde

      BİLGİSAYAR

      Windows NT, Microsoft Ofis 98; Excel, Word, PowerPoint, Access, Internet

      AKTİVİTELER

      1999 Kimya Mühendisliği Bölüm Yıllığı ve Yılsonu Parti Organizasyonu
      07/98 - 07/99 Kimya Mühendisliği Klübü�nde Başkan Yardımcılığı
      Fabrika gezileri düzenlenmesi

      İLGİ ALANLARI

      Gezi, internet, gitar çalmak

      REFERANSLAR

      Ali Yavuz, BBB A.Ş. Genel Müdürü. Tel: 0.212.999 99 99

      Suna Yılmaz, AAA A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi. Tel: 0.212.999 99 99

    • Yorum Ekle
    • Paylas    
    • Cv Nasıl Yazılır
    • ÖZGEÇMİŞ NASIL YAZILIR

      Özgeçmiş yazmanın belli başlı kuralları olduğu doğrudur. Ancak unutulmamalıdır ki; ilişkili olunan kurum, görev yapılan seviye, yerel mi yoksa yabancı pazarlarda mı iş aranıyor oluşu söz konusu kurallara eklemeler getirebilir.
      Kişisel tecrübelerin ve yeteneklerin tanıtımı profesyonelce hazırlanmış bir özgeçmiş aracılığı ile pekala yapılabilir. Abartıdan ve yanlış (yalan) bilgilerden arındırılmış, özgeçmişi alan kişinin kolaylıkla okumasına izin verecek şekilde uzunluğu ayarlanmış ve anahtar kelimeler kullanılarak yazılmış bir özgeçmiş pek çok kapıyı aralayabilecektir.

      Şimdi sırasıyla bu noktaları açıklayalım:

      A. NEREYE YÖNELİK BİR ÖZGEÇMİŞ HAZIRLIYORSUNUZ?

      Şayet bir danışmanlık şirketine gönderilmek üzere ise en başta şunu hatırlamakta fayda vardır: Bir danışmanlık şirketine sizinki de dahil olmak üzere her gün yüzlerce özgeçmiş ulaşmakta o da bunları gözden geçirerek sınıflandırmaktadır. Bir özgeçmişin gözden geçirilmesi ortalama 25 saniye sürer ve o anda veya kısa vadede değerlendirmek üzere uygun bulunursa toplam 3 dakika daha harcanarak tamamı etraflıca incelenir.
      Eğer özgeçmişinizi bir kuruma yöneltecekseniz; size ait bilgiler bu kurumların insan kaynakları bölümlerine ulaşacak, özgeçmişinizin incelenmesi ile ilgili süreler biraz daha uzun tutulabilecek, danışmanlık şirketine kıyasla buralarda oluşturulmuş veritabanına eklenen özgeçmiş sayısı gün bazında düşecektir. Bu durumun son dönemdeki istinası kurumların internet üzerinde ve genel başvuru adı ile özgeçmiş toplamalarıdır. Yani artık kurumlara ait veritabanına da her gün çok sayıda özgeçmiş eklenmektedir.

      B. ÖZGEÇMİŞİNİZİN GÖRÜNÜMÜ NASIL OLMALI?

      Yukarıdaki açıklamalardan hareketle özgeçmişi ilk bakışta kişi ile ilgili temel vasıfları vurgulayabilecek ve kolaylıkla okunup algılanabilecek şekilde hazırlama gereği ortaya çıkar. Bilgisayarda hazırladığınız özgeçmişinizi basacağınız kağıt A4 boyutunda beyaz düz bir kağıt olmalıdır. Yazı font’u olarak Arial ve Times New Roman tercih edilmesi idealdir. Kullanacağınız karakter büyüklüğü 10 veya 12 olarak seçilmelidir, daha küçük fontlar okumayı zorlaştıracaktır.
      Ana ve alt başlıklarda (örneğin iş tecrübesi ve çalışılan şirketler, alınan unvanlar gibi) aşırıya kaçmadan büyük harfler, kalın ve yana yatık fontlar seçilebilir. Bu başlıkların görev tanımının okunmasından hemen önce görünmesi önemlidir.
      Görev tanımı ve gerçekleştirilen işlerin yer aldığı bölümde ise düz yazı yerine maddeler halinde ve 10 - 15 maddeyi geçmeyen sıralı bir anlatım doğru olacaktır. Ayrıca ana ve alt başlıklar veya maddeler arasında bir veya iki satır atlayarak belli ölçüde “beyaz alan” bırakılmalıdır. Böylece özgeçmişi okuyan ilgili kolayca ve sıkılmadan gözlerini kağıt üzerinde kaydırabilir ve 25 saniyenin sonunda ilgisini yoğunlaşmış bulursa detaylı inceleme safhasına geçer.
      Satırbaşları ve sonları sağ kenardan yaklaşık 3 sol kenardan da yaklaşık 2 santimetre içeride olmalı, kullanılan kağıdın üstünden ve altından da bir miktar boşluk bırakılmalıdır. Bu da onca bilgiye daha derli toplu bir görüntü verecek ayrıntılardan biri tanesidir.
      Özgeçmişlerin uzunluğu önem teşkil edebilecek bir başka konudur;
      Kişi, çok ve çeşitli bir iş tecrübesine sahip ise bu uzunluk 2 ya da 3 A4 boyutunda bir sayfa uzunluğunda tutulmalıdır. Ancak çok iş değiştirmiş ya da uzun yıllar farklı görevlerde ve seviyelerde çalışmış biri değil ise veya çalışma hayatının henüz başında ise, tek bir sayfadan oluşan bir özgeçmiş onu inceleyecek kişiye kolaylık sağlayacaktır. Bir başka deyişle mülakatı yapacak kişi yukarıda da belirtildiği gibi hakkında daha kısa bir sürede bir fikir sahibi olabildiği bir özgeçmişe diğerlerinden daha fazla öncelik verecektir.

      C. ÖZGEÇMİŞİN İÇERİĞİNDE HANGİ BİLGİLER NE ŞEKİLDE VE HANGİ SIRAYLA YER ALMALIDIR?

      Bir özgeçmiş sırasıyla şu başlıkları açıklamalıdır:
      Kişisel Bilgiler (isim soyadı, adres, iletişim numaraları, doğum tarihi, cinsiyet, medeni durum, askerlik durumu vb. bilgileri),
      Şu anda çalışılan kurum, unvan bilgileri ve görev süresi,
      Şu anda yapılan işler, alınan sorumluluklar,
      Daha önce çalışılan iş yerleri, alınan unvanlar ve işe giriş - ayrılış tarihleri,
      Daha önceki işyerlerinde yapılan işler, alınan sorumluluklar,
      Eğitim Bilgileri (Lisans derecesi, mezun olunan veya devam edilen yüksek ve orta öğrenim kurumları, bu kurumlara giriş ve mezuniyet tarihleri),
      Nitelik Bilgileri (Yabancı dil bilgisi, bilgisayar bilgisi, mali veya teknik uzmanlıklar, alınan derece veya ödüller, sahip olunan sertifikalar),
      Kurs, seminer veya iş öncesi veya iş başında alınan eğitimler, (tarih sırası gözetilerek ve eğitimi veren firma adları belirtilerek yazılmalıdır),
      Referanslar (bu bölüm isteğe bağlıdır ve referans olarak gösterilen kişilere ait isim ve iletişim bilgilerini içerir).
      Bunlardan hareketle, özgeçmişte yer alacak bilgiler için yukarıda belirtilen konu başlıklarının takip ettiği sıraya uygun bir akış izlenebilir. Ayrıca bu akış içerisinde “eğitim bilgileri” ve “iş tecrübeleri”nin yer değiştirmesinde de ciddi bir sakınca bulunmamaktadır.
      İş tecrübeleri bölümünde 2-3 satırlık bir önbilgi bölümü ve bunu takip eden maddeler halinde bir anlatım yerinde olacaktır. Önbilgi bölümünde; kişinin sorumlu olduğu alanların kelime bazında özetleri (ihracat, ithalat, genel muhasebe, distribütör yönetimi vs.) ve değişik firmalarda çalışmış ise firma büyüklüğünü anlatan (faaliyet alanı, ortaklık yapısı, satış cirosu, personel sayısı, fabrika sayısı gibi) bilgiler yer almalıdır.
      Tekrar hatırlatmakta fayda vardır ki önerilen bu sıralama, bir özgeçmişin hızla ve kolaylıkla okunup algılanabilecek şekilde hazırlanmasına yöneliktir. Bunları okuyacak ilgili, sizi ikinci aşama olan iş görüşmesine davet edebilmek amacıyla, özgeçmişiniz hakkında kolaylıkla bir ön değerlendirme yapabilir.
      Bir yere iş görüşmesi yapmak üzere çağırıldığınızda alışılagelmiş olan, kişisel ve öğrenim bilgilerinizden bahsedildikten sonra, iş tecrübeleriniz hakkında geçmişten günümüze doğru bir tarih sırası gözeterek detaylıca konuşulmasıdır. Olası herhangi bir gözden kaçırmaya sebebiyet vermeden tüm tecrübe, eğitim ve öğrenim bilgilerinizin üzerinden geçilebilmesi için bu emin ve kolay bir yoldur. Ancak mülakat yapacak kişilerden bazıları adaylarının cari dönemde yaptıkları işler ile konuşmaya başlamayı tercih edebilir ki bunun da bir sakıncası yoktur.

      D. KAPAK YAZISININ ÖNEMİ NEDİR? KAPAK YAZISINI MUTLAKA YAZMAK GEREKLİ MİDİR?
      Kapak yazıları kişilerin iş ararken gözettikleri amacı yansıtması açısından önemlidir. Ne tür bir firmada, hangi pozisyonda ve ne konuda görev yapmak istediklerini 4 - 5 satırlık bir paragrafta özetlemeleri sonraki aşamalar açısından açıklayıcı olur.
      Kapak yazısı olmayan bir özgeçmişi değerlendirme dışı tutmak söz konusu değildir, olmamalıdır. Ancak şüphesiz ki çok uzun olmayan açıklayıcı bir kapak yazısının varlığı, hem takip eden içerik hakkında bilgi vermesi hem de özgeçmiş yazarken daha özenli davranıldığının bir göstergesi olması dolayısı ile tercih sebebidir.

      E. ÖZGEÇMİŞİNİZ BİR PAZARLAMA ARACINA NASIL DÖNÜŞÜR?
      Yukarıdaki soruyu yanıtlamak için şunu hatırlamak gerekir; bir özgeçmiş daha önce yapılmış ya da şu anda yapılan işlerin listelenmiş hali değildir.
      Genellemeler özgeçmişi ve dolayısı ile sahibini özel olmaktan uzaklaştırır. Dolayısı ile özgeçmiş yazarken geçirilmiş tecrübeleri desteleyecek sayılar, oranlar, adetler gibi çeşitli rakamsal verilere yer verilmelidir.
      Özellikle iş tecrübeleri kısmında sorumluluklar, yetkinlikler ve görev tanımı hakkında açıklayıcı bilgiler sıralanırken, rakamsal veriler kişilerin yaptıkları işlerin başarısına ve önemine dair bir kanıt oluşturacaktır. Örneğin bir satış yöneticisi için “müşteri portföyünün geliştirdi ve yıllık satış miktarını arttırdı” gibi bir tanım yerine; “8 aylık bir dönemde toplam 55 milyar TL’lik satış hedefinin % 37 üzerine çıkarak, yeni müşterilerden elde edilen satışlar da dahil toplam 75,5 milyar TL’lik satış cirosuna ulaştı” şeklinde bir açıklama çok daha etkileyici olacaktır. Söz konusu rakamlar her zaman olmasa dahi, kişinin bu konudaki yetkinliği akılda daha fazla kalacaktır.

      F. ANLATIMDA NASIL BİR DİL VE ZAMAN KALIBI KULLANILMALIDIR?
      Her şeyden önce kişinin kullanacağı dil mesleki ve akademik seviyesine uygun olmalıdır. Çalışma hayatına yeni girmiş bir kişinin anlatım dili bir yöneticininki ile, aynı şekilde orta kademe bir yöneticinin kullanacağı terminoloji de bir Yönetim Kurulu Başkanı’nınki ile aynı olmayacaktır.
      Daha önce çalışılan yerlere ilişkin tecrübeleri anlatmak için geçmiş zaman kullanmak doğru olur. Hali hazırda yapılan işlerden bahsedilirken “-mesi” , “-ması” ekleri ile biten cümleler kurulabilir.
      İş tecrübelerinden bahsederken, abartı ifadelerinden kesinlikle kaçınılmalıdır. Özgeçmiş yazarken; “etkileyici bir performans gösterdi”, “son derece başarılı bir yönetim tarzına sahipti”, “takdire şayan bir çaba harcadı”, “harika bir işe imza attı”, “çok üstün bir başarı gösterdi” gibi anlatımlara yer vermemeye özen gösterilmelidir. Bu şekildeki kullanımlar gereksiz olduğu kadar okuyan kişi de antipati de yaratabilir.
      Bunların yerine; “giderleri %15 azalttı”, “ciroyu % 25 arttırdı”, “işletmeyi 1/3 oranında büyüttü”, “yabancı pazarlarla ilişkileri geliştirdi ve ihracat operasyonlarını başlattı” gibi net ifadelerle özgeçmişini yazan kişi kendisini tanıtmalıdır.

      G. ÜST DÜZEY POZİSYONLAR İÇİN HAZIRLANAN ÖZGEÇMİŞLER
      Üst düzey pozisyonlar, bu pozisyonlarda görev yapan, uzun yıllar yöneticilik yapmış, uzmanlık alanlarını belirlemiş, birikimleri ile çalıştıkları şirketlere katma değer sağlamış ve aynı zamanda astlarının gelişimine katkıda bulunmuş vizyon sahibi kişileri bir başka deyişle “üst düzey yöneticileri” akla getirmektedir.
      Bu kişiler deneyim ve niteliklerine uygun yeni bir iş arayışına girecekleri zaman hayatlarının çalışarak geçirdikleri önemli bir bölümünü özgeçmişlerine yansıtacaklardır. Dolayısı ile yeni mezun ya da kariyerinin henüz başında bir çalışanınkinden daha uzun ve bilgi yoğun bir özgeçmiş hazırlayacaklardır.
      Genel anlamda yukarıda belirtilen noktaları göz önünde tutmak yeterli olacaksa da bunlara birkaç öneri daha getirilebilir. Şöyle ki;
      Özgeçmiş yazmaya “Özet Profil” bölümü ile başlanabilir. Tecrübe, nitelik ve eğitim detaylarına girmeden önce genel bir fikir vermesi açısından böyle bir giriş bölümü yararlı olacaktır.
      “Özet Profil: Yerel ve yabancı sermayeli üretim firmalarında; satış pazarlama, yurt içi ve dışı yatırımlar, genel yönetim konularında 20 yılı aşkın iş tecrübesi, mühendislik eğitimini takiben işletme yüksek lisansı, akıcı İngilizce.” Bu girişi takiben çalışılan her firmadaki pozisyon ve görev tanımı açıklamaları ile birlikte daha önceki öneriler dahilinde oluşturulabilir.
      Anlatım dilinin akılcı ve açık olması çok önemlidir. Daha önce “f” maddesinde açıklandığı gibi başarılar ve yapılan işler anlatılırken kullanılan dil yöneticinin mesleki ve akademik seviyesine uygun olmalıdır. Tekrarlardan ve yuvarlak tanımlardan kaçınılmalı, süslü bir dil kullanılmamalıdır.
      Sık unutulan bir diğer husus ise özgeçmişin yöneltileceği kurumun yetkilisi yani özgeçmişi değerlendirecek kişiye karşı empatik bir yaklaşım içerisinde bulunma ve yazma gereğidir. Özellikle uzun yıllar önemli işler yapmış çok deneyimli yöneticiler, bu başarılarını kağıt üzerinde yeterince gözler önüne seremeyecekleri kaygısı ile kaleme sarılmakta ve başvuruda bulundukları firmanın öncelik ve ihtiyaçlarını gözden kaçırabilmektedirler. Doğru olan, örneğin başvurulan bir iş ilanı ise buradaki iş tanımını ve adaylarda aranan özelikleri iyice anlamak ve sahip olunan tecrübeleri bunlara uygunluğu hedefleyerek özgeçmişe aktarabilmektir.

      H. DOĞRULUĞU OLMAYAN BİLGİLER
      İş hayatında, kişilerin hastalık, doğum, askerlik, eğitim veya çalışma amaçlı yurt dışına gitme, şirketin küçülmesi gibi sebeplerin yanı sıra zaman zaman da kişisel bazı nedenlerden dolayı işten ayrılmaları söz konusu olmaktadır. Özellikle bir çalışan kendisi ile doğrudan ilgili bir takım sebeplerden dolayı işten ayrılmış veya işten çıkartılmış ise, yeni bir işe başladığı tarihe kadar olan boşluğu özgeçmişinde belirtmekten çekinebilmektedir. Dolayısı ile tarih bilgilerini yanlış yazmaktadır.
      Bir başka konu ise alınan unvanlarla ilgilidir. Yönetici olmadığı halde unvanını bu şekilde belirten kişilere rastlanmaktadır. Aynı şekilde üniversite mezunu olmadığı veya yüksek lisansı bulunmadığı halde bunlara ilişkin bilgileri gerçekmişçesine özgeçmişlerine yansıtanlar olabilmektedir. Bir başka örneği de görev tanımlarında yanıltıcı bilgilere yer verenler oluşturmaktadır.
      Günümüzde yurtdışında, bu gibi durumları başlangıçta tespit ederek işe alım sürecinde boşuna zaman kaybetmeyi engelleyen ve “Screening and Selection Services” olarak adlandırılan firmalar faaliyete geçmiştir. Bu firmalar eğitim, sahip olunan belgeler / sertifikalar, sabıka kayıtları, geçmişte çalışılan şirketler ve edinilen görevler gibi kişilere ilişkin çeşitli detayların doğruluğunu araştırarak, görüş bildirmektedir. Ancak Türkiye’de tüm süreçlerde olduğu gibi bu yönde de kişiler ve/veya kurumlar arası güvene dayalı bir yöntem geçerli olduğundan, böyle bir misyon üstlenmiş ve profesyonel çalışan her hangi bir hizmet kuruluşu henüz bulunmamaktadır.
      Türkiye’de işe alımlarda izlenen sürecin son aşamasını referans kontrolleri oluşturmakta ve bu kontroller sonucunda bir firmaya başvuran kişi ile ilgili her hangi bir olumsuzluk tespit edilmesi durumunda taraflardan her biri için oldukça önemli zaman kayıpları ortaya çıkmaktadır.
      Yanlış bilgi verdiği halde bu durumu başlangıçta tespit edilemeyen bazı kişileri firmalar işe alabilmektedir. Ancak bir süre sonra bu kişilerin gerçek durumlarının açığa çıkma olasılığı çok kuvvetle muhtemeldir.
      Dolayısı ile özgeçmişlerde bu tip yanlışlıklara yer verilmemesi gerekir.

      I. YURT DIŞI PAZARLARA (FİRMALARA) YÖNELİK ÖZGEÇMİŞLERİN YAZILMASI
      Dilin etkin kullanılması özgeçmişin uyandıracağı izlenimi son derece destekleyecektir. Türkiye sınırları dahilinde ana dilimiz Türkçe veya artık olmazsa olmaz kabul edilen, günümüzde neredeyse bir yabancı bir dil olmaktan çıkan İngilizce’de yazılmış özgeçmişlerin, bu yazıda vurgulanmaya çalışılan belli başlı kuralların gözetilmesi halinde hedefine ulaşma olasılığı yüksektir.
      Ancak hangi dilde olursa olsun yabancı pazarlara yönelik özgeçmiş hazırlarken dikkatli olma zorunluluğu açıktır.
      Örneğin Amerika’da özgeçmişlerde doğum tarihi, medeni durum, vatandaşlık bilgisi gibi detaylara yer verilmemekte, bir iş konusunda yetkin ve deneyimli olmanın bu gibi ayrıntılardan bağımsız olduğu kabul edilmekte ve bu detayların belirtilmesine ilişkin bir talep ayırımcılık göstergesi sayılmaktadır.
      Yine Amerika’da iş tecrübelerinin özgeçmişlere kişinin son tecrübesinden başlanarak yani günümüzden geçmişe doğru yazılması alışılagelmiş iken, Avrupa’da bunun tam tersi, yani geçmişten günümüze bir kronolojik sıralamaya rastlanmaktadır.
      Bir başka örnek ise el yazısı kullanma konusundadır. Avrupa’da özgeçmişlerin genellikle el yazısı ile hazırlanmış olması istenmektedir. Bu şekilde, dilbilgisine olan hakimiyet gözlenebilmekte, bazı durumlarda da yazı karakterlerinden o yazının sahibinin kişiliğine yönelik çıkarımlar yapılabilmektedir.
      Asya’daki bazı ülkelerde ise şöyle ilginç bir durum söz konusudur. Avrupa ve Amerika’da “Eğitim Bilgileri” bölümünde yaygın anlayış orta ve yüksek öğrenimin belirtilmesi yönünde ise de Asya ülkelerinde ilkokul hatta ana okul / yuva bilgilerinin de özgeçmişlerde belirtilmesi talep edilmektedir. Bu anlayışın altında yatan, nitelikli kurumlarda eğitim gören çocukların varlıklı ve saygınlığı olan ailelere mensup olduklarının düşünülmesidir.
      Bir başka husus lisan konusundadır. İngilizce artık tüm dünyada yaygın hale gelmiştir ve İngilizce yazılan özgeçmişler de genellikle lisana dayalı çok büyük problemler ortaya çıkmamaktadır. Yine de İngilizce yazı yazma da yeterince iyi olmayan bir kişinin bir tercüman aracılığı ile özgeçmişini yazması daha doğru olacaktır.
      Diğer dillerde yazılmış özgeçmişler için ise dikkat edilmesi gereken şey dillerin bölgesel farlılıklarıdır. Örneğin Quebec’te konuşulan Fransızca, Paris’te konuşulandan değişkenlik gösterebilir. Bir şeyi ifade etmedeki sözcük seçimi farklı olabileceği gibi sözcüklerin içerdiği anlamlar da bölgelere göre değişebilir. Dolayısı ile yine bir tercümanın yardımını almak yararlı olacaktır. Hatta tercümanın özgeçmişi hazırlayan kişinin çalıştığı sektöre aşina olması, bu iş kolunda kullanılan terminolojiyi bilmesi en idealidir.

      SONUÇ
      Yukarıda her yönü ile ele almaya çalışılan özgeçmiş yazmanın profesyonellik gerektiren bir iş olduğu açıktır. Çeşitli iş fırsatlarının kapısını aralamada bu kadar önemli olan bir kişisel tanıtım aracını oluştururken, kişiler yazacakları her satır için; böyle bir özgeçmişle karşılaşsalar bunu yazan kişiyi (kendilerini) iş görüşmesine çağırıp çağırmayacaklarını sorgulamayı akıllarına getirmelidir.

      Kaynak: NTVMSNBC

    • Yorum Ekle
    • Paylas    
    • Sevgiliye Hangi Çiçekği Vermeli?
    • Duygularımızı karşımızdakine açamadığınızda veya kelimelere dökemediğimizde, hoş kokulu ve güzel renkli nadide çiçeklerden yardım isteyebiliriz.

      Mesela, beyaz akasya ‘temiz bir sevgi’yi ifade ederken, Çin gülü ‘zarif ve çok güzelsin’ anlamına geliyor. Fındık ve zeytin ‘barışma’ isteğini ortaya koyarken, kırmızı gül ’sevgiyi’ sembolize ediyor.

      Uzmanlar, çiçeklerin anlam dolu dilini şöyle açıklıyor:

      Açelya: Nefse hakimiyet.
      Açelya (Hint): “Gerçek şu ki, her şey bitti!.. Seni artık sevemiyorum”.
      Akasya (Beyaz): “Bizimki temiz bir sevgi, belki biraz arkadaşça…”
      Akasya (Pembe veya Kırmızı): Güzellik, zarafet ve incelik, ayrıca “seni beğeniyorum”.
      Akasya (Sarı): Platonik aşk, isimsiz aşık…
      Ananas: “Sen kusursuz birisin”.
      Ardıç: “Seni koruyacağım”.
      Badem: “Aşkımızın sürmesini ümit ediyorum”.
      Çan Çiçeği: “Aşkımıza sadakatle bağlıyım”.
      Çin Gülü: “Zarif ve çok güzelsin”.
      Çuha Çiçeği: “Çok güzelsin”.
      Defne: Terfi eden kişilere gönderilir. “Şan, ün, ihtişam” anlamı taşır.
      Eğrelti Otu: Samimiyet.
      Erik: “Sözüme sadık kalacağım”.
      Fesleğen: İyi dilekte bulunmak için.
      Fındık: “Barışmak istiyorum”.
      Fulya: “Sevgilim, geri dön”.
      Gardenya: “Beni unutma, gerçek aşkımsın…”
      Gelin El Çiçeği: “Mutlu olabiliriz”.
      Gül: Sevgiyi ifade eder.
      Gül (Pembe): “Arkadaşımsın”.
      Gül (Kırmızı): “Seni seviyorum, ihtirasla bağlıyım sana”.
      Gül (Kırmızı ve Beyaz): Birliktelik isteği.
      Gül Goncası (Kırmızı): “Genç ve güzelsin”.

      Hanımeli: “Sana olan bağlılığım sonsuza kadar sürecek”.
      Hercai Menekşe: “Beynimi işgal ediyorsun, ama bu durumdan şikayetçi değilim…”
      Ihlamur: Evli çiftler için “seni seviyorum” anlamı taşır.
      Kaktüs: İçtenlik, “aşkımız için zorluklara katlanmalıyız” anlamına gelir.
      Kamelya: “Kusursuz bir aşıksın”.
      Karanfil: Kişinin kendine olan öz saygısını ve güzelliği ifade eder.
      Karaçalı: “Dostluğumuz uzun ömürlü olsun”.
      Karanfil (Koyu Kırmızı): Kalbimi kırdın”.
      Karanfil (Pembe): “Seni unutmayacağım…”
      Karanfil (Kırçıllı): “Üzgünüm, ama bitmek zorunda…”
      Karanfil (Sarı): “Beni hayal kırıklığına uğrattın”.
      Krezentem (Beyaz): “Bana gerçeği söyle”.
      Lale: Aşkı ifade eder.
      Lale (Kırmızı): “Aşkımı itiraf etmek istiyorum”.
      Lale (Alacalı): “Gözlerin çok güzel”.
      Lale (Sarı): Umutsuz aşkı ifade eder.
      Leylak (Mor): “Sana ilk görüşte aşık oldum”.
      Leylak (Beyaz): “Hoş ve namuslu birisin”.
      Menekşe: Alçak gönüllülüğü ifade eder.
      Menekşe (Mavi): “Sana sadık kalacağım”.
      Menekşe (Mor): “Düşüncelerimi zaptettin”.
      Melek Otu: “İlham kaynağımsın”.
      Mersin Ağacı: “Çok mutluyum, çünkü seni seviyorum”.
      Mimoza: “Fazla alıngansın”.
      Nane: “Sana karşı içimde sıcak hisler besliyorum”.
      Nergis: “Saygılarımla…”
      Orkide: “Aşkım, sen çok güzelsin, çok özelsin”.
      Ökse Otu: “Sorunların üstesinden geleceğim”.
      Papatya: Temiz bir kalbin simgesi.
      Papatya (Bahçe): “Fikirlerini paylaşıyorum”.
      Petunya: “Ümidini kaybetme”.
      Portakal: Karşılıklı aşk, “ben de seni seviyorum”.
      Rezene: Övgüye değer.
      Sardunya: “İçin rahat olsun, her zaman yanındayım”.
      Sarmaşık: “Aşkıma sadıkım”.
      Şeftali: “Seninim”.
      Yasemin: “Güzel ve çekicisin”.
      Yenibahar: “Acını paylaşıyorum”.
      Zambak (Sarı): “Seni neşeli ve nazik (çekici) buluyorum”.
      Zeytin: “Barışalım”.

    • Yorum Ekle
    • Paylas    
    • İyi Bir Uyku İçin 5 İpucu
    • İyi ve kesintisiz uyku, iyi uyanmaya ve tazelenmeye neden olur. Buna rağmen, geceleriniz hayal kırıklıkları ve yarım uykularla doluysa, yaşamınızı kontrol edin. Akşam 7’den sonra expresso içiyor ya da yatağınızı home office gibi kullanıyorsanız bu tür bir sorun yaşayabilirsiniz. Buna benzer yanlış davranışlar uykusuzluğa neden olan şeyler olabilir.

      İyi uyuyamama nedenleriniz ve iyi uyuma önerileri..

      Sindirim bozuklukları hastalıkları

      Yatma vakti süt ve bisküviler iyi bir seçenek olabilir. Bu yumuşatıcı yöntemler birkaç kalori daha fazla alınmasına neden olabilir. Oprah, akşam 8’den sonra yememek gerektiğini belirtiyor, bunun kilo vermede de etkili olduğunu ifade ediyor. Siz diyet divası olmasanız bile, geç yemek asla iyi bir fikir değildir. Amerikan Uyku Akademisine göre, eğer yatmadan önce çok fazla yerseniz gece uykunuz boyunca sindirim devam eder. Diğer taraftan REM uykusu sırasında devam eden sindirim reflü gibi ciddi sorunlara neden olabilir.

      Uyku boyunca sindirim mide asitlerinin yemek borusuna doğru geri kaçmasına, yanma, tıkanma ve öksürüğe neden olabilir.

      Tedavi: Yatma saatinizden 2-3 saat önce çok fazla yemek ya da atıştırmalık yemeyin. Bu durum kaçınılmazsa, yatmadan önce yiyeceğiniz tüm yemeklerinizin hafif olmasına dikkat edin. Reflü nedeniyle burundan boğazınıza bir sıkıntı varsa, ilaç kullanmanız gerekebilir.

      Yatak odasındaki ışık düzeni

      Herkes yatak odasını tahrik edecek şekilde düzenlemeyi sever. Bu düzenlemenin size kıvılcım verecek kadar olduğunuzdan emin olun. Teknolojik aletlerin aşkınızı öldürmesine izin vermeyin. Her ev ortalama bir elektromanyetik parazitlerle doludur, bunlar her elektrikli alet tarafından üretilir. Quantum fiziği teorisine göre, havamız elektrikle yüklüdür ve uyku sorunlarına neden olur. İster teknoloji bağımlısı ister ortalama bir müşteri olun, uyuduğunuz yerde TV, radyo, CD player, telsiz telefon, GSM hatta bir bilgisayar, yazıcı, tarayıcı ve faks gibi aletler bulundurmayın.

      Bu tür elektrikli araçlar - özellikle TV ve Bilgisayar ekranı- açıkken ve kapandıktan sonra bile yüksek elektromanyetik enerji yayarlar. Siz de havadaki elektronik dalgalar üzerinize yapışır.

      Tedavi: Elektrikli aletlerinizi kapatın. Yatak odanızda hiç elektrikli alet olmaması en iyisidir. Olması gerekiyorsa, TV ve bilgisayarınızın üzerini bir şeyle örterek elektromanyetik parazitlerin havada olmasını azaltabilirsiniz. Bunun yanı sıra çiçeksiz bitkiler de elektromanyetiği tutar. Dijital saatler yüksek miktarda EMI (Elektromanyetik enerji yayar) ve başınızın yanından uzak tutmalısınız. Dijital saatinizi odanın sizden uzak bir köşesine koyun ya da dijital olmayan bir saat kullanın.

      Midenizin üzerine mi yatıyorsunuz?

      Uyurken içinizdeki çocuğu ortaya çıkarın. Araştırmalara göre, en iyi uyuma pozisyonu sırt üstü yatış ya da anne karnındaki gibi kıvrılma pozisyonudur. Her iki durumda da vücudunuz dinlenir, organlarınız rahat çalışır. Her iki yatış da omurganızın ve vücudunuzun düzgün olmasını sağlar. Eğer yüzü koyun yatmayı tercih ediyorsanız, sağlığınızı olumsuz etkileyecek rahatsızlıklara davetiye çıkarıyorsunuz demektir. Siz yüzlerce saat harika uyurken, narin yüzünüz yastığınızın üzerinde kalacak. Bu durum kırışıklıkların artmasına, yüzünüzün sarkmasına ve yumuşamasına, boynunuzda oluşacak travmadan, omurga ve bel ağrısından bile söz etmiyoruz.

      Tedavi: Uyku pozisyonunuzu değiştirin. Bu şekilde yatmaya çalıştığınızda midenizin olduğu yere sizi rahatsız edecek ufak top gibi bir şey yerleştirebilirsiniz.Bu eski alışkanlıklarınızı bırakmanızı ve otomatik olarak yeni pozisyona uymanızı sağlar.

      Kandaki kortizol seviyesinin yükselmesi

      Aşırı kilonun uyku azlığı ile ilgili olduğu yapılan araştırmalarda tespit edildi. Bu aşırı uyumanın zayıflamanıza yardımcı olacağı anlamı taşımaz. Buna göre eğer yeterince uyuyamıyorsanız, stres faktörleriniz ve hormonal sisteminiz gözden geçirilmeli. Kortizol gibi stres hormonunuzu artıran bir durum olabilir. Kandaki kortizol hormonunun yükselmesi olumsuzdur. Stres hormonunun yükselmesi iştahı da artırır, özellikle şekerli ve karbonhidratlı gıdalar yemek istersiniz. Bu durum bel çevresinin kalınlaşmasına da neden olabilir. Bunu yeterince kontrol edemezseniz, diyabet ve enfeksiyon hastalığına yakalanabilirsiniz. Araştırmalara göre kan basıncının yükselmesi ve kortizon seviyesi arasında bir korelasyon olduğu saptanmıştır.

      Tedavi: Uyku zamanınızı sıklaştırın. Uygun bir saatte yatağınıza gidin ve alarmdan korkmuyorsanız saatinizi sabaha ayarlayın. Vücudunuzun en zinde olduğu saatte kalkın. Hormonlarınız uykuda olduğunuzu görecek ve kilonuz normale dönecek.

      Uyku apnesi, huzursuz bacak sendromu, periyodik kol ve bacak hareketi

      İnsanlar uyku sorunlarının hayatlarının bir parçası olduğunu sanabilir ve bu nedenle doktoruyla bunları paylaşmaz. Ancak bu tür rahatsızlıkların tıbbi tedavileri vardır ve uykunuz düzenlenebilir. Horlama sıklıkla karşılaşılan bir sorundur. Büyük bir sorunun işareti olabilir. Uyku Araştırmaları Vakfı’na göre, uyku apnesi akciğerlerdeki hava akışının zaman zaman engellendiğini gösterebilir. Çoğu zaman boğazdan güçlükle soluk alıp verme durumu saatte 50 kez tekrarlıyorsa uyku apnesinden şüphelenilir. Horlama ve nefes almada zorluk sorunun belirtileridir. Obezite, sigara, alkol ya da hipertiroid, birinin sırtında uyuma, hava kaynaklı anahtar faktörlerdir.Uyku apnesi tehlikeli olabilir, böyle bir şüpheniz varsa doktor ile görüşün.

      Huzursuz bacak sendromu; bacak kaslarınızın ve dizlerinizin derinlerinde garip ve huzursuz edici hisler duymanızdır, özellikle geceleri sürekli bir yerden bir yere hareket ettirerek rahatlamak istersiniz. Hasta bacak spazmı nedeniyle bacağınız refleks olarak hareket ettirebilir ya da tekmeleme tarzı hareketler yapma gereği hissedebilir, kişi rahat bir gece uykusu çekemez.

      Periyodik kol ve bacak hareketi sorunu; Spazm nedeniyle kişi bacak ve kolarını yüzlerce kez hareket ettirmek ister ve sürekli uyanır. Uykuda yatak örtüsünün toplanmış olması, uyku sırasında refleks olarak tekmeleme ve sıçrama, gece boyunca kaç kez uyandığının farkında olmama gibi belirtiler gözlenebilir.

      Tedavi: Eğer bu uyku bozukluklarından herhangi birinin sizde olduğundan şüpheleniyorsanız bunlar mümkün olduğu kadar kısa sürede doktorunuzla paylaşın. Size rahat bir uyku çemkenizi sağlayacak öneriler ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verecektir.

    • Yorum Ekle
    • Paylas    
    • Burçlara Göre Kadın Profilleri
    • Koç Burcu Kadını

      Koç burcu kadını dürüst, kavgacı, enerjik, ilişkilere ve özgürlüğüne düşkün birisidir. Daima ailesini yücelterek konuşmayı sever. Kusurlu tarafı kıskanç ve kibirli olmasıdır. Eşinden kendisini övmesini bekler ve onun başkasını övmesine tahammül edemez. İyi bir ev sahibesidir ve kocasını yönetmeyi becerir. Böyle bir kadın agresif, çok romantik ve kendisine hayran olandan hoşlanan biridir.

      Boğa Burcu Kadını

      Bu kadın uyumlu tabiatlı, kocasının sözünü dinleyen, açık sözlü ve kendi fikrine bağlı birisidir. Böyle birisi sanat alanlarında kabiliyetlidir ve ikili ilişkilerden hoşlanır. İyi bir ev sahibesidir ve aynı karşılığı bekler. Evini süslemek, donatmak ve temiz tutmak meylindedir. Aşkta bağlı ve dürüst davranır. Sevgide sıcak ve içtendir ve yuvasında huzur sağlar. Bu kadınlardan boşananlar çok seyrektir. Çok iyi bir eş ve anne olur. Kocasından şüphe etse bile duygularını saklı tutar. Uyumlu evlilik yaşamına düşkündür.

      İkizler Burcu Kadını

      Bu kadınlar çabucak arkadaşlık kurarlar ama, kusur bulan mizaçları nedeniyle kalıcı bir dostluk kurmaları zordur. Değişimden hoşlanırlar ve olumlu olacağını hissederler. Başarılı ve güzel bir evlilik yaparlar. Gezmekten ve yolculuklardan hoşlanırlar. Eğer kocaları da kültürlü ise büyük zevk duyarlar. Konuşmaları sert ve mizaçları tutkuludur. Karakterleri kuşkucu ve savurgandır. Evlerini dekore etmeyi severler. Yaşamda pek çok değişiklik yaşarlar. Karşı cinsin uyumu veya uyumsuzluğu sonucunda bazen mutlu bazen mutsuz olurlar. Gizli ilişkiler ve aşk maceraları onları çeker ve kayıplarının nedeni de bu tutku olur.

      Yengeç Burcu Kadını

      Yengeç kadını aşkta samimi ve candan mizaç ve kocasına bağlılık verecektir. Bu kadın çocuğuna düşkün, ilişkiden zevk alan, dürüst ve erdemli, kibar ve nazik, kültürlü ve kolay değişmeyen kafaya sahip olur. Çok iyi bir anne olur. Kendini esirgemez, duygulu, görevine bağlı, sabırlı ve bağışlayıcıdır. Dost ve sempatik olduğundan kocasına yardımcı olur ve duygusal kuvvetini destekler. Bunların hayatı aşk olmayınca monotonlaşır. Aşkta fedakar ve sadık olur fakat kendi fikirlerini eşine baskı yapmaya çalışmaz. İlişkilerde içten, dürüst ve namusludur. İnatçı ve azimli bir kişiliği vardır.

      Aslan Burcu Kadını

      Bu kadın geniş yürekli, yüce gönüllü ve açık elli biridir. Atılgan ve tartışmayı seven birisidir ama sevimlidir. Başkalarına yardımı sever, açık fikirli ve açık sözlüdür. Hırslı ve ülkücüdür. Evini mükemmel yönetir ve dünyanın evindeki kurallara uymasını ve hayran olmasını bekler. Dayanıklı sevgisi ile kendini feda eder. Başkalarına gösterdiği hoşgörü ve yardımın karşılık görmesini beklemez. Sabit fikirler, yönetme arzusu ve çalışkanlık mizacının özellikleridir. Sevdiğini kontrol altında tutmak ister. Derin bir sevgi, ideal aşık, ateşli ve tutkulu bir kadın olarak göze çarpar. Aslan burcu kocasının karşı cins tarafından beğenilmesine şaşırmaz. Başarılı bir sosyal işçidir ve olumlu ve seçkin bir yere gelmek için uğraşır.

      Başak Burcu Kadını

      Başak kadınının gözlerinde dürüst ve sevecen bir bakış verir. Uyumlu mizacı vardır, dürüst ve temiz yüreklidir. Sanat alanlarında yeteneklidir. Çekingen olduğundan sevgisini eşine açıklayamaz. Zekayı aşka tercih ederler ama sevgi ve duyguları eleştirmezler. Başkalarına yardım etmek, erdemli işlerle uğraşmak, gezmek ve yer değiştirmek onların temel mizaçlarıdır. İnançlıdır, kurallara bağlıdır ve tanrı korkusu taşır. Evlerini biraz abartılı tarzda düzenlerler. Fazla tutkulu sayılmazlar. Mutlu ve hoş bir evlilik ararlar.

      Terazi Burcu Kadını

      İyi bir düşünür, tarafsız ve yansız davranan ve en adil yargılayıcıdır. Yaşamlarının erken yıllarında evlenirler. Zeki ve anlayışlı, nazik ve adil biridir ve barış arayışındadır. Seks hayatını sever ve aşk ilişkilerinde uzmandır. Eşlerini seks ve tutku yolu ile tutsak ederler. Parfüm düşkünlükleri, tenlerine bakmaları karşı cinsten hoşlanmaları ve cinsellikten zevk duymaları onların özellikleridir. Ayrıca eğlenceyi, konforu ve lüks yaşamı da severler. Kendilerini kontrol etmesini bildiklerinden karşı cins ile gayet rahat bir ilişki içine girebilirler. Çok tutkuludur ve aynı karşılığı bekler. Bu konuda hayal kırıklığına uğrasa da boşanmayı aklına getirmez.

      Akrep Burcu Kadını

      Akrep kadını eşit davranır ve aynı içtenliği gösterirse yaşamdan zevk alır. Kocası da akrep doğumlu ise talihli sayılır. Davranışları tepkiseldir, kabahatlerini gizler, hünerli ve kararlıdır. Büyüklerle uyumludur, iyi varlık sahibi olur. Çok sıkı çalışır fakat aniden sakinliğini kaybederek kendini unutur ve sert karşılıklar verir. Kendilerini yönetmek isteyenlere karşı sempatik değildir, hükmedicidir ve karşı taraftan kibarlık bekler. Aşkta yoğun, dinamik ve enerjiktir. Kendisine alaka gösterilmesini, kompliman yapılmasını bekler ve bunları bulamazsa ilişkiden bıkabilir. Kendisinin eleştirilmesine ve söz edilmesine tahammül edemez. Kendilerini yönetmek isteyenlerden hoşlanmazlar. Konforsuz ve rahat olmayan bir yaşam düşünemezler ve evlerini çok güzel dekore ederler. Mutluluğu yaratan ve başarıyı elde eden insanlardır.

      Yay Burcu Kadını

      Bu kadın kendisine emir verenden hoşlanmaz. Bir yerde durmasını sevmeyen ve devamlı hareket arayan tiplerdir. Yakın akrabalarından hoşlanmaz ve karşı cins ile yakın ve dostça ilişkiler kurar. Yardımsever, inançlı, iyi bir ev kadını ve annedir. Yapıcı ve uyumlu olur ve eşinin sözünü dinler. Başkalarının meselelerine burnunu sokmaz. Sakin, akıllı, yetenekli, kibar, düşünceli ve ılımlıdır. Kocasına yardımcıdır ve güvenilir, erdemli, hoş insan sayılır. Yay burcu doğumlu bir eş bulursa talihli sayılacaktır. İnançlarına bağlılıktan, kurallara uyulmasından ve açık kalplilikten hoşlanır. Bağışlayıcı bir karakteri vardır.

      Oğlak Burcu Kadını

      Oğlak kadını tutucu sayılır ve asla engellere ve zorluklara aldırmadan başarıya doğru emin adımlarla yürür. Çalışkan ve gayretlidir. Uyumlu, dürüst ve erdemlidir. İsim sahibi olmayı, itibar kazanmayı, şöhret ve paraya kavuşmayı arzu eder. Kararlı ve ağır bir tarzda para biriktirir fakat parayı savurmaz. Erken evlenmeye karşı değildir ve fazla çocuk sahibi olmak istemez. Görevlerine bağlıdır ve prestij arar. Geniş fikirli ve nüktedandır. Pek geniş arkadaş çevresi olmaz. Oğlak kadınları duygusal değildir ve karşı cinse ağır ve dikkatlice yaklaşırlar. Bu konuda cesur ve atılgan değillerdir ve ilişkide liderliğe oynamazlar. Eşlerini seçmeleri uzun bir zaman alabilir. Çocuklarına fazla karışmazlar ama belirli bir sınırın ötesine geçmelerine izin vermezler. Onlara karşı gösterişsiz ve içten bir sevgileri olur. Yönetimlerinde bencildirler.

      Kova Burcu Kadını

      Bu kadın geleneklere aldırmaz. Eğer eşi ona ayak uyduramazsa, onu değiştirmekten kaçınmaz. Çok insancıl, kibar, sempatik ve yardımseverdir. Cömert ve ince biridir. Hastalıklardan çabuk etkilenir. Bu kadın çok sosyal biridir ve evi güzel döşenmiş, antikalarla süslenmiş ve moderndir. Akrabalarına karşı görevlerini yapmaktan kaçınmaz. Çevrelerinde ilişki kurduğu aynı sosyal yapıya sahip çeşitli insanlar vardır. Bu kadın sevgi ve romantizme açık değildir. Seks ilişkileri de soğuktur. Bazen bu konuda anlaşılmaz olurlar. Hatta bencil bile sayılır ve eşinin onu anlamasını ve çok özen göstermesini bekler. Yuvasında uyum ve mutluluk olmasını bekler. Bu kadın genel olarak filozof görünüşlüdür. Evlilik hayatı, arada bir gerilim ve sürtüşmeler olmasına rağmen anlayış, sevgi bağı ve şefkat görünümü içinde geçer.

      Balık Burcu Kadını

      Böyle bir kadın eşinde güzellik, zeka ve sanat kabiliyeti arayacaktır. Kuşkucu ve kıskançtır ve kocasına düşkündür. Onun sözünü dinler. Aşk rüyaları olduğu halde kendisi seçmekte özgür değildir. Kuruntulu mizacı aşkta gerginlik oluşturur. Bazen isteksiz ve gönülsüz görünür ama, diğer zamanlarda kendini adayan, hayran, tutkulu, duygulu, kibar, sempatik ve dürüst olur. Buna rağmen huysuz, ters ve günü gününe uymayan birisidir. Çift karakterli bir burç olduğundan kadının da değişken bir tabiatı olacaktır. Romantik yanları daha çekicidir. İyi bir anne, mutlu ve sevgi dolu bir eş ve çok hoş bir ev kadını sayılır. Çevresindeki büyük bir arkadaş topluluğu vardır ve insanları kendisine çekmesini bilir. Aynı zamanda iyi bir ağırlayıcıdır.

    • Yorum Ekle
    • Paylas    
    • Yeşil Çayın Bilinmeyen Faydaları
    • Yeşil çayla ilgili birçok olumlu şeyler duyarız ancak tam olarak nelere yararlı olduğunu bilmeyiz. Yeşil çay hastalıklarla, iltihabi rahatsızlıklar ve kalp hastalıklarıyla savaşmanızı sağlar mı? İşte yeşil çayın 7 yararı..

      Kanser riskini önler
      Yeşil çay tedepen tırnağa kanseri önlemeye yardımcı oluyor. Araştırmalara göre düzenli içilen yeşil çay, akciğer, gırtlak, mide, bağırsak ve prostat kanserlerinin gelişmesini, büyümesini ve yayılmasını önlüyor.

      Cildinizi yumuşatır
      Yeşil çay kaşınma ve şişliklere karşı doğal bir antiseptiktir. Bir yeriniz yandığında, kestiğinizde ya da bir şey ısırdığında üzerine biraz yeşil çay dökün ya da ilgili yere yeşil çaylı pamuk koyabilirsiniz.

      Cildinizi korur
      Laboratuvarlarda cilde doğrudan uygulanan yeşil çayın cildi güneş yanıklarından ve kanserden korumaya yardımcı olduğu görüldü. Yeşil çayınızın nemlendirici ve güneşten koruyucu özelliğinden yararlanabilirsiniz.

      Tansiyonu düşürür
      Yeşil çay içmek 120 / 80 arasında sağlıklı bir tansiyona sahip olmayı sağlıyor. Günde yarım fincan çay içenler, içmeyenlere göre hipertansiyon gibi rahatsızlıklara % 50 daha az risk taşıyor. Bunun nedeni ise yine yeşil çayda bulunan polyphenoller..

      Hafızayı korur
      Yeşil çay hafızayla ilgili sorunları önler. Günde en az 2 fincan yeşil çay içenlerin algılama ve zihinsel işleyişlerinin içmeyenlere göre daha az . Yeşil çaydaki antioksidanlar Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıklara karşı beyni koruyor.

      Genç kalmanızı sağlar
      Yeşil çay hücrelerinizin daha uzun ömürlü olmasını ve daha genç ve sağlıklı kalmanızı sağlar. Kalp hastalığı gibi riskleri azaltır, ömrünüzü uzatır ve enerji verir. Günde 1, 5 bardak yeşil çay içmek kolesterol ve yağın vücut tarafından emilimini önler.

      Zayıflatır
      Zayıf kalmak bazılarının yeşil çay içmesi için yeterli bir sebep olabilir. Yeşil çay kalori yakmaya yardımcı olur. Her gün az da olsa içenler için bu oldukça sevndirici olmalı!

    • Yorum Ekle
    • Paylas    
    • Pratik Bilgiler
    • Mutfak eşyalarının üzerindeki etiket izlerini yok etmek için, üzerlerine mobilya cilası serpip yumuşak bir bezle silin

      Fırınınıza sinmiş kötü yemek kokuları için; yemek yapmadan önce fırınınızın ortasına yarısı sirke yarısı su ile doldurulmuş bir tava koyun. Fırınınızı birkaç dakika için ısıtın daha sonra soğumaya bırakın.

      Gömlek yakalarındaki kirleri gidermek için, gömleği makineye atmadan önce yaka kısmına sabun sürüp 15 dakika bekletin.

      Tutkal lekelerini çıkarmak için, sirke ile ıslatıp, bol su ile durulanmalıdır.

      Masanızın üzerine damlayan mumları çıkarmak için lekenin üzerine neft döküp 5 dakika bekleyin sonra nemli bir bezle silin.

      Ellerdeki soğan ve sarımsak kokularını giderebilmek için yapılacak en iyi şey, haşlanmış patatesle ovmaktır.

      Çay lekesi:
      Pamuklu ve yünlülerde: leke taze ise, ılık suya batırılmış bir bezle ovulur.
      Eskimiş ise, içine limon suyu katılmış ılık suda ıslatılmış bir pamuk parçası ile silinir.Ilık su ile çalkalanır.

      Bir yerdeki sigara dumanını yok etmek için hemen mum yakın

      Ütüde sararan elbise hemen oksijenli su ile silinirse sararan yerler kaybolur.

      Kuru bakliyatları bir gece önceden ılık suya koyun ve haşlarken içine biraz karbonat ilave edin

      Sürahinizin dibi kir tutmuş ise, içine bir avuç tuz ile sirke koyup çalkalayınız
      Tertemiz olacaktır.

      Buzdolabındaki nemi almak için, dolaba içi tuz dolu bir kap konur.

      Pişirdiğiniz kek kalıbından çıkmıyor ise, kabın altına ıslak bir bez yayarak biraz bekletin

      Konserve açıldıktan sonra cam kavanozda saklanırsa daha dayanıklı olur.

      Kristallerin ışıl ışıl parlaması için, yıkadıktan sonra durulama sırasında sirkeli suya batırın. Bu işlem kristalleri parlatacaktır.

      Sararan teflon tava ve tencerelerin içerisine bir miktar su ve birazda çamaşır suyu koyduktan sonra ateşin üzerinde kaynatın. İndirincede önce sıcak suyla daha sonra soğuk su ile iyice durulayın

      Parlaklığını yitirmiş bir sürahiye eski görünümünü kazandırmak için yarısına kadar yırtılmış gazete kağıdı doldurun, üçte birine de sıcak suy doldurup sıkı sıkı sallayın

      Dibi tutan tencereleri bir gece suda bekletin, tencere daha kolay temizlenecektir.

      Musluklarınızı temizlemek için bez yerine eski bir naylon çorabı tercih edin sonuç daha mükemmel olacaktır.

      karnı baharın haşlama suyuna bir miktar süt katarsanız kar gibi beyaz olduğunu, hem de kötü kokmadığı fark ederisiniz.

      Kullandığınız salçaların bozulmamasını istiyorsanız üzerini düzleyerek biraz zeytin yağı ilave ederek uzun süre saklayabilirsiniz.,

      Yumurta lekesini çıkarmak için önce soğuk suda bekletmeli sonra ılık sabunlu suda yıkamalısınız.

      Pirinç ve bakliyatların saklanması için cam kavanozları tercih edin.

      Balık kokusunu çıkarmak için yıkama suyunun içine bolca kahve telvesi atın.Sonra bolca durulayın.

      Rafadan pişireceğiniz yumurtaların çatlamaması için kabın içine fincan tabağı koyarsanız,çatlamasını önlersiniz.

      Domatesi kolay soymak için, bıçağın sırtıyla kabuklar, soyulacak yönün tersine sürtülür, veya kaynar suda bir dakika bekletilir.

      Patlıcanların acısını almak için, soyunca tuzlu suda bekletilir.

      Buzdolabından çıkardığınız yumurtanın akı ve sarısının birbirine karışmaması için hemen kırın.

      Sebzeleri tuzlu suda yıkamayı alışkanlık haline getirin. Tuzlu su sebzeleri daha etkili ve çabuk temizler.

      Sosislerin patlamasını önlemek için; fırın yada ızgaraya koymadan önce soğuk süte batırmanı yeterli olacaktır.

      Çaydanlığınızın içinde biriken kireç tortusunu temizlemek için, 15 dakika kadar içinde sirke kaynatın

      Taze ceviz lekesini elden çıkarmak içi, eller önce bir - iki dakika sirkeye batırılmış bir pamukla ovulur, sonra soğuk suyla ovulur ve yıkanır.

      Çamaşırdaki pas lekesi için lekenin üzerine limon damlatılıp ütülenir.

      Çikolata sosu hazırlanırken içine biraz kahve konursa tadı çok daha değişik olur.

      Kuş üzümlerini ayıklamak için, onları bir avuç unla ovuşturunuz ve kalın delikli bir süzgece atınız. Unla beraber çöplerde düşer.

      Zeytin yağı lekesini çıkarırken bir lokma ekmek içi yuvarlanıp lekenin üzerine gezdirilmelidir.

      Soğanların üzerine biraz un serpilirse kavururken kararmaz.

      Yemeğinizin tuzunu fazla kaçırınca tencereye birkaç parça çiğ patates atın, fazla tuzu çekecektir.

      Soğan soymaya başlamadan önce parmaklarınızı sirkeye batırırsanız, soğan kokusunun elinize sinmediğini göreceksiniz.

      Yumurtaları kolayca soymak için, kaynar sudan çıkardıktan sonra hemen soğuk suya tutulup biraz bekletilir.

      Evde ortaya çıkan karıncaları yok etmek için kahve telvesi kullanmanız iyi sonuç verecektir.

      Parlaklığını kaybeden çelik tencereler ısıtılmış sirke ile ovulup sonra iyice durulanır, ve bir bez parçası ile parlatırsanız tencereniz pırıl pırıl olur.

      Etleri limon suyu ile pişirirseniz hem çabuk hem de lezzetli olur.

      Mantar sotelenirken tencerenin kapağı açık olursa, hem mantarların suyunu vermesi hem de kararması önlenir.

      Süte biraz karbonat atarsanız hem çabuk bozulmaz hem de kolay hazmedilir.

      Ekmeğin küflenmemesi için ekmek kutusuna biraz tuz koymayı ihmal etmeyin.

      Pastaların daha gevrek olması için hamurun içerisine bir çay kaşığı tuz atın (tatlı - tuzlu farketmez)

      Bir kumaşı benzin yada başka bir leke çıkarıcı ile silmeden önce oldukça tuzlu bir su ile silerseniz leke çıkarıcı iz bırakmaz.

      Eğer örtünüze meyve suyu dökülürse hemen tuz serpin ilk yıkamada çıkacaktır.

      Ağız kokusu için kahve çekirdeği çiğneyin.

      Cam tencerede yemek pişirirken kapağın buharlaşmaması için iç yüzeyi limon kabuğu ile silinir.

      Teflon tavanızda oluşan lekeleri temizlemek için bir bardak suya iki çorba kaşığı karbonat ve yarım su bardağı sirke karıştırın. Bunu tavanızın içine dökün 10 dakika kaynatın.

      Lavaboyu temizlerken tuzla bastırarak silince hem iyi temizler hem de kokuları giderir.

      Uzunca bir süre kullanılmayan eski çaydanlıkların kötü kokusunu gidermek için içine bir parça kesme şeker koyun.

      Pilavınızı tekrar ısıtırken bir kabın içine su koyup bu kabın üzerine pilav tenceresi koyularak ısıtılırsa pilav taneli kalır tazeliğini muhafaza eder.

      Patates pişirirken suyuna bir kaşık sirke konursa hem rengi sarı kalır hemde daha lezzetli olur.

      Halının rengini canlandırmak için en son suyuna sirke konur.

      Çizik zeytin yağ ve limonla servis esilirse daha lezzetli olur.

      Sütü ocağa koymadan tencere soğuk suyla çalkalanırsa süt kaynarken dibine yapışmaz.

      Bulaşık suyunuza bir kaşık sirke katmakla bulaşıklarınızın daha kolay ve temiz yıkandığını göreceksiniz.

      Renkli gömlekler yıkanmadan önce iki saat sirkeli suda bırakılırsa renkleri canlı olur.

      Yoğurdu sulandırmak için tahta kaşıkla üstten almak gerekir.

      Elbiselerin fermuarları yıkarken bozuluyorsa makineye atmadan önce kapatılır.

      Kapılarınız veya çekmeceleriniz bir müddet sonra itsenizde çeksenizde kapanmaları zorlaşır. Kapınızın, çekmecenizin sürten kısmına vazelin sürün.

      Baş ağrısı için: Kahve çekirdeğine limon suyu sıkın yavaş yavaş yiyin. (Birkaç tane)

      Mantar kapaklı şişeleri yatık vaziyette saklamalısınız.

      Sarap şiselerinin mantarını tekrar şişeye geçirmek için: Mantarı kaynar suyun içine atın.

      İçkilere güzel tat ve görüntü vermek için: Buzu dondururken buz kabının içine kiraz, nane yaprağı, yeşil zeytin vs. koyup dondurun.

      Buz dondururken: Suyu kaynatın, soğuyunca buz kalıplarına koyup dondurun. Buzlar daha canlı kristal gibi görünür. Kaynamış suda oksijen azalır… Buda buzun mat görünmemesini sağlar.

      Dişlerinizi doğal temizleyin: Çileği ezin diş fırçanızın üzerine koyun diş etlerinize kompres yapın. Sonra dişlerinizi fırçalayın.

      Küçük yanıklar için: Temiz bir süngeri hafifçe ıslatın buzdolabınızın derin dondurucu bölümüne koyun. Yanmış yerin üzerine hafif hafif kompres yapın.

      Ağız kokusu için: Kahve çekirdeği çiğneyin.

      Arı, sivri sinek sokmalarına karşı: Kesme şekeri hafif ıslatın sokulan kısmın üzerine hafifçe bastırın zehir’i alır ve kaşınmayı şişmeyi önler.

      Fermuarlar sıkışırsa: Kurşun kalemle fermuar dişlerinin üzerini karalayın.

      Gözlük camları: Gliserin ile silerseniz buğulanmadığını göreceksiniz.

      Ayakkabılarınız ayağınızı sıkıyorsa: Bir bardak saf alkolü ayakkabınızın içine dökün. İyice derisine yedirin ve giyin. Derisi ayağınıza göre açılacaktır.

      Cam sil ile deri ayakkabılarınızı silmeyi hiç denediniz mi?

      Çiçekleriniz için, haşladığınız yumurtanın suyunu saksıya dökün.

      Gülleriniz boyunlarını bükerse, ilk önce sıcak suya sonra soğuk suya batırın.

      Sigara küllerini saksınıza koyarsanız yapraklardaki kurt böcek vs. yok edersiniz.

      Kapılarınızı vs. cila yaparken: Cila olmamasını istediğiniz yerlere vazelin sürün buralara cila taşarsa bile kuruyunca çok kolay çıkarabilirsiniz.

      Akü başları oksitlenirse cola sürerseniz oksitlenmeyi önlersiniz

      Fareleri kaçırmak için nane yağını bir karton parçasının üzerine sürün farelerin geldiği yere koyun.

      Boya fırçaları sertleşmiş ise kaynamış sirkeli suda bekletin yumuşadığını göreceksiniz.

      Elinize uhu yapıştırıcı bulaşırsa, asetonla silin

      Mangal ızgaranızı temizlemek zordur: Ilıkken cam sille temizleyin veya ılıkken nemli gazete kağıdına sarın bir müddet sonra sertleşmiş artıkların yumuşadığını göreceksiniz.

      Boya kokusunu gidermek için iki büyük baş soğanı soyup ikiye bölün suyun içine atın bunu da kokulu odaya koyun.

      Cam kırıklarını temizlersiniz fakat kıymıkları göremezsiniz bunu da temizlemek için ıslak pamuk imdadınıza yetişir.

      Ağzı dar şişe kavanoz temizlemek için biraz deterjan biraz su bir kasık pirinç çalkalayın

      Balık kokan tavayı limonla bir güzel ovalayın ve yıkayın.

      Kesik limonu nasıl saklarsınız: Küçük bir tabağa toz şeker serpin, kesik tarafı şekerin üzerine gelecek şekilde koyun iki hafta limon kurumadan saklanır.

      Ampülün üzerine biraz parfümünüzden sıkınız yakıldığında mis gibi kokar odanız.

      Patates haşlarken: Haşlama suyunun içine bir kaşık margarin koyun patateslerin vitaminlerini kaybetmemiş olursunuz. Aynı zamanda patatesler daha çabuk.

      Soyulmuş patateslerin kararmadan saklanabilmesi için: Saklanacak kabın içine su, bir tutam tuz koyun. Buzdolabında saklayın gerektiği zaman suyla yıkayıp kullanın.

      Pastaların daha gevrek olması için: (tatlı*tuzlu farketmez): Hamurun içine bir çay kaşığı tuz atın.

      Dereotonu saklamak için: Temiz bir havluya kaplayacak şekilde sarın, bu şekilde naylon torbaya koyup buzdolabına saklamaya bırakabilirsiniz.

      Tazeliği gitmiş pörsümüş yeşillikleri canlandırmak için: İki kaşık limon suyu karıştırılmış buzlu su dolu kabın içine koyun 1 saat buz dolabında bekletin.

      Yeşil sebzelere renk veren, klorofil maddesidir. Pişirdiğinizde sebzelerin bu yeşil rengi daha az kaybetmeleri için, önce bol buzlu suda bekleterek, klorofilin sabitleşmesini sağlayın.

      Soğanları kızartmadan üzerlerine biraz un serperseniz, kavururken kararmazlar.

      Börek üzerinin kızarması için üzerine yumurta sürülür, evde yumurta kalmamışsa, biraz yoğurdu bir yemekkaşığı yağla karıştırıp sürün, güzel bir renk olduğunu göreceksiniz.

      Yeşil salata ve marulun yapraklarını yıkadıktan sonra bıçakla keserek doğramak yerine, elinizle koparın. Böylece vitamin kaybını önlemiş olursunuz.

      Reçel yapacağınız meyvaları iyice yıkayıp kurulamalısınız. Karıştırırken mutlaka tahta kaşık kullanmalısınız. Şekerlenmeyi önlemek için limon tozu yerine, limon suyu kullanın. Kavanozlara koyduğunuzda iyice soğumadan ve üzerindeki hava kabarcıklarını kağıt havlu ile almadan kavonozun ağzını kapatmayın. Reçellerinizi serin ve karanlık yerde saklayın.

      Çikolata sosu hazırlarken içine koyacağınız bir tutam tuz, çikolata sosunun kokusunu daha da belirgin kılar. Çikolata sosun içine biraz kahve eklediğinizde, tadının çok değişik olduğunu göreceksiniz.

      Katı haşlanan yumurtaları kolayca soymak için, kaynar sudan çıkardıktan sonra hemen soğuk suya tutun ve bir süre soğuk suda bekletin. Su kabuğun gözeneklerinden girerek soymayı kolaylaştırır.

      Mantar sote pişirirken, tencerenin kapağını açık bırakırsanız, hem mantarların su koyuvermesini hem de kararmasını önlersiniz.

      Pişirip sakladığınız yumurtaları, çiğ yumurtalarla aynı yere koyuyorsanız, bunları ayırmanın en kolay yolu çiğ yumurtalar döndürdüğünüzde kolaylıkla dönmezken, pişmiş yumurtalar kendi ekseni etrafında rahatlıkla dönerler.

      Tavuk eti çabuk bozulan gıdalardandır. Son kullanıcı olan müşteriye ulaşıncaya kadar hijyenik ortamlarda saklanması bir zorunluluktur. Denetim altında kesildikten sonra bakteri üretimine yol açmaması için +40 C’ de saklanmalıdır. Tavuk eti müşteri tarafından satın alındıktan sonra buzdolabında en fazla 1 gün bekletilip tüketilmelidir. Derhal tüketilmeyecek ise,temizledikten sonra tavuk plastik folyoya sarılarak derin dondurucuda bekletilebilir. Bu şekilde dondurulmuş etler *180 C’ de 3 ay kadar saklanabilir.Ayrıca, tavuk eti tahta et tahtası üzerinde kesilmemelidir. Siyah etten farklı olarak mikro organizmalara karşı daha dayanıksız olan tavuk etininmermer veya plastik üzerinde kesilmesi gerekir.

      Yoğurttan daha fazla yararlanmak için suyunun atılmaması gerekir. Yoğurdun tüm vitamin ve mineralleri bu suda bulunmaktadır. Ayrıca, bu su yemeklere ekşi bir tat kazandırmak istenildiğinde de kullanılabilir.

      Satın alınıp buzdolabında saklanan yeşil sebzeler bir süre sonra canlılıklarının yitirirler. Tekrar canlı hale getirmek için ise, yıkanıp 10*15 dakike kadar 2 litrelik suya katılmış 1 yemek kaşığı limon suyunda bekletilmesi yeterli olacaktır.

      Ekmeğiniz durup dururken dolabında küfleniyorsa, ekmek kutusunu 15 günde bir sirkeli suyla silmek yeterlidir.

      Evinizde mayonez yaparken zeytinyağ yerine susam yağı kullanın. Mayonezinizin daha uzun zaman bozulmadığını göreceksiniz.

      Yeşil salatalık malzemelerinizi elinizle koparırsanız vitaminlerini öldürmezsiniz.

      Balık çorbası yaparken:S uyunun daha lezzetli olması için balıkları en az 45*60 dakika kaynatın. Baş ve kuyruk kısımlarının en lezzetli yerleri olduğunu unutmayın.

      Karnabahar pişirirken eve yayılan kokudan kurtulmak için pişirme suyuna bir parça tuz ve iki kaşık sirke ilave edip, suyun üzerinde köpük oluşumunu bekledikten sonra, içine sebzeleri atmayı deneyin. Evi saran kötü kokudan eser kalmadığını göreceksiniz.

      Mutfağınıza sinmiş kızartma kokusunu yok etmek için ızgaranın üzerine defne yaprağı, ada çayı yaprağı ve kekik yaprağı koyun.

      Sosislerin patlamasını önlemek için fırın ya da ızgaraya koymadan önce soğuk süte batırmanız yeterli olacaktır.

      Meyvelerin arasına serpiştireceğiniz herhangi bir türden yapraklar onları uzun süre taze tutacaktır.

      Nane, adaçayı ve çekilmiş cevizin pek çok yemekte kullandığınız beşamel sosa çok hoş lezzet kattığını biliyor muydunuz ? Fakat bu aromalı otları, sos pişip ateşin söndürülmesine yakın tencerenin içine ilave etmeye dikkat edin.

      Bayat ekmeği ince ince dilimleyin üzerine az miktarda süt serpin ve kızgın yağda bir yüzünü kızartın. Ters çevirip üzerine domates ve taze kaşar peyniri koyun. Peynirler erimeye başlayınca üzerlerine kekik ve karabiber serpip sıcak sıcak servis yapın.

      Sıkılmadan önce bir süre soğuk suda bekletilen portakalların daha fazla verdiklerini biliyor muydunuz?

      Tavuk etinizin daha yumuşak, daha güzel kokulu ve daha lezzetli olması için pişirmeden önce tavuğu yarım limon ile iyice ovalayın ve sonra tavuğun üzerine ve içine rendelenmiş limon kabuğu koyun.

      Portakalları sıkmadan önce yarım saat soğuk suda bekletirseniz sıktığınızda daha çok portakal suyu elde edersiniz.

      Sarımsakların daha çabuk ezilmesi için cam bir kavanozda ve buzdolabında saklamanız yeterli olacaktır.

      Patlıcan kabuklarını soyduktan sonra içine sirke ve çok az zeytinyağı konmuş suda bir süre haşlayın. Daha sonra istediğiniz küçüklükte dilimleyin ve pilav yaparken içine karıştırın.Göreceksiniz pilavınız çok leziz olacak.

      Fırınınıza sinmiş kötü yemek kokularını temizleyip yerine güzel kokular bıraksın diye satın aldığımız o pahalı ürünler istediğiniz gibi ferah bir koku bırakmıyorsa, size daha pratik ve ucuz bir önerimiz var. Yemek yapmadan önce fırınınızın ortasına yarısı sirke yarısı su ile doldurulmuş bir tava koyun. Fırınınızı birkaç dakika için ısıtın. Daha sonra soğumaya bırakın. Fırınınız umduğunuzdan da güzel kokacak.

      Eskilerin yöntemleri her zaman en iyi, en doğrudur. Bisküvilerin ve kurabiyelerin taze kalması için, teneke bir kaba koyun ve yanına bir avuç pirinç bırakın; bayatlama sorunu ortadan kalkacaktır.

      Elmanın faydaları bitmez. Lahana yemeği yaptıktan sonra evinize sinen ve pencereleri açsanız da çıkarmayı başaramadığınız lahana kokusundan kurtulmak artık çok kolay. Bir elmanın kabuğunu soyup lahanın pişme suyuna ekleyin. Hem koku çabucak yok olacak, hem de lahananın hazmı daha kolay olacak.

    • Yorum Ekle
    • Paylas    
    • Bebek İsimleri
    • A
      Acun: Sonsuz uzay içindeki gök varlıklarının tümü, dünya, evren
      Afşar: Eli çabuk, çabuk iş gören, Oğuz Han’ın oğullarından birinin adı, Türkmenlerin bir boyunun adı.
      Ağa: Büyük kardeş, ağabey, köy ve kasabalarda büyük toprak sahibi olan varlıklı kimse
      Ağca: Rengi beyaza yakın, beyazca akça,
      Aka: Büyük, saygıdeğer kimse,ağa
      Akabey: Varlıklı kimse, ağa ve bey
      Akad: Mezopotamya’da kurulmuş çok eski bir devlet, temiz ad, iyi ad
      Akalp: Ak yiğit, ak er, temiz yiğit
      Akan: Akıp gitmekte olan
      Akant: Beyaz yemin, ak yemin
      Akarca: Akıp giden su, akan su, akarsu
      Akarsel: Akıp giden sel.
      Akata: Temiz ata, namuslu ata, lekesiz ata
      Akay: Parlak ay, aydınlık, ışık ay, dolunay adam, erkek, kuzey Türklerinde erkek çocuklarından büyüğe verilen ad, ağa
      Akba: Sazlık, bataklık, ağba
      Akbaran: Ak güç
      Akbatu: Temiz ve güçlü
      Akbatur: Namuslu ve yiğit
      Akcan: Temiz can
      Akdemir: Dövme demir
      Akdeniz: Ülkemizin güneyindeki deniz
      Aker: Namuslu yiğit
      Akergin: Ak ve olgun
      Akgüç: Namuslu ve güçlü
      Akgün: Aydınlık gün, mutlu gün
      Akhan: Ak soylu han
      Akıman: Eli açık, yiğit, yiğit kimse
      Akın: Düşman ülkelerine yapılan saldırı
      Akınalp: Akın yiğidi
      Akıner: Ekın eri, akın yapan er
      Akıntan: Tan vakti, tanyeri ağarırken yapılan akın
      Akkor: Işık saçan aklığa varıncaya değin ısıtılmış olan, beyaz kor, beyaz ateş
      Akköz: Ak renkte göz, ak kor
      Akman: Lekesiz, temiz kimse, temiz ak, güzel, ak alımlı
      Akmeriç: “Ak gibi Meriç” duru sulu meriç
      Aköz: Özü ak, temiz,
      Akpolat: Ak çelik, Manas Destanı’nda geçen bir ad
      Aksal: “Sal” ile “ak”tan oluşmuş bir ad
      Aksan: Temiz, lekesiz ün
      Aksel: Beyaz sel
      Akşit: Işıklı yüz, aydınlık yüz, Güneş, gün yüzlü, kutlu, uğurlu
      Aktan: Aydınlık sabah vakti, avlu, evin önündeki açıklık
      Aktaş: Beyaz taş, kireçtaşı
      Akün: Iyi ad, temiz ad, temiz ün
      Alatan: Güneş’in doğuşundan önceki vakit
      Alaz: Yanan ve ışık veren nesnelerin türlü biçimlerde de uzanan dili, yalaz, yalım alev
      Alçın: Al, kırmızı, kırmızıya çalan küçük bir kuş
      Algan: Ele geçiren, alan, kentleri, ülkeleri ele geçiren
      Algın: Sevdalı, tutkun, aşık, güçlü, dolgun, keskin,güzel
      Alhan: Al renkli prens
      Alkan: Kızıl kan
      Alkım: Yağmur sonu gökte beliren renkli görüntü, gökkuşağı
      Alkın: Korkusuz, yiğit, kızıl kın
      Alkun: El gün, herkes
      Ali: Yüce, yüksek, ulu. Hz. Muhammedin’in damadı, dördüncü halife.
      Alp: Yiğitler yiğidi yiğit, kahraman, bahadır, yürekli, babayiğit
      Alpagut: Mal mülk sahibi, çiftlik sahibi, kurt seçkin yiğit
      Alpağan: Yiğit
      Alparslan: Yiğit arslan, kahraman aslan
      Alpay: Yiğit Ay, yiğit ve Ay gibi güzel
      Alpdemir: Yiğit ve demir gibi
      Alpdoğan: Yiğit ve doğan kuşu gibi, yiğit ve yırtıcı, yiğit doğmuş olan, yiğit doğan
      Alper: Yiğit er, yiğit kişi, babayiğit, yiğit erkek
      Alperen: Yiğit ve ermiş kişi
      Alphan: Yiğit han
      Alpkan: Yiğit, yiğit kanlı, soyca yiğit olan
      Alsan: Ünlen, san, al tanın
      Altan: Kızıl şafak, kızıl tan, altın, Tatar hanlarına verilen bir unvan
      Altaner: Kızıl tan eri, kızıl şafak yiğidi, altın renkli şafak
      Altay: Altın, yüce dağ, Orta Asya’daki Tanrıdağı, Tiyanşan Dağları, Asya’da bir Türk budunu
      Altuğ: Al renkli tuğ, kızıl tuğ, kızıl tuğlu
      Altunç: Kızıl tunç
      Altuner: Çok değerli kimse, altın yiğit
      Anı: Yaşanmış olgulardan belleğin sakladığı her türlü iz, bir olguyu anımsatan şey, hatıra
      Anıl: sakin,ağır, amaç, her zaman an
      Ant: Tanrı’yı, kutsal bilinen şeyleri tanık göstererek yapılan onama ya da yansıma, söz verme
      Aral: Asya’da bir göl, iki şey arası iki şey arasındaki göl ya da deniz, sıra dağlar
      Aran: Ova, kuytu, yer, sıcak yer, kışlak
      Aras: Doğu Anadolu’da bir ırmak, Erzurum’a bağlı bir bucak, bulunulmuş mal
      Arat: Yürekli kişi, yüreklilik
      Arca: Çam, çam ağacı, temiz
      Arda: Sonra gelen, öndekinden sonra, yere dikilen nişan değneği, ardıl Meriç Irmağı’nın Edirne yöresinde sağdan aldığı en önemli kolun adı, Arda Çayı, Uygur yazıtlarında da ad olarak geçer.
      Ardıl: Arkadan gelen, sonra gelen (ilk ya da birkaç çocuktan sonra doğan), öncekinden sonra, ardından gelen
      Arhan: Temiz han, temiz yönetici, yiğit han.
      Arı: Katışık olmayan, temiz, çiçeklerden bal yapan, iğnesiyle sokan böcek,
      Arıca: Temizce arı gibi
      Arıcan: Temiz kimse
      Arıkan: Saf kan, temiz kan, soylu kan
      Arman: Dürüst ve temiz kişi
      Arın: Temiz arı, saf, katışıksız, tertemiz ol, arılaş
      Arınç: Erinç, huzur, barış
      Arkan: Arı kan, temiz kan, soylu kan
      Arkın: Arkada, geride olan, ağır, yavaş, sakin dingin
      Arkut: Temiz ve uğurlu arı ve kutlu
      Armağan: Birine karşılıksız olarak verilen ödül
      Arman: İstek, amaç, dürüst, temiz insan, arı insan
      Arol: Arı ol, çalışkan ol
      Arslan: Aslan
      Artun: Kendine güvenen, onurlu, ağırbaşlı
      Artunç: Arı tunç, katışıksız tunç
      Aşkın: Çok, fazla, üstün, üzüm bağ ve asmalarında yeni göğeren dallar, dalların ucundaki yapraksız, meyvesiz uzantılar
      Ata: Baba, dede,soyun büyüğü.
      Atabey: Saygıdeğer kimse, Seçuklular döneminde bir ünvan
      Atacan: Hoşgörüsü olan kimse, babacan
      Atahan: Büyük yönetici, ata durumundaki han
      Atak: Atılgan yiğit, yürekli
      Atakan: Atalardan gelen kan
      Atalay: Benim atam
      Ataman: Ata, ata kişi, başkan bağbuğ
      Atıl: İleri doğru fırla
      Atılgan: Güçlüklerden ve tehlikelerden yılmayarak daima ileriye atılan, girişken, tez canlı
      Atınç: “Sevinç” “Övünç” gibi sözcükler örnekleşerek “atmak” eyleminden yapılmış bir sözcük
      Ayaz: Duru ve dingin havada çıkan kuru soğuk, bulutsuz ve Ay ışıklı gecede Çıkan soğuk
      Aybars: Ay gibi güzel, pars gibi yırtıcı, (Hun İmparatoru Attila’nın amcasının adı)
      Ayberk: Ay kadar güzel olan
      Aybora: Ay kadar güzel, fırtına kadar yıkıcı, Ay ve fırtına
      Aydın: Okumuş, bilgili görgülü ve aydınlık kimse, ışıklı, parlak, kutlu, uğurlu, aydınlık, Ay ışığı bulunan gece, Ege Bölgesi’nde bir il
      Ayhan: Oğuzları oluşturan sağ kol Bozokların inadığı üç gök Tanrısından biri ve Oğuz Han’ın oğlu
      Aymete: Ay ve Hun İmparatoru Mete’den oluşmuş bir ad
      Aypolat: Ay gibi güzel ve polat gibi sağlam
      Aytun: Ay ve gece, Aylı gece
      Aytuna: Ay gibi güzel ve Tuna Irmağı gibi görkemli
      Aytunca: Ay gibi güzel ve Tunca Irmağı gibi görkemli
      Aytunç: Ay gibi güzel ve tunç gibi sağlam
      Azrak: Çok az bulunur, değerli

      B
      Bahadır: Yiğit, batur
      Balamir: M.Ö. 475 yıllarında Don Irmağı’nı geçerek Rusya’yı alan, Tuna kıyılarına dek dayanan bir Türk hükümdarı
      Balkır: Işıl ışıl parıldar, ışık saçar
      Baran: Durağanlığı harekete çeviren etken, direnci kıran ya da Direnç doğuran özellik, güç, ulu, yüksek
      Baranalp: Güçlü yiğit
      Baransel: Güçle ilgili, güçlü sel
      Barçın: Süslü ipekli kumaş
      Barın: Güç, baran; Moğol döneminde Orta Asyada’ki büyük Türk boylarından birinin adı
      Barış: Savaştan ya da dargınlıktan sonra, iki yanın uzlaşması, anlaşması
      Barkın: Görmek, gezmek ereğiyle yolculuklar yapan kimse, gezgin
      Barlas: İyi savaşa, savaşçı yiğit
      Bartu: En eski Türk hanlarından birinin adı
      Bartunç: Güçlü tunç
      Başar: Gereken biçimde bitir, yapacağın işte başarıya ulaş
      Başaran: Yapacağı işte başarıya ulaşan, işi gereken biçimde bitiren Ereğine ulaşan
      Başer: Başta gelen kimse, başta gelen er
      Başhan: Hanların başı
      Batı: Güneş’in battığı yön
      Batıbek: Batı beyi
      Batıhan: Batının sultanı, hanı
      Batu: Güçlü, yiğit, alp, güneşin battığı yön
      Batuhan: Bkz. Batuğhan
      Batur: Alp, yiğit, yürekli, bahadır
      Baturalp: Yürekli yiğit, yiğitler yiğidi
      Baturay: Hem yiğit hem Ay gibi olan
      Baybars: Eskiden Türklerin besledikleri bir tür küçük kaplan; çok zengin ve kaplan gibi yiğit Türk Memluk İmparatorluğu’nun dördüncü sultanının adı
      Baybora: Hem zengin hem fırtına gibi
      Bayhan: Zengin han
      Baykal: Yaban atı, Moğolistan’da büyük bir göl, deniz
      Baykam: Sağaltman, sağlığa kavuşturan kimse
      Baykan: Soylu kimse, zengin ve soylu
      Baysal: Kavgası dövüşü olmayan ortamın hali, dirlik düzenlik bolluk durumu
      Baysan: Varlıklı ve ünlü
      Bediz: Açık, belli, görünen. 2.Süs
      Beha: Ender, zor bulunan
      Behir: Deniz
      Beker: Güçlü, kuvvetli
      Bekir: Sabah erken kalkan.
      Bektürk: Türk geleneklerine güçlü bir şekilde bağlı olan
      Bener: Kendisinin koruyucu olduğuna inanan kişi
      Beran: Koç başı
      Berdan: Eşitliği sağlayan kimse
      Berge: İz
      Bergin: Güçlü, kuvvetli
      Berhan: Sağlam, güçlü kan 2.Güçlü komutan
      Berk: Sert, sağlam, katı 2.Yıldırım
      Berkal: Sağlam, güçlü, sert ol
      Berkan: Parıldayış, şakıma
      Berkant: Bozulamaz yemin 2.Sağlam, güçlü 3. Orta Asya’da sıradağlar
      Berkay: Güçlü ve ay gibi
      Berke: Kamçı, kırbaç
      Berker: Güçlü, sağlam erkek
      Berkin: Çok kuvvetli 2.Pekiştirilmiş
      Berkkan: Geçmişi sağlam olan kimse
      Berkman: Kişiliği sağlam olan kimse
      Berksan: Adı, sanı sağlam bilinen
      Berksay: Sert kaya
      Berktan: Tanyeri gibi güzel ve güçlü
      Bertan: Tan yeri gibi güzel ve güçlü kimse
      Bilal: Suyla ıslatan; ıslaklık
      Bilan: Değerli taşlarla süslenmiş kılıç kemeri
      Bilge: Bilgi dağarcığı ile yücelmiş kimse. 2.Göktürk hakanı
      Bilgealp: Bilgili ve cesur kişi
      Bilgekağan: Bilgili ve savaşçı kişi
      Birant: Yemin, tek ant
      Bircan: Yekvücut
      Birkan: Aynı kandan, aynı soydan olan
      Birol: Bir tane olan
      Boğaçhan: Efsaneleşmiş Türk kahramanı. dede Korkut Öykülerinde adı geçen yiğit
      Bolat: Çelik gibi sert
      Bora: Yağmur getiren fırtınalı sert rüzgar
      Borahan: Sert hakan
      Boran: Rüzgar şimsek ve gökgürültüsü ile ortaya çıkan sağanak yağışlı hava olayı
      Buğra: Erkek deve
      Buğrahan: İlk İslam devletlerini kuran Türk hükümdarlarından bazılarına verilen ad
      Bulut: Havadaki su buharının yükselip yoğunlaşmasıyla oluşan su damlacıkları birikintisi
      Burak: Hz. Muhammed’in Miraç’da bindiği atın ismi
      Burhan: Bir şeyi ispat etme aracı, kanıt
      Burkay: Buruk ay
      Büke: Pehlivan 2.Bilgili, zeki kişi 3. Ejderha

      C
      Calp: Güçlü
      Can: İnsanın kendi varlığı, yaşam, birey kişi, ruh, güç kuvvet
      Canberk: Sert kişi, sağlam kişi, canı sağlam
      Caner: Yürekten sevilecek kimse
      Cankat: “Cana can kat katmak”tan buyruk, ailemize can katasın
      Cankut: Kutlu kimse, uğurlu can
      Canpolat: Canı polat gibi sağlam, canlı, çelik gibi kimsel
      Cantekin: Biricik can, can şehzade
      Ceyhun: Orta Asya’da bir ırmak
      Coşku: Olağanüstü bir biçimde kendini gösteren duygu yükselmesi, heyecan

      Ç
      Çaba: Bir işte iyi bir sonuca ulaşmak için harcanan güç
      Çağ: Başı ve sonu belli olan ve bir özellik taşıyan, kimi zaman birkaç
      Çağan: Mutlu gün, bayram
      Çağatay: Cengiz Han’ın oğlu
      Çağdaş: Aynı zamanda yaşayan, çağımıza uygun, çağımıza yaraşır
      Çağıl: Çağ ile ilgili, çakıl
      Çağın: Çağda olan, çağa uyan, çağa uygun, çağın olan
      Çağlar: Çağıl çağıl akar, çağıldar, çağlayarak akar
      Çağlayan: Bir akarsuyun yükseklerden köpürerek düştüğü yer, çavlan
      Çağman: Çağdaş kimse, çağın insanı
      Çağrı: Birini bir yere çağırma işi, çağırma, yırtıcı bir kuş
      Çakır: Doğan ya da atmacaya benzeyen bir avcı kuş, ela gözlü kimse
      Çelik: Su verilip sertleştirilen demir, polat
      Çetin: Istenilen yola getirilmesi, elde edilmesi zor, güç olan, Kolay olmayan, sert, sarp
      Çetinalp: Zorlu ve yiğit, sert yiğit
      Çevik: Kolaylıkla, çabuklukla davranan, hareketleri hızlı, canlı
      Çınar: Boyu otuz metreyi bulan, uzun yıllar yaşayan, geniş yapraklı ağaç
      Çoker: Çok yiğit

      D
      Dalan: Dal gibi olan, dal gibi ince yapılı
      Demir: Yeraltından çıkarılan, türlü iştekullanılan dayanıklı bir maden, bu madenden yapılmış olan
      Demiralp: Demir gibi sağlam yiğit
      Demiray: Demir gibi sağlam ve Ay gibi güzel
      Demircan: Demir gibi sağlam kimse
      Demirhan: Yakut Türklerinden olan Sular arasında tanrı sayılan ve dağ Başlarında oturduğuna inanılan kutsal ruhlardan biri
      Demirkan: Sağlam ve güçlü kan
      Deniz: Yeryüzünün büyük bölümünü kaplayan çok geniş ve tuzlu su
      Denizhan: Ünlü Oğuz Destanı’na göre, Oğuz Han’ın altı çocuğundan En küçüğü, eski Türklerin inanışına göre doğa tanrılarından biri
      Deren: Tırmık da denilen bir tarım aracı; ekini biçip toplayan, derleyen
      Derin: Dibi, yüzeyin ya da ağzından uzak olan, çok içten gelen ve içe işleyen kendi türünde son derecesine ulaşmış, derinliği olan
      Devrim: Kısa zaman içinde gerçekleştirilen ve olumlu yönde önemli niteliksel Değişimlere yol açan haraket
      Dikmen: Koni biçiminde sivri tepe, dağların en yüksek yeri, doruk, dik, Yerdeki orman, yayla, dikilerek oluşturulan ağaçlık, çam ve başka Ağaçların gövdeleri, dik olan yer
      Dilmen: Dil bilen kimse, dilci
      Dinç: Sağlık durumu iyi, güçlü, gücü yerinde, canlı
      Dinçalp: Güçlü yiğit, güçlü ve yiğit
      Dinçer: Güçlü er, güçlü kimse
      Dinçerk: Güçlü kuvvetli kişi
      Dinçtürk: Sağlıklı, sağlam Türk, güçlü Türk
      Diren: Karşı koy, dayan, harmanda sapları yaymaya yarayan, uzun çatallı, ağaçtan yapılmış bir tarım aracı
      Dirlik: Düzen içinde mutlu yaşam, mutluluk, sevinç, iyi geçinme, erinç
      Doğa: Kendiliğinden var olan, canlı, ve cansız nesnelerden oluşan, Kendini sürekli olarak değiştiren varlığın tümü, tabiat
      Doğan: Küçük kuşlarla beslenen, ava alıştırılarak kuş avında kullanılan, Akdoğan, çakırdoğan, aladoğan gibi türleri olan bir kuş, şahin
      Doğanalp: Şahin ve yiğit yiğit kimse
      Doğanay: Ayın ilk günlerinde Ay, yeni Ay (ayın ilk günleri doğan çocuklara verilir
      Doğu: Güneş’in doğduğu yönden
      Doğuer: Doğu yiğidi
      Doğuş: Doğma, doğma biçimi, yaradılış
      Dolun: Dolgun, dolarak biçimi yuvarlaklaşmış, ayın ondördü
      Dolunay: Yuvarlaklaşmış ay, dolgunlaşmış Ay, Ay’ın on dördü Çok güzel kimse, Ay gibi kimse
      Dora: Doruk
      Doruk: Dağların, tepelerin en yüksek noktası, tepe
      Durukan: Temiz kan, saf kan
      Durul: Berraklaş

      E
      Ediz: Değerli, ulu, yüce, yüksek
      Efe: Özellikle Batı Anadolu yiğidi, yiğit, zeybek, ağa, ağabey, kabadayı
      Efekan: Yiğit bir soydan gelen
      Ege: Ulu, büyük, Türkiye ile Yunanistan arasındaki denizin adı
      Egemen: Yönetimini kendi gücüyle, dışardan denetime bağlı kalmadan Sürdüren, üstün, sözünü, geçiren
      Ekin: Tahılın tohum olarak tarlaya atıldığı andan başlayarak harman Oluncaya değin aldığı duruma verilen ad
      Emre: Dost, arkadaş, sevdalı, tutkun, ünlü, Türk ozanı Yunus’un adlarından biri
      Engin: Yüksek olmayan, düzey bakımından düşük, denizin, karasularından Uzakta bulunan geniş bölümü, ucu bucağı görünmeyecek denli geniş
      Eralkan: Al kanlı yiğit
      Eralp: Yiğit erkek, yiğit kimse, yiğitler yiğidi,
      Eraltay: Altay dağlarından gelmiş yiğit
      Eray: Ay gibi yiğit
      Erberk: Sağlam, yiğit, sert yiğit
      Erbuğ: Yiğitler başı, komutan
      Erdağ: Dağ gibi er, dağ gibi yiğit
      Erdem: İyiliksever, acıma, alçakgönüllülük gibi övgüye değer niteliklerin genel adı
      Erdin: Ereğine ulaştın; Tanrı yolunda ermiş duruma geldin, olgunlaştın Yetiştin
      Erdinç: Dinç yiğit
      Erek: Ulaşılmak istenen, ardından koşulan şey, amaç, erişilmek İstenen sonuç
      Erez: Buğday ve arpa tarlalarında yetişen deliceotu da denilen bir bitki
      Ergin: Olmuş, olgunlaşmış yetişmiş
      Ergün: Erken doğan güneş, yumuşak, uysal, sulu sepken, sulu kar
      Erim: Bir şeyin erişebileceği uzaklık, muştu, iyi bir şeye işaret olan durum, sevgi
      Erinç: Mutluluk içinde yaşama, dirlik
      Eriz: Yiğidiz, erkeğiz, er izi, er yolu
      Erk: Yaptırma gücü, güç sözü geçerlilik
      Erke: İşe çevrilebilen güç,
      Erkmen: Güçlü kimse, güçlü erkek, sözü geçen kimse
      Erkut: Uğur getiren yiğit, uğurlu yiğit
      Erman: Er kişi, yiğit kişi
      Erol: Yiğit ol, erkek ol, er ol
      Ersan: Yiğit ünlü, er sanlı
      Ersin: “yiğitsin” “erkeksin” erişsin, ulaşsın, gelişsin, yetişsin, olgunlaşsın
      Ertan: Güneş’in doğma zamanından az önce, şafaktan önce
      Ertaylan: Yiğit ve uzun boylu kimse
      Erte: Sonraki, gün; şafak sökme zamanı; herhangi bir işteki ilk başarı
      Ertekin: Yiğit ve tek, yiğit ve biricik, biricik yiğit, yiğit prens.
      Erten: Erkek tenli
      Ertürk: Yiğit Türk, erkek Türk
      Erün: Yiğit diye tanınan, ünlü yiğit
      Eryiğit: Yiğit erkek
      Esen: Hiçbir sayrılığı, hiçbir sakatlığı olmayan, sağlık ve mutluluk içinde olan sağlıklı
      Esener: Sağlıklı yiğit
      Esentürk: Sağlıklı Türk
      Eser: Yel, sert esen yel; esme işini yapar, esinti olur yel olur
      Esmen: Esen yel gibi kimse
      Eti: M.Ö. 1900-1200 yılları arasında Anadolu’da büyük bir Uygarlık kurmuş olan Orta Asyalı bir ulus
      Evre: Bir olayda birbiri ardınca gelen değişik durumların Her biri, alınan yol aşama
      Evren: Var olan her şey, bütün varlıkların oluşturduğu bütün, kainat, dünya
      Evrim: Ağır ağır ve kendiliğinden olan değişim, kendiliğinden gelişme
      Ezgü: İyi kimse

      F
      Fatih: Fetheden
      Ferdi: Bireysel, tek başına.
      Ferhan: Sevinç, neşe. İyi haber karşısında verilen ödül. Güçlükleri aşıp bir yeri ele geçirme.
      Feridun: Tek başına, eşsiz.
      Ferit: Sıralanmış inci taneleri. Tek başına. Emsalsiz.
      Feyyaz: Berekeli, gür, verimli. Eli açık.
      Fırat: Bir nehir adı. Türkiye’den geçip Basra’ya dökülür.
      Furkan: İyi ile kötü, doğru ile yanlış arasındaki herşeyi gösteren.

      G
      Gediz : Su birikintisi, gölcük, Ege Bölgesi’nde bir akarsu; adını bu akarsudan alan bir ilçe
      Gencer: Delikanlı, genç yiğit bkz. Gençer
      Genç: Yaşı ilerlememiş olan, yaşlı olmayan, canlı, dinç
      Gençalp: Genç yiğit
      Gençer: Delikanlı, genç yiğit
      Geray: Açık maviye yakın, gök rengindeki Ay
      Giray: Uygun, yaraşır, eski Kırım hanlarının ünvanı
      Girgin: Herkesle çabucak ahbaplık, yakınlık kurabilen, sokulgan kimse
      Göğen: Gök, mavi, yeşillik
      Gökalp: Gök gözlü yiğit
      Gökay: Mavi Ay; gökyüzündeki ay
      Gökberk: Mavi ve gözlü ve sert
      Gökdeniz: Mavi deniz
      Göker: Gökyüzünün yiğidi, gök yüzlü erkek, mavi gözlü kimse
      Gökhan: Oğuz Han’ın oğlu
      Gökmen: Mavi gözlü ve sarışın kimse
      Göksagun: Mavi gözlü hekim
      Göksel: Gökyüzüyle ilgili
      Göktan: Mavi şafak, mavi tan
      Göktuna: Mavi Tuna
      Göktunç: Mavi gözlü ve tunç gibi
      Göktürk: 552-745 yılları arasında Orta Asya’da hüküm süren, Bumin Han’ca kurulmuş olan Türk devleti ve bu devletin halkından olan kimse
      Gönen: Mutlu ol, sevin
      Gönenç: Varlık, bolluk, mutluluk, sevinç
      Görkem: Gösteriş, görünüş, gürbüz, iyi gelişmiş, göz alıcı ve gösterişli olma hali, göz alıcılık, gösterişlilik
      Görkmen: Alımlı, yakışıklı yiğit, görkemli erkek
      Güçhan: Çetin han, güçlü han
      Güçkan: Güçlü soydan olan kimse
      Güçlü: Dayanıklı, zorlu, gücü olan, kuvvetli, sözü geçer
      Güçlüer: Dayanıklı, zorlu yiğit, güçlü yiğit, sözü geçer yiğit
      Güçlütürk: Dayanıklı, zorlu Türk, kuvvetli Türk
      Gültekin: Tek gül, biricik gül, gül gibi güzel ve tek, gül şehzadesi
      Gün: Güneş’in yeryüzüne saçtığı ışık, gündüz, güneş
      Günal: Kırmızı Güneş, al Güneş
      Günalp: Güneş gibi ve yiğit
      Günay: Güneş ve ay, güneş gören yer, güney
      Günberk: Güneş gibi yakıcı ve sert
      Günce: Gün’e benzeyen, günü gününe tutulan, anıların yazıldığı defter
      Gündoğan: (Güneş doğarken doğan çocuklara konulan adlardan) Doğan güneş, doğan gün

      H
      Hakan: Eskiden Türk imparatorlarına verilen unvan. Kağan
      Hansoy: Han soylu, bey soyundan gelen
      Heper: Bütünüyle yiğit, hep yiğit, her zaman yiğit
      Hınçal: Öcünü onda koyma, öcünü al, öç al

      I
      Ilgar: Akın
      Ilgaz: Çankırı-Kastamonu arasında, Batı Karadeniz Bölgesi’nin en yüksek dağlar topluluğu
      Işın: Bir ışık kaynağından çıkan ve uzayıp giden ışık çizgisi
      Işıner: Işın saçan yiğit
      Işıt: (Işımak”tan buyruk) ışık ver, aydınlat
      Işıtan: Aydınlatan, ışık veren
      Işkın: Ağaçta yeni sürmüş dal, ince ve taze kal su

      İ
      İçöz : İçi özü olan
      İlbay: Bir ilin, bir obanın yöneticisi
      İlbey: Ülkenin beyi, Orhan Gazi döneminde bir salla Rumeli’ye geçen Türk savaşçılarından, Rumeli de bir çok yeri alan kişi
      İlbilge: Ülkenin, yurdun bilgesi
      İldeniz: Ülkenin, yurdun denizi
      İlkan: İran’da İlhanlılardan sonra kendi adıyla bir devlet kuran Türk
      İlke: (İlk çocuk için) kendisinden vazgeçilmeyecek ana düşünce, Uyulması gereken davranış kuralı
      İlker: (Doğan ilk erkek çocuk için) birinci yiğit, ilk yiğit, ilk erkek
      İlkut: Kutlu ülke, kutlu yurt
      İltan:Ülkenin ışığı
      İltay: Ülkenin yavrusu, çocuğu
      İltekin: Ülkenin şehzadesi
      İlter: Yurdu koruyan, yurdu savunan, yurdu kayıran, ülkesever, yurtsever
      İlteriş: Ülkeyi derleyip topralayan
      İmge: Düş, görüntü, tasarım
      İmre: Dost, arkadaş, ağabey
      İmren: (”İmrenmek”ten buyruk) beğenilen bir şeyin benzerini edinme İsteği, imrenme
      İnal: Güvenilir arkadaş, inanılır kimse, dost, inanca veren, inanılan, şehzade, prens, han
      İrtek: Erken doğan, er doğmuş

      J
      Jerfi : Derinlik

      K
      Kağan: Hanlar hanı, hakan, han, Orta Asya’da eskiden Moğol İmparatorlarına verilen unvan, İmparator
      Kanat: Kuşların ve uçucu böceklerin uçmalarını sağlayan organları
      Kandemir: Sağlam kan, kanı sağlam olan kimse, sağlam demir
      Kaner: Kanlı yiğit
      Kansu: Çerkez Memluk beyi, Çin’de bir il, Memluk Sultanlığının son Çerkez Sultanı
      Kaplan: Hindistan ve Afrika ormanlarında yaşayan, aslan büyüklüğünde, Postu çizgili, kedigillerden yırtıcı, güçlü bir hayvan
      Kapkın: Ansızın yakalayıp alabilen, ısırıp parçalayan, hemen kapan, alan, kapgın, kapan
      Karaca: Geyik türünden, boynuzları küçük ve çatallı bir av hayvanı, Dağ keçisi, yaban keçisi, eti yenen bir kuş, (mecaz olarak)
      Karan: Karanlık
      Kartal: Kızıl kara tüylü, güçlü kıvırcık gagalı, iri ve güçlü, yıryıcı bir kuş
      Kaya: Büyük ve sert taş kütlesi, pek sert
      Kayatürk: Kaya gibi sağlam ve sert Türk
      Kayı: Osmanlıların kökeni olan Oğuz boylarından birinin adı, sağlam, sert, güçlü, sağanak, bora
      Kayıhan: Güçlü kağan, sert han, sağlam han
      Kayra: Tanrı yardımı; Tanrı’dan ya da büyük bir kimseden gelen iyilik, kayırma, yardım, destek
      Keskin: Çok kesici, iyi keser, çok sert, çok etkili
      Kıraç: Su bulunmayan toprak, kurak toprak, verimsiz toprak
      Kıvanç: Mutlu bir olgudan duyulan şey, sevinç öğünç
      Koçer: Koç yiğit, yiğitler yiğidi
      Koçhan: Yiğit kağan
      Konur: Kumral, kestanerengi, açık sarı, boz ile sarı arası, (renk) süslü, çalımlı, kimseyi beğenmeyen, gururlu, kahraman, yiğit
      Konuralp: Yiğitler yiğidi, onurlu yiğit
      Kor: İyice yanarak içine, özüne değin ateş olmuş kömür ya da odun parçası, (mecaz olarak) kıpkırmızı
      Koralp: Kor gibi, kor ateş gibi yiğit
      Koray: Kor gibi kızarmış ay, kıpkırmızı ay
      Korcan: Kor ateş gibi kimse
      Korel: Kor ateş durumuna gelmiş el
      Korer: Kızıl ateş gibi yiğit, kor gibi erkek
      Korkmaz: Hiçbirşeyden çekinmeyen, yiğit, yürekli
      Korkut: Dedem Korkut öykülerinin anlatıcısı sayılan kişinin adından; “korkutmak”tan buyruk
      Köksal: “Yerinden kolayca oynatılamayacak durumda yerleş!”kökünü derinlemesine sal” “kökleş yerleş” anlamında buyruk
      Kubilay: Çin’de “Yu-An” adıyla yeni bir hanedanlık kuran Moğol İmparatoru, Kubilay Han
      Kunt: Sağlam yapılı, sağlıklı, dayanıklı, kalın, sert
      Kunter: Sağlam yapılı yiğit, sert yiğit
      Kurt: Sürülere saldıran, köpek türünden yırtıcı, yabanıl hayvan (mecaz olarak) işini iyi bilen, aldanmaz
      Kurtuluş: Tehlikeli ve kötü bir durumdan kurtulma
      Kutay: Iyilik getiren Ay, uğurlu Ay, kutlu ay, kutlu ve ay gibi
      Kuter: Iyilik getiren yiğit, kutlu yiğit
      Kutlay: Uğurlu Ay, kutlu Ay
      Kutlu: Iyilik, uğur getirdiğine inanılan, uğurlu kutsal
      Kutsal: Tapınılacak ya da uğrunda can verilecek denli sevilen; Dokunulmaması gereken; uğur getirdiğine inanılan Uğurlu, kutlu
      Kutsay: Uğurlu say
      Kuzey: Sağını doğuya, solunu batıya veren bir kimsenin tam karşısına düşen yön

      L
      Lacin: Bir cins şahin - Sarp, yalçın
      Lami: Sert, çatık kaslı veya Aslan
      Lema: Herseye gücü yeten
      Lemi: Becerikli, atılgan
      Levent: Dünya,varlık

      M
      Malkoç: Ünlü bir akıncı soy olan Malkoçoğullarının atası Malkoç Mustafa Bey’in adından
      Meriç: Bulgaristan’dan çıkıp Edirne yakınlarında Arda ve Tunca ile birleştikten sonra Türk-Yunan sınırları boyunca akraka Enez yakınlarında Ege Denizi’ne dökülen ırmak
      Meriçtan: Meriç Irmağı’nın şafağı, Meriç kıyısındaki sabah vakti
      Mert: Sözünün eri; yiğit bahadır, batur
      Merter: Sözünün eri; yiğit
      Mertkal: Her zaman mert olarak yaşa
      Mertol: Sözünün eri ol, yiğit ol
      Mete: Hun Türklerinin büyük hakanı, babası Teoman’ı öldürerek yerine geçti. (M.Ö. 209), otuz beş yıl Hun tahtında kaldı, Oğuz Han olarak da bilinir Moğol Moğolistan halkından. Moğollar Orta Asya’da bir kavimdi; çok eski Çağlarda Türklerle aynı kavimdendi. Cengiz Han’ın kurduğu Moğol İmparatorluğu tarihte ünlüdür.
      Mutlu: Bütün istek ve özlemlerine kavuşmuş olan, mesut
      Müren: Dereden büyük akarsu, çay, ırmak moran

      N
      Nart: Yürekli, yiğit
      Nayman: Sekiz; Batı Moğolistan’da yaşayan ve sekiz oymaktan oluşan Türk Topluluğu
      Nogay: 1280-1299 yılları arasında Tuna ve Dobruca Tarlalarının başı olarak saltanat süren, Hulagu Han’ca öldürülen kişi, Nogay Han
      Noyan: Ordular komutanı, başkomutan, soylu kişi
      Nurkut: Aydınlık sal, ışık ver
      Nursal: Aydınlık Sal, ışık ver
      Nuyan: Soylu kişi, noyan

      O
      Odil: O tatlı dil
      Olca: Savaşta ele geçirilen mal
      Olcay: Rastlantıları düzenlediği, böylece de insanlara iyi ya da kötü durumlar hazırladığı sanılan şey, şans, talih
      Olgaç: Olgunlaşmış, yetişmiş, bilen, bilgili
      Oluş: Olma biçimi, var oluş
      Omay: Beğenilen, sevilen
      Ongu: Onmuş olma durumu, sağlık, mutluluk
      Onur: Kişinin kendi öz saygısı, iç değeri, insanın kendine olan saygısı kibir çalım kurum
      Onuray: Onurlu ve Ay gibi güzel
      Oray: Kent üstüne doğan, Ay, kentli Ay
      Oskay: Neşeli, şen, sevinçli
      Oytun: Kuytu yer, beğenilen, güzel kuytu yer, kendisinde kutsallık bulunan, kutsal

      Ö
      Öcal: Sana yapılan kötülüğün acısını çıkar, öcünü al
      Ödül: İyi bir işe, bir başarıya karşılık olarak verilen armağan
      Öğün: (”Övünmek’ten buyruk) kendi kendini öv, kendi kendini yücelt, övün
      Öğünç: Övünülecek şey, kıvanç, övünç
      Öke: Olağanüstü yetenekleri olan kimse, dahi
      Ökmen: Akıllı, zeki
      Öktem: Yürekli, yiğit, güçlü, görkemli; ünlü
      Ökten: Güçlü, yiğit
      Önal: Önce davran, başa geç
      Önalan: Önce davranan, önde giden, başa geçen
      Öncel: Birine göre kendinden, önce gelen, selef; yol açan, yol gösteren
      Öncü: Önder, yol gösteren, önde giden, bir işte yol açan
      Öncüer: Önde giden yiğit, öncülük eden yiğit
      Önder: Yol gösterici, kılavuz; büyük bir işte, toplumsal bir olguda önde giden, kendine başkalarını uyduran ve onları yöneten kimse, şef, lider
      Önel: Bir işin yapılması için verilen süre
      Öner: Önde gelen yiğit önde giden erkek
      Över: Bir kimsenin ya da bir şeyin iyiliklerini söyleyebilerek onun Değerini belirtir.
      Övgü: Övmek için söylenen güzel söz, övme
      Övün: Kendi kendini öv, kendini yücelt
      Övül: Başkasınca beğenil ve iyiliklerin söylensin
      Övünç: Bir niteliği nedeniyle övünme işi, sevinme, sevinç, kıvanç
      Özay: Özü Ay gibi
      Özbek: Yürekli, doğru, namuslu; Orta Asya’da yaşayan bir Türk boyu, Bu boydan kimse
      Özberk: Özü sert, özü sağlam
      Özcan: Bir kimsenin kendi öz canı olan
      Özdilek: İçten dilenen şey, içsel dilek
      Özdoğa: Özce doğaya benzeyen kimse
      Özel: Yalnız bir tek şeye, bir ereğe ya da kimseye ayrılmış olan; her Vakit görülenden ayrı, alışılmıştan, olağandan ayrı
      Özen: Bir şeyi elden geldiğince iyi yapmaya çalışma, özenme
      Özenç: Bir şeyi elden geldiğince iyi yapmaya çalışma işi, özenme işi, özen
      Özer: Özü yiğit, özce erkek, yiğit
      Özerk: Kendi kendini yöneten
      Özgen: Yapıp ettiklerinden hiç kimseye karşı sorumlu olmayan, özgür
      Özgü: Belli bir şeyde ya da kimsede bulunan, başkasında olmayan
      Özgül: Pözü gül kimse; özellikle bir türle ilgili olan, o türe özgü olan
      Özgün: Hiç kimseye benzemeyen
      Özgür: Başkasının kölesi olmayan, eyleminde kimseye hesap vermeyen, hür
      Özinal: Özü inanç verici
      Özinan: Özü inandırıcı
      Özkan: Soylu kan
      Özler: Göreceği gelir, hasret çeker
      Özmen: Özlü kimse, içten kimse
      Özok: Özü ok gibi doğru kimse, doğru özlü kimse
      Özol: Bir şeyin en güçlü bölümü ol, özü ol
      Özsel: Özü sel gibi olan, kimse; içle ilgili, içsel
      Özsoy: Özü temiz, soylu kimse
      Öztan: Gerçek şafakn
      Öztekin: Biricik kimse, benzeri olmayan kimse; öz şehzade, tam bir şehzade
      Öztuna: Gerçek Tuna Irmağı
      Öztunç: Tunç gibi sağlam kimse, özü tunç
      Öztürk: Gerçek Türk; özü Türk, öz Türk

      P
      Pamir: Orta Asya’da yükseltilerle dolu kütle, yayla
      Par: Çeşme; bahçe, gül bahçesi, alev
      Pars: Etoburlardan, sıcak ülkelerde yaşayan, derisi benekli, Yırtıcı bir hayvan
      Pasin: Eski bir Türk oymağını adı
      Pekcan: Sağlam, dayanıklı can; güçlü can; çok cana yakın
      Peker: Sert yiğit, sağlam, dayanıklı yiğit, sıkı yiğit, çok yiğit, pek yiğit
      Pekin: Kuşkuya yer olmayacak denli kesin
      Pekiner: Pek yiğit, kuşkuya yer olmayacak denli yiğit
      Pekşen: Çok şen
      Perk: Sağlam, güçlü, sert, berk
      Polat: Sertleştirilmiş demir, su verilmiş demir, çelik; çelik gibi sert
      Polatalp: Çelik yiğit
      Polathan: Çelik gibi sert han, çelik kağan
      Polatkan: Çelik kan, sağlam kan
      Pusat: Zırh ve korunma araçlarının genel adı; silah

      R
      Raci: Sezgi, anlayış, dikkat
      Rasin: Beyaz ay,dolunay
      Rasit: Dürüst, güvenilir
      Refik: Yüce,ulu
      Reha: Candan, cana yakın
      Renan: Kızıl kan
      Resat: Kahraman, cesur, savasçi
      Resit: Yigit,cesur
      Rusen: Sabah günes dogarkenki zaman
      Rüçhan: Orta Asya’da Tanri dağı,bir Türk boyu

      S
      Sağcan: Sağlıklı can, sağlıklı kimse
      Sağun: Saygıdeğer, kutsal kimse; hekim, doktor
      Sağlam: Dayanıklı, kolay bozulmaz; yıkılmaz; zarar görmemiş, bozulmamış; güvenilir, dürüst
      Salgır: Akarsu
      Salman: Özgür, hiç kimsenin kölesi olmayan
      Saltuk: Kendi başına bir varlığı olan; Doğu Anadolu’da kurulan
      Sanal: Ün kazan, ünlü ol
      Sanalp: Ünlü yiğit
      Sanberk: Ünü sağlam
      Sancar: Eski Türk adlarından; kısa kama
      Sançar: Sancar
      Saner: Ünlü yiğit, tanınmış kimse
      Sanlı: Çok tanınmış, herkesçe bilinenen, ünlü
      Saran: Çevresini kuşatan, çevreleyen; kollarının arasına alan; hoşa giden, beğenilen Sargın insanı saran, çeken, çekici; sevimli; candan, içten, yürekten, tutkun, istekli
      Sarp: Geçilmesi, çıkılması güç, çok dik
      Sarper: Dikbaşlı yiğit, sarp yiğit
      Sarphan: Sarp kağan
      Saruhan: Sarı kağan, sarı han; Saruhan, Selçuk uçbeylerindendi, Manisa’yı alarak Saruhanlı Beyliği’ni kurmuştu
      Savaş: Birbirine düşman iki ordunun çarpışması, silahlı eylem
      Saygın: Saygı gösterilen, güvenilir olan, saygı gören
      Sayhan: Saygı gösteren kağan
      Sayıl: Kendini saydır, saygı gör, önemsen
      Seçen: Iyiyi kötüden ayıran, seçme işini yapan kimse
      Seçkin: Seçilerek en iyi diye ayrılan; benzerleri arasında göze çarpan; seçilmiş
      Seçkiner: Herkesçe beğenilen yiğit
      Sel: Sürekli yağmurlardan ya da eriyen karlardan oluşarak önüne Gelen herşeyi alıp götüren taşkın su
      Selçuk: Küçük sel; tezcanlı, evecen, hızlı; Selçuklulara adını veren Sultan Selçuk’tan
      Sencer: Halden bilen kimse; kale, hisar; Çağatay hanlarından birinin adı
      Sener: Sen yiğitsin
      Seren: “sermek” eylemini yapan; gemilerde yelken direği
      Sergen: Sergilenmiş olan, sergi; raf
      Sert: Kesilmesi, kırılması, çizilmesi ya da çiğnenmesi güç olan; hoşgörüsüz
      Seyhan: Çukurova’da Adana’dan geçerek Akdeniz’e dökülen büyük ırmak
      Seyhun: Orta Asya’da bir ırmak
      Sezgin: Sezme yeteneği olan kimse, sezici
      Somer: Katışıksız yiğit, tam yiğit
      Sona: Bir tür ördek, suna; artık ondan sonrası olmayan, sona gelen; (mecaz olarak) son çocuk
      Sonay: Artık ondan sonrası olmayan Ay; (mecaz olarak) son çocuk
      Soner: Artık ondan sonrası olmayan yiğit; (mecaz olarak) son erkek Çocuk, son yiğit
      Sorkun: Bir tür söğüt
      Soydan: Soylu, iyi bir soydan gelen
      Soyer: Soyu er, soyu yiğit, soylu yiğit
      Soyhan: Soyu han olan, kağan soylu
      Soykan: Soylu kan
      Soylu: Öteden beri temiz tanınmış, bir aileden olan, soyu temiz olan
      Sökmen: Selçuklular çağında Hasankeyf Artuklu Beyliği’ni kuran
      Sönmez: Sürekli olarak yanar, hiç sönmeden yanar
      Sözen: Iyi ve güzel konuşan kimse
      Sözer: Iyi ve güzel konuşan yiğit; sözünün eri kimse
      Süalp: Asker yiğit
      Süer: Er yiğit, yürekli kişi, asker yiğit
      Sümer: Aşağı Mezopotamya’da bir bölge Sümer ülkesi; M.Ö. 400 Yıllarında bu bölgede devlet kuran bir türk kavmi

      Ş
      Şahin: Küçük kuşlarla beslenen, eğitilerek kuş avında kullanılan, yırtıcı bir kuş sınıfı ve bu sınıftan bir kuş, doğan
      Şahinalp: Şahin gibi yiğit
      Şahiner: Şahin gibi yiğit
      Şan: İyi tanınma, ün
      Şanal: Adın her yanda duyulsun, ünün yaygınlaşsın, iyi ün sahibi ol
      Şanlı: Ünü yaygın, ünlü, iyi ün sahibi
      Şanlıbay: İyi ün sahibi ve varsıl kimse
      Şansal: Adını, şanını her yana duyur, şan ver
      Şanver: Ünün, şanın her yana yayılsın
      Şaylan: Kendini öven, övüngen; neşe saçan, sevinçli; ince, incelikli, nazik
      Şen: Yaşamından memnunluğunu davranışlarıyla gösteren, bunu çevresindekilere de yayan kimse, neşeli
      Şener: Neşeli yiğit, şen yiğit, şen erkek
      Şenol: Her zaman neşeli ol
      Şensoy: Soyu şen kimse, şen soydan
      Şimşek: Çok bulutlu, yağmurlu havalarda, buluttan buluta ya da yere elektrik boşalırken oluşan, kırık çizgi biçimindeki çok yoğun elektrik akımı; (mecaz olarak) çok hızlı kimse
      Şölen: Eğlenmek ya da bir güzel olayı kutlamak için yapı

      T
      Tağalp: Dağ gibi yiğit
      Talas: Yelin kaldırdığı toz; kasırga, fırtına
      Talay: Dal gibi ince, Ay gibi güzel; çok büyük göl, deniz
      Talaz: Dalga, kasırga, fırtına.bkz. Talas
      Talu: İyi, güzel, seçilmiş, seçkin
      Tamar: Bkz. Damar
      Tamay: Dolunay, ay’ın dolgun durumu
      Tamer: Bütünüyle yiğit, tam yiğit
      Tamerk: Tam güçlü, özerk
      Tan: Güneş’in doğmasından önceki zaman, şafak
      Tanalp: Şafak gibi aydınlık ve yiğit; şafak yiğidi
      Tanay: Şafak kızıllığının Ay’ı, şafak vaktinin Ay’ı
      Tanberk: Şafak gibi aydınlık ve sağlam kimse
      Tanbey: Şafak beyi, şafak vaktinin beyi
      Taner: Şafak gibi aydınlık ve yiğit; şafak yiğidi
      Tanerk: Şafak gücü; güçlü şafak
      Tangör: Şafağın doğuşunu gör
      Tanıl: Herkesçe bilin, ünlen, tanın
      Tanju: Yücelik, ululuk, Çinlilerin Türk hakanlarına verdiği unvan, Kağan, hakan, hükümdar. Bkz Tanyu
      Tankut: Uğurlu şafak vakti; şafak uğuru; kutlu şafak
      Tansel: Şafak vaktinin seli
      Tansoy: Şafak gibi güzel soydan kimse
      Tansu: Şaşkınlık verecek denli güzel şe, olağanüstü şey, insanları Hayran eden ve doğaüstü sayılan olay, mucize
      Tanyel: Şafak vaktinin yeli
      Tanyer: Şafağın doğduğu yer
      Taran: Tarla, geniş toprak, geniş yer
      Tarhan: Soylu kimse, bey varsıl kimse
      Tarkan: Eskiden bey, vezir gibi kullanılmış bir san; saygıdeğer kimse; Dağılmış bir durumda olan, karmakarışık, dağınık
      Taşan: Yükselerek bulunduğu yerin kıyısından aşan, kabına sığmayan
      Taşar: Kabına sığmaz, coşar, coşkun
      Taşkın: Taşmış bir durumda olan, coşkun; su baskını
      Taylan: Uzun boylu ve yakışıklı kimse
      Tekant: Tek yemin
      Tekay: Biricik Ay,
      Tekin: Bir tane, biricik, bir benzeri daha olmayan; beyoğlu, yiğit şehzade
      Teoman: Hun İmparatoru Mete’nin, yani Oğuz Han’ın babası
      Tınaz: Ot ya da saman yığını; ekin yığını, yığı
      Timuçin: Büyük Moğol İmaparatorluğu’nun kurucusu Cengiz’in asıl adı
      Timur: Demir; Timurlenk, aksak timur da denilen ünlü Türk-Moğol İmparatoru, yıldırım Beyazıt’ tutsak eden kimse
      Tokcan: Doymuş kimse
      Toker: Gözü gönlü tok yiğit
      Tolga: Savaşta askerlerin başlarına giydikleri demirden yapılmış koruyucu başlık
      Tolonay: Dolunay, Ay’ın on dördündeki durumu
      Tolun: Dolgun, dolun, bedir
      Tonguç: Ilk çocuk; çocuk
      Toprak: Toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla çürümüş organik Cisimlerden oluşan ve üzerindeki bütün canlılara yaşama ortamı sağlayan madde; kara; ülke, yurt; topraktan yapılmış
      Toros: Anadolu’nun güneyinde, Akdeniz boyunca uzanan ünlü sıradağ
      Toygar: çayırkuşu, tarlakuşu, torgay, turgay
      Tuna: Karaormanlardan doğup Karadeniz’e dökülen, Abrupa’nın Volga’dan sonra en uzun ırmağı
      Tunacan: Sevgili Tuna, can Tuna
      Tuncel: Tunçtan yapılmış el
      Tuncer: Tunçtan yiğit, tunç gibi sağlam yiğit
      Tunç: Bakır, çinko ve kalayın karışımından oluşan, pirince Benzeyen koyu kızıl alaşım
      Tunga: Alper Tunga adlı söylence yiğidinin adından biri; yiğit, güçlü; Kaplan türünden yırtıcı bir hayvan
      Tutku: Bir şeye karşı duyulan aşırı istek eğilim
      Türkcan: Can türk, sevgili Türk
      Türker: Yiğit Türk, er Türk
      Türkmen: Oğuz Türklerinin bir kolu ve bu koldan olan kimse

      U
      Uca: Ulu, yüce, yüksek, erişilmez
      Uğur: İnsana iyilik getirdiğine inanılan doğaüstü güç ya da bir iyiliğin muştucusu sayılan herhangi bir belirti; iyilik kaynağı olan şey
      Uğuralp: Uğurlu yiğit
      Ulaş: (”Varmak, ardından koşup yetişmek” anlamına gelen “ulaşmak”tan Buyruk) yetiş, eriş
      Ulu: Çok büyük erdemleri olan, yüce; erişilmez derecede yüksek ve büyük;
      Ulualp: Yüce yiğit, ulu yiğit
      Ulubay: Yüce ve zengin kimse
      Uluhan: Yüce kağan
      Umay: Hint Okyanusu adalarında bulunan güvercin büyüklüğünde Zümrüt yeşili kanatları olan, kemikle beslenen, üzerinde Uçtuğu kişiye zenginlik ve mutluluk getireceğine inanılan masal kuşu, devlet kuşu, devlet kuşu; tanrıça
      Umut: Ummaktan doğan iç erinci, umulan şey, ümit
      Ural: Asya’da bir sıradağ; bu sıradağlardan çıkıp Hazer Denizi’ne dökülen bir ırmak
      Utkan: Ateşli kan, od kan
      Utku: Birçok emek ve çekinceli uğraşmalar sonucu erişilen mutlu sonuç, yengi, zafer
      Uygar: Uygarlığın olanaklarından yararlanan ya da böyle olanakları olan bir ülkede yaşayan
      Uygur: VII. Yüzyılda Orta Asya’da büyük bir devlet ve uygarlık kurmuş olan Türk ulusu ve bu ulustan olan kimse
      Uysal: Yumuşak başlı, söz dinler, söz anlar, uyar
      Uzay: Bütün varlıkları her yandan kaplayan sonsuz boşluk
      Uzel: Usta el, becerikli el, işe yatkın el
      Uzer: Becerikli yiğit

      Ü
      Üçer: Üç yiğit
      Ülgen: Ulu, yüce, yüksek, sağlam; iyilik tanrısı
      Ülkü: Kişiyi umut içinde yaşatan, ulaşılmaya çalışılan yüce dilek, amaç, erek
      Ünal: Ad sahibi ol, ünlen, tanın
      Ünalan: Ad sahibi olan, ünlenmiş kişi, ünü olan kimse, iyi ad sahibi
      Ünalp: Ünlü yiğit
      Ünay: Ünlü ve ay gibi kimse, ünü olan Ay
      Üner: Ünlü yiğit
      Ünlü: Herkesçe tanınan, ün salmış olan, tanınmış
      Ünol: Şan ol, ünlü ol
      Ünsal: Her yana adını duyur
      Ünver: Her yana adını duyur, çok tanınmış biri ol, ünlen
      Ürkmez: Korkmaz
      Ürün: Doğadan elde edilen yararlı şey

      V
      Varan: Giden, varan
      Varlık: Var olan her şey; önemli, yararlı, değerli şey; var oluş; para Mal, mülk ve genel olarak zenginlik Varol her zaman yaşa
      Vural: Vurarak al, vurup al.
      Vurgun: Vurulmuş çok sevmiş kimse, tutkun

      Y
      Yağan: Yağış
      Yağız: Koyu buğday rengi, esmer
      Yağızalp: Esmer, yiğit, karayağız yiğit
      Yalaz: Ateş dili, ateşin her yana uzanan dili, yalım, alaz
      Yalazalp: Yalımlı yiğit, yalım gibi yiğit
      Yalçın: Düz, çıplak ve dik; düz, kaygan, sarp, dik
      Yalçıner: Sarp yiğit, dik yiğit
      Yalgın: Ilgım, serap; aşı kalemi almaya ve aşılamaya elverişli ağaç, çiçek
      Yalım: Ateşin dili, alaz, yalaz, yalaza, alev
      Yalın: Çıplak; içine başka şey katılmamış, sade; gösterişsiz, süssüz
      Yalınalp: Katışıksız yiğit, sade yiğit
      Yalkın: Yalnız, tek, tek başına; ince, zayıf
      Yalman: Düz, çıplak ve yassı taş; mızrak ucu; dik, sarp, yalçın
      Yamaç: Dağın eğik yüzeyi, eğik yanı, bayır; karşı
      Yaman: İşbilir, kurnaz, becerikli
      Yankı: Sesin bir yere çarparak dönmesiyle duyulan ikinci ses
      Yavuz: Çok sert, yaman, yürekli, korkusuz
      Yavuzalp: Korkusuz yiğit, yaman yiğit
      Yenal: Yenerek al
      Yener: Oyun, yarış, savaş gibi şeylerde karşısındakine üstün gelir
      Yengi: Üstün gelme, yenme, utku, zafer
      Yetkin: Yetişkin, olgunlaşmış, erişmiş
      Yıldıralp: Korkutan yiğit, yıldıran yiğit
      Yıldıray: Parıldayan Ay, ışık saçan Ay
      Yıldırım: Büyük bir ışıkla gürültü çıkararak hava ile yer arasında olan elektrik Boşalması, şimşek; Osmanlı İmparatoru Yıldırım Beyazıt’ın adından
      Yiğit: Güçlü ve yürekli; delikanlı, genç, genç adam
      Yiğitalp: Yiğitler yiğidi, erler eri
      Yiğitcan: Güçlü ve yürekli kimse
      Yöntem: Bir işte tutulacak yol, ereğe ulaşmak için tutulacak özenli yol
      Yurdakul: Yurda hizmet eden, yurda kul olan kimse
      Yüce: Yüksek, büyük, erişimez, ulu
      Yücel: Yüce bir duruma gel, yüceleş, büyüdükçe büyü, yükseldikçe yüksel, Büyük ol, ulu ol
      Yüksel: Yükseklere çık, yücel; ilerle

      Z
      Zobu: Itiyarı, delikanlı; hovarda
      Zorlu: Güçlü; tuttuğunu koparan

    • Yorum Ekle
    • Paylas    
Köşelik
  • << Geri  [1] İleri >>
Köşelik
Köşelik
Köşelik
Köşelik
Köşelik
Köşelik
Köşelik
Köşelik
Köşelik
Köşelik
  • Son Yorumlar
  • Tıpkı sevilmeyen bir öğretmen gibiydi kalbim. Parmak kaldıranlara inat, hep dersten anlamayanları seçti.
  • Gönderen : melisa

  • 1905'te doğdu aşkımız sarı-kırmızı akar kanımız cimbom feda olsun sana canımız ölene kadar hep yanındayız
  • Gönderen : mery

  • guzel
  • Gönderen :

  • bunu yaşayan bilir
  • Gönderen : nur

  • vaybeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee
  • Gönderen :

  • ha hooooooo
  • Gönderen :

  • çok güzel bir şarkı bütün gün bunu dinledimmmm ve artık favori şarkım buuuuuuu
  • Gönderen : melis

  • küçük insanlarla büyük işim olmaz benim
  • Gönderen :

  • çok güzel
  • Gönderen :

  • Dostlarım icin bir kez daha:))
  • Gönderen : Mısra Yıldız

  • Dostlarım icin bir kez daha:))
  • Gönderen : Mısra Yıldız

  • çok doğru
  • Gönderen : ela

  • oooooooooooo
  • Gönderen : ela

  • Süper bir şarkı yaaaaaaa
  • Gönderen : Süper kız

  • fena
  • Gönderen : cixx

Köşelik
gonder
güzel sözler Sitenin tüm haklari saklidir