Bencillik, insanın istediği gibi yaşaması değil, başkalarını kendi istediği şekilde yaşamaya zorlamasıdır.
Göz doktoruna giden bir hasta çürük raporu almak istemiştir.Doktor ışıklı harfleri göstererek:
-Bu harfi okuyunuz, der.Hasta:
-Hangi harfi? diye sorar.Doktor:
Canım şu duvardaki tabelanın üstünde yazılı olanı.
-Aa doktor bey, yoksa orada duvarda mı var?demiş.
Okula yeni gelen ogretmen ilk dersinde ogrencilere ilginc
bir cagrida bulunmus:
- Kendini geri zekali hisseden varsa ayaga kalksin...
Sinifta cit yok. Nihayet biri kalkmis:
- Sen kendini geri zekali mi hissediyorsun?
- Hayir, demis cocuk, ama sizin tek basina ayakta kalmaniza gonlum razi
olmadi da...
Kizin babasi erkek çocugun babasi ile konusmaktadir:
- Sizin oglan bizim duvara isemis.
- Çocuktur, ne olur ki?
- Iyi ama, çisiyle bizim kizin adini yazmis.
- Demek ki, bizim oglan senin kizi seviyor.
Kizin babasi hiddetlenerek:
- Iyi ama birader, yazi bizim kizin el yazisi.
Küçük Ayhan`la Mine konuşuyorlardı :
-Nehirler nereye dökülür.
-Denize, tabii.
-Hepsi mi?
-Evet.
-Öyleyse deniz neden taşmıyor?
-Tabii taşmaz.Denizin dibi sünger dolu.Suyu onlar çekiyor..
Alican çok terbiyesiz bir çocukmus.
Bir gün annesinin misafirleri konken oynamaya gelmisler.Oglunun yanlis hareketlerde bulunacagindan korkan annesi misafirlere Alican terbiyesiz bir laf ederse kalkip gidiyormus gibi yapin belki utanir demis. Misafirler tamam deyip oyuna basladiklari sirada Alican içeri dalarak "Anne anne limana bir gemi yanasti içinde bir sürü abaza denizci var, etrafta kari ariyorlar demis. Bunun üzerine kadinlar ayaga kalkip gidermis gibi yapmislar. Bu sirada Alican atilmis "Oturun oturun, acele etmeyin, daha bir hafta buradalar"
Öğretmen sınıfa geç gelen öğreciye sordu :
- Neden geç geldin oğlum ?
- Bizim ineği damızlık boğaya götürdüm hocam. Öğretmen biraz kızararak :
- O işi baban yapamazmıydı?
Çocuk bu soruya gülerek :
- Belki yapabilirdi hocam ama bizim inek boğalardan daha çok hoşlanıyor.
Çocuk, okuldan bir gözü şiş olarak dönünce, annesi telaşlandı :
-Oğlum ne oldu gözüne? Düştün mü yoksa?
-Hayır düşmedim.Arkadaşım Hakan`la dövüştük.Ben de yarın onun gözünü şişireceğim!
Annesi yatıştırmaya çalıştı :
-Sakın ha! Dövüşmek iyi birşey değil.Ben sana yarın pasta çörek vereyim.Arkadaşına da ver, barışın.Güzel güzel oynayın olmaz mı?
-Olur anneciğim, barışırız.
Ertesi gün, çocuk öteki gözü de şişmiş olarak döndü. Annesi merakla sordu:
-Yine ne oldu?
-Arkadaşım yaptı, daha çok pasta, çörek istiyor!
Cocuk babasina:
- "Babacigim,annem ile nasil evlendin?"
Adam esine donuyor:
- "Goruyor musun, cocuk bile anlam veremiyor."
Kucuk kiz sinifta Fen Bilgisi dersinde birden parmak kaldiriverdi: "Ogretmenim ben bisey sormak istiyorum!!" "Evet seni dinliyoruz..?" "Benim anneannemin bebegi olur mu???" Ogretmen tabi cok sasirmis ama "anneanneler bebek yapmak icin biraz yaslidirlar" diye gülumsemis.. Bizim bidik yine sormus: "Peki annemin bebegi olur mu??" Ogretmen cevaplamis: "Annelerin bebegi olur ama yaslari ilerledikce bebekleri olma ihtimali de azalir" Derken kucuk kiz "Peki ogretmenim.."demis.. "ya benim bebegim olurmu??" Ogretmen gulmus: "Canim senin yasin daha cok kucuk, olur mu oyle sey??" Bunun uzerine arka siralardan erkek cocuklardan biri bagirmis: "BAAAAAK!!! BEN SANA BISEY OLMAZ DEMEMIS MIYDIM".
Bir gün meraklı çocuk annesine ve babasına sorar "Anne ben nasıl oldum?"
Aile hafiften telaşa kapılır, olayı çocuğa nasıl anlatacakları hakkında.
Ama baba hiç bozuntuya vermeden der ki "Biz annenle bir akşam yastığımızın altına iki küp şeker koyduk, sabahına sen oldun"
Bunun üzerine akşam çocuk yastığının altına iki küp şeker koymuş. Sabah kalktığında görmüş ki şekerlerin üstü bir sürü karınca ile dolu... Tam elini kaldırmış, vuracakmış ki, duraksayarak kendi kendine "Baba yüreği işte, kıyamıyor insan" diye iç geçirmiş...
bir gün çocuk basından para alması için kahveye babasının yanına gitmiş.
babası oğlum bugün maaşımı aldım demiş.
cocuk babasına
elini aç demiş baş parmağınla işaret parmağını üst üste koy demiş ve birbirinin üzerinde sürüt demiş.
babası paramı istiyon demiş.
evet demiş.
o zaman elini aç yala bakim oğlum yala...
demiş.
Birgün ali,dursun ve ömer bir uçağa binmişler. alinin elinde muz dursunun elinde domates ömerin elinde ise bomba varmış. ali bir süre sonra açıkmış. elindeki muzu yemiş ve kabuğunu aşağıya atmış. oradan geçen birinin ayağı kayıp düşmüş ve ağlamış. oradaki insanlar neden ağladığını sormuş. adam:'biri muzun kabuğunu attı ve kaydım, düştüm ağliyam'demiş. ve sonrada dursun açıkmış domatesini yemiş ve kabuğunu aşağıya atmış oradan ugeçen adam yine düşmüş. adamlar neden düştüğünü sormuşlar ve adam:'biri domates kabuğunu yere attı bende kaydım, düştüm, ağliyam'demiş. bu seferde ömer elindeki bombayı aşagıya atmış ve o sırada adam bir fıs etmiş bütün evler yıkılmış. o sırada adam gülmüş,gülmüş oradaki adamlar neden güldüğünü sormuşlar ve adam:'Bir fıs attım evler yıkıldı'demiş.
birgün ali annesinden 500 kuruş ister annesi 500 kuruşu ne yapacaksın diye sorar ali bir yaşlı adama verecem der annesi nerdeymiş bu yaslı adam der ali de şu kosode dondurma satan adam diye cevap verır