Yağmur duasına çıkmadan önce meteorolojinin kayıtlarını karıştırmak her zaman faydalıdır.
Şunu resimleyin. Beraber harika bir gece geçirdikten sonra partnerinizle yan yana yatakta uzanıyorsunuz ve birbirinize daha bağlanmış hissediyorsunuz. Bu çekim öncesi sahneyi bozabilecek tek şey bunun ne kadar hoş olduğundan konuşmaktır. Ancak tam da kulağına “Sen ne düşünüyorsun?” diye fısıldadığınızda durun. Neden? Tam da partnerinizdeki neler oluyor bakışını önlemek için.
Yalnız değilsiniz. İlişkilere gelince, birçok kadın erkeklerin ne düşündüğünü merak eder. Sırlar ilişkileri yıkabilecek kadar kuvvetli düşmanlar kabul edilir. Ancak hiçbir şey gerçekten daha uzak olamaz. Aslında, her partnerin kendi özel dünyasının olması çok önemli, düşünceleri, duyguları, sınırları, sadece ve sadece ona ait olacak şeyler, başkasına değil. Yani iyi niyetli bir kadın ne yapar? Nerede fazla dokunulmamış başlık varsa onları okur. Eğer şu 5 soru hiç dudaklarınızdan ayrılmıyorsa eşinizin kulağında sadece müzik olabilir? Bakın:
1) Başka kadınlardan hoşlanıyor musun?
Bunu merak etmeyin. Bazı kadınlar bunu sürekli sorar. Başka kadınlara bakmayan ve etkilenmeyen erkek ya çok yaşlıdır, yorgundur ya da yalan söylüyordur. Eğer bir erkek bunu gizli yapıyor, diğer kimselere bunu göstermiyor ya da bunu yaparken kendinizi güvensiz ve diğer kadınlarla yarış halinde hissetmenize neden olmuyorsa bunun yanlış bir tarafı yok. Başkalarına bakması ve diğerlerine cevap vermesi sizi arzulanılır bulmadığı ya da sizi başkalarıyla karşılaştırdığı anlamına gelmez. Çoğu erkek kadınlara bakarak cinselliklerini ve fantezilerini güçlendirir. Bunun hakkında konuşmasını isterseniz sadece kendinizi sinirlendirmekle kalmazsınız aynı zamanda onu utandırırsınız da. Doğal olarak yapacaklarını sansürsüz yapamaz hisseder. Size olan aşkının tadını çıkarın ve onu yalnız bırakın.
2) Eski ilişkilerinde ne oldu?
Bazı kadınlar erkeklerinin geçmişinde olup biteni öğrenmeye takıntılıdır. Eski kız arkadaş ya da eşlerle boy ölçüşebilip ölçüşemeyeceklerini öğrenmek isterler, şimdi eskisi kadar mutlu olup olmadığını ve bir kalp acısının gerçekten dinip dinmediğini. Bu konulardan hiç birini açmaya gerek yoktur.
Özellikle eski ilişkisinde neyin kötü gittiğini öğrenmek isteyebilirsiniz. Unutmayın, eskiden farklı bir adam olmuş olabilir, hatalarından ders almıştır. Eski hatalarını ona karşı kullanmaya kalkmayın çünkü muhtemelen bunları hatırlamak istemeyecektir. Onu kötü bir şekilde tanımanızı istemez. Sizinle olduğu gibi kendini iyi hissetmesine izin verin ve diğer partnerleri ile olan eski anıları deşmeyin. Eskiyi eskide bıraktığınızda, durduğu yerde duracaktır.
3) İlişkimizin nereye (ve nasıl) gittiğini düşünüyorsun?
Çoğu kadın ilişki sohbetlerine dalmadan duramaz. Genel olarak erkeklerinin ilişki hakkında ne hissettiklerini bilmek isterler, bu yüzden detayları öğrenmek için soru sorarlar. Sorun şu ki bu tip konuşmalar erkekleri rahatsız eder. Bu soru oldukça geniştir ve adam aslında ne sorduğunuzu anlamayabilir. Örneğin, bu evliliği tartışmak için bir ön soru mudur yoksa sadece sizinle olan ilişkisinden memnun olup olmadığını mı öğrenmek istiyorsunuz?
Tabii ki erkeklerin ilişkilerin nereye gittiği hakkında fikirleri vardır, aynı kadınlar gibi. Asıl problem böyle ağır bir konu açtığınızda, bazı erkekler verdikleri cevaba göre bunun onları içten ve rahatsız bir konuşmaya götürebilecek olmasından korkarlar. Yargılanıyor ya da eleştiriliyorlar gibi hissedebilirler ve bu çok sık olur. Sürüklenip gitmelerine neden olur. Bütün beklentilerinizi bir tek konuşmaya sıkıştırmak yerine ilişkinizde iletişimi her zaman açık tutmaya çalışın. Böylece her ikiniz de duygularınızı istediğiniz gibi söyleyebilir ve doğal olarak dinlenmesini ve yerine getirilmesini sağlayabilirsiniz.
4) Ne düşünüyorsun? (Genellikle yatakta)
Bazı kadınlar erkeklerinin yatakta sadece kendilerini düşündülerinden emin olmak isterler ama bu bir erkek için çok karışık bir sorudur. Sizi sevse ve sizinle çok mutlu olsa bile seks sırasnda başkalarıyla ilgili fanteziler kurmak bir erkek için çok normaldir. Bu orda sizinle beraber olmadığı anlamına da gelmez. Bu sadece onun kendini farklı şekillerde tatmin etme şeklidir.
Onları sizinle paylaşmak istemiyorsa sakın gizli fantezilerinden bahsetmeyin. Eğer o bahsetmiyorsa, muhtemelen kendini eleştirilmiş, suçlu ve belki de kısıtlanmış hissediyordur. Öte yandan, eğer fantezilerini paylaşmak isterse de bu sakıncalı olabilir. Aklından geçenleri sindirebileceğinize ve bunları düşünmesinin sizinle ilgilenmediği demek olmadığına kendinizi hazırlayın. Bunları duymamak istemeniz tamamen kabul edilir. Sadece ona isteklerinizi kibarca söyleyin.
5) Arkadaşlarınlayken benimle olduğundan daha mı çok eğleniyorsun?
Birçok kadın partnerlerinin ilgisi ve dışarıda başkaları ile geçirdiği vakit konusunda takıntılıdır. Özellikle de dışarıda erkek arkadaşlarla geçirilen geceler için. Partnerlerinin sevgisini bir kanıtı olarak kadınlar her türlü etkinliğe dahil edilmek isterler. Ve bir erkek arkadaşlarıyla dışarıdaysa, onlara kendileriyle daha iyi zaman geçirdiklerini gizlice söyletebilmek için bu soruyu sorarlar. Bazı kadınlar erkek ailesi ile beraber olduğunda bile tehdit altında olduklarını düşünürler.
Aslında, erkeğiniz erkekçe takılmaya ihtiyaç duyar ve sizi ne kadar sevdiği önemli değildir. Onu gerçekten sevmek onun kendi gibi olmasına, bütün ihtiyaçlarını gidermesine izin vermektir. Sizi ne kadar severse sevsin hayatında başkalarına da ihtiyaç duyar. Ne kadar tatmin olursa, size o kadar verecek şeyi olur O yüzden arkadaşlarıyla zaman geçirmesine izizn verin. Detayları sorgulamayın. Sağlıklı bir ilişkinin iyi yanı ikinizin de duygularına güvenmesi ve kimle olursa olsun ve ne yaparsa yapsın diğerini mutlu görmek istemesidir.
Samantha Daniels
Bir çok kadın gibi iseniz siz de aşk hayatınızla ilgili tavsiyeler almak için arkadaşlarınıza süregelen hatta sonsuz bir güven duyuyorsunuz. Ancak insanları hayat boyu beraber olmaları için birleştiren birinin tavsiyeleri daha iyi olmaz mıydı? Bayanlar, Samantha sizin için burda. Profesyonel çöpçatan olarak kariyerini sağlamlaştırdı ve Çöpçatma kitabı : Bir modern çöpçatanın günlüğü’nde sergilediği karakterle Aşk Tanrısı olarak hayat verdi.
Öyleyse yerinizde oturup aşkla ilgili bütün sorunlarınıza çözüm arayacağınıza, bir seferliğine Daniels’ın 25 aklınızda tutmanız gereken şeyini dinleyin.
1. Randevu da “öyle olması gereken” yoktur.
2. Özürler sizi hiçbir yere getirmez. Eğer birisiyle buluşmak istiyorsanız, aktif olmalısınız ve birileriyle buluşmaya çalışmalısınız.
3. Arkadaşlarınızı değerlendirin ve karşı cinsle buluşma şansınızı arttırdıklarından emin olun, azalttıklarından değil. Beraber sosyalleştiğiniz arkadaşlarınızın olması kadar beraber sinemaya gidip maç seyrettiğiniz arkadaşlarınızın olması iyidir.
4. Erkekler paraları üzerine kadınlar da görünümleri üzerine spekülasyon yaparlar. Bu randevunun özüdür. Bunu anladıysanız, kullanın!
5. Ancak iyi görünüyorsunuz demek her zaman ikinci bir randevu olacağı anlamına gelmez. Çekici olduğu kadar yakın ve kişisel olmaya da çalışın.
6. Eğer bir değişmeye çalışmayan işkolik ben merkezci bir pislikle çıkıyorsanız, işkolik ben merkezci bir pislikle evleneceksiniz demektir.
7. Bütün bekarla randevularda kötüdür. Yalnız değilsiniz.
8. Bir çok zaman, ilk buluşmada seks beklemeyin, küçük bir zevk dışında. (ve vibratör bu yüzden var.) Sakın yapmayın.
9. Erkekler kendilerine bir kardeşi ya da aile üyesini hatırlatan kimselerle çıkar, genel tiplerine benzemese de.
10. En yakın erkek başka bir kadınla evlendiğinde en yakınınız olacak ve ondan hoşlanıyorsanız, devam edin, arkadaşlığı korumayı düşünmeyin.
11. Randevularınızı randevuda test etmeyin. Burası okul değil.
12. Randevunuzda kendiniz eleştirmeyin. Siz kendinizi sevmezseniz birisi sizi nasıl sevecek?
13. Karasızlık büyük bir zaaftır. Eğer bir kişi için karar veremiyorsanız bütün aile için nasıl karar vereceksiniz?
14. Güzel ve seksi kadınlar bile randevulardan önce sinirli olurlar.
15. Eğer garsonlara kaba davranıyorsanız, buluştuğunuz kişi kendisine kaba davranmanızın an meselesi olduğunu düşünecektir.
16. Boy özelliklerinin çıktığınız adamı belirlemesinden vazgeçmelisiniz eğer yakışıklı prensiniz uzun değilse ne olmuş?
17. Ciddi tek eşliler oyunculardan daha kötü olabilir çünkü bağlılık istekleri nedeniyle sizi gerçek bir ilişkiden sizden ayrılmaya getireceklerdir.
18. Davet edildiniz, gidin, büyükannem bana öyle öğretti.
19. Genelde bir kimsenin sizin için uzun vadede doğru insan olduğuna karar vermeniz 3 ya da 4 mevsim alır.
20. Eğer bir erkekte aradıklarınız yüzde 85 ini karşılıyorsa, sakın durmayın. Daha iyisini bulamayabilirisiniz.
21. Eğer sürekli daha iyi ve daha büyüğü arıyorsanız karşınızda duran adamı kaçırabilirsiniz.
22. Aşktan asla vazgeçmeyin.
23. Kadınlar erkelere takmaya bayılır. Yarım düzine arkadaşlarınız arayıp aynı hikayeyi anlayamaya ve arada da tekrar anlatmaya bayılırlar. Böyle bir yorum duyuncaya kadar bunu sürdürürler.
24. Eğer hayatınızda değişiklik yapmazsanız hiçbir şey değişmez.
25. Bir kere birine aşık olduğunuzda ne kadar çok “olmazsa olmaz”ın pencereden uçup gittiğine şaşıracaksınız.
Eğer sevdiğiniz erkeğin yalan söylediğini anlamak istiyorsanız dikkat etmeniz gereken noktaların birkaçı şöyle:
Sizinle konuşurken yüzünüze dokunuyorsa, gülümsüyorsa, gözlerini kaçırıyorsa, yüz kasları titremeye başladıysa, kollarını çaprazlama tutuyorsa ya da konuşma anında bacak bacak üstüne atarsa, gözbebekleri küçüldüyse, “Evet” cevabı verirken başını “Hayır” anlamında iki yana sallarsa, ellerini saklarsa, kelimeleri yanlış söyleyip tutuk konuşuyorsa, bilin ki size yalan söylüyor!
1- Telefonda erkek ismiyle kayıtlı kızlar
Erkekler artık uyandı. Önceden sevgililerinin telefonlarını cep telefonlarına kaydetmez, ceplerine herhangi bir yere isimsiz not düşerlerdi. Şimdi durum farklı… Onlar şimdi görüştükleri diğer kızların adını erkek isimleriyle kaydedip, sorunu geçiştiriyorlar.
2- Sevgiliye ikinci bir telefon hattı
Ayrıca şimdi erkekler telefondan dolayı yakalanmamak için, sevgiliye ve kendisine ikinci bir telefon hattı alıp dilediklerince görüşüyorlar. Bu durumda yakalamak biraz zor. O hattı bilmediğiniz müddetçe tabii… Ancak ikinci bir telefonu varsa, onu saklaması biraz zor olabilir.
3- Sürekli özür diliyorsa
Size bir tatlı sözü çok gören erkeğiniz, süt dökmüş kedi gibi yanınızdan ayrılmıyorsa, bilin ki bu işin içinde bir iş var. Durumu çakmayasınız diye yapmadığı numaralar kalmayan erkeğiniz, hiç beklemediğiniz bir anda elinde çiçeklerle geliyorsa, sizi yemeğe götürüyorsa ya da ani sürprizler yapıyorsa dikkat edin.
4- Sık sık hediye alıyorsa
Daha önce sizi hiç düşünmeyen partneriniz birden sizi hediyelere boğmaya başladıysa, dikkat! Suçluluk duygusu adama birçok şey yaptırır çünkü. Tabii kadınına böylesine hoş sürprizler yapan her erkek aldatıyor diyemeyiz ancak, kilit noktanın sezgileriniz olduğunu unutmayın.
5- Yeni teknolojiler yalanlara hizmet ediyor
Size seyahate çıkacağını söyledi ve havaalanından arayıp cep telefonunu çaldırdığını iddia ediyor. Ankesörlü telefondan arıyormuş! Gerçekten de arka planla uçak sesleri ve bir gürültü duyuyorsunuz… Ama sakın o kadar emin olmayın. Son zamanlarda çıkan yeni bir teknoloji ürünü, istenen ortamın sesini çıkartıyor. Havaalanı, trafik, ofis ortamı… Bunu telefona dayadıkları anda tamam!
6- Gideceğim yer yakın, boşver arabayı…
Araçları olmasına rağmen, arkadaşlarıyla buluşmaya diye çıkıp “Bir kahve içeceğiz zaten, yakın, aracı almama gerek yok” diyen bir erkek, böylece daha baştan eve geç geleceğinin sinyalini veriyor. Geciktiğinde de, “Taksi bulamadım” ya da “Aracımız kaza yaptı” gibi bahanelerle karşınıza çıkıyorsa, öncesinde de buna benzer davranışlarla sık karşılaştıysamz, tırnaklarınızı göstermenizde fayda var.
7- Bizimkilere uğradım, uyuyakalmışım!
Hiçbir anne, siz aradığınızda yorgunluktan uyuya kaldığını söylemesini rica eden ana kuzusu oğluna, hayır diyemez. Annelerini çapkınlıklarına alet eden erkeklerle baş etmenin en etkili yolu, annesiyle sıkı bir ilişki kurmaktır!
Hiç bitmeyen diyetler, sorular, ağlamalar… Genellikle de çok alış veriş yaptıkları konusunda şikâyet edilen kadınları, erkekler bakın başka hangi özelliklerle anıyor.
• Gerçek olmasa bile güzel olduğunu duymayı istemek
• İstedikleri bir şey de bile, en az üç kere hayır demek
• Hiç otuz yaşına girmemek
• Bir ortama girdiklerinde, diğer kadınlarla kendilerini kıyaslamak
• İsteği reddedilince, ağlamayı silah olarak kullanmak
• Ağlarken yalnız olmamak
• ‘Yok, bir şey’ derken, aslında çok şey anlatmak
• Terk edildiklerinde, sığınacak omuz aramak
• Aslında her şeyi hatırlasa da unutmayı kaçış yolu olarak görmek
• Daima rejim yapsa da bunu sadece kilo verdiğinde duyurmak
• Kilolarını, olduğundan eksik söylemek
• Bir ricada bulunacağı vakit, en tatlı gülümsemesini kullanmak
• En yakın kız arkadaşını sevgilisinden kıskandığı için sürekli onun dedikodusunu yapmak
• Konu aşk olunca, intikam almaktan hoşlanmak
• Yeteri kadar çantası ve ayakkabısı olsa bile, hep ihtiyacı olduğunu söylemek
• Alışveriş merkezlerinde, kendini kaybetmek
• Satın almayacağı bir şey için bile vitrin önlerinde vakit geçirmek
• Yol tarif ederken genellikle takı bulunan ellerini kullanmak
• Hep filmlerdeki gibi bir aşk istemek
• Kesin cevabı olmayan konular hakkında sorular sormak
• Haksız olduğu zamanlarda bile, duruma kendince nedenler bulmak
Aynı şeylerden mi hoşlanıyorsunuz yoksa farklı zevkleriniz mi var? Gerçek bir çift olabilecek misiniz? İşte uzun soluklu bir ilişki yaşayıp yaşamayacağınızı anlamanızın bir düzine yolu..
1. Protokol
Yemek siparişi verirken, kapıdan çıkarken ya da birlikte yemek yaparken bencil mi? Yani partneriniz kapıdan ilk kendi çıkıyor, yemek siparişi verirken kendi damak zevkini dikkate alıyor ya da yemek yaparken size yardım etmiyorsa ben merkezli biri olabilir. Her zaman verici olabilecek misiniz?
2. Politika
Libnareal ya da muhafazakar? Toplum hakkındaki görüşleriniz ne kadar uyuşuyor? Politik hassasiyetiniz ilişkinizi ne kadar etkiliyor bir düşünün. Görüşleriniz ilişkinize yansıyorsa yeniden düşünün.
3. Televizyon
Sitcom ya da Haberler? Siz magazin programlarını izlemekten hoşlanıyorsunuz ancak partnerinizin bir entellektüel olduğunu farkeedebilirsiniz. Partnerinizin her gün dünyada oılup bitenleri izleyen biri olmasını mı yoksa dünya olaylarından kopuk biri olmasını mı istersiniz?
4. Para
Partneriniz buluştuğunuz zaman sizin için para harcıyor ya da sizden hesaba dahil olmanızı istiyor olabilir. Partnerinizin para konusunda cimri, eli açık ya da ortak olmasını mı istersiniz?
5. Stres
Rahat ya da sinirli. Sinirlendiği zaman ne yapıyor? İlişkinizde sorun olduğunda sizinle kavga mı ediyor yoksa sakin bir şekilde konuşarak anlaşmaya mı çalışıyor? İlişkinizde en ufak krizde kavgacı bir kişiliğe bürünüyorsa dikkat edin.
6. Sohbet
Sizin a da onun hakkında? Bir araya geldiğinde hep kendisini mi anlatıyor yoksa siziden mi bahsediyor? Dünyanın sadece kendisinin etrafında döndüğüne inanarak anlatmasına tahammül edebilecek misiniz?
7. Hayvanlar
Kurt ya da köpek? Siz korktuğunuz halde bunu görmezden gelip hayvan mı besliyor? Hatta ona sizden daha çok mu değer veriyor? Durup bir kez daha düşünün.
8. İletişim
Dinleyen ya da dinlemeyen? Onunla bir konuyu konuşurken sizin onun kuralları dışına çıktığınızı mı düşünüyor? Bunun üstesinden gelebilecek misiniz?
9. Yabancılar
Kibar ya da kaba? Size ve dışarıdaki insanlara nasıl davranacağı konusunda endişeleriniz var mı? Örneğin giyiminiz konusunda size nasıl davranır? Kısıtlamaları veya kuralları var mı?
10. Öncelikleri
Aile ya da iş? Partnerinizin önceliğinin hangisi olduğunu düşünüyorsunuz? Aile üyesinin hastalığı mı yoksa iş seyahati mi? Bu gibi tercihlerle yüzleştiğinizde seçiminiz ne oluyor? Siz ya da çocuklarınız hastayken, iş seyahati yüzünden bineceği uçağı önemsiyorsa yeniden düşünün.
11. Görünüm
Formda ya da şişman? Yemesine, egzersizine dikkat eder mi, kendine bakar mı? İleri de şiman ve özgüveni eksik biriyle mi olmak istersiniz?
12. Güven
Güçlü ya da zayıf? Ruhsal olarak nasıl olduğunu merak ediyorsanız onunla ilgili çoğu şeyi bilmelisiniz. Hayata dair bakışını, hayal kırıklıklarını ve kendine olan güvenini öğrenin. Ona ne kadar güveniyorsunuz ve o kendine ne kadar güveniyor?
Birbirinize ne kadar uygun bir çiftsiniz? Test edin öğrenin!
1- Gün içinde onu özlüyor ve sürekli düşünüyor musun?
a) Evet
b) Hayır
c) Bazen
2- Onun arkadaşlarıyla iyi geçinebiliyor musun?
a) Evet
b) Hayır
c) Bazen
3- Film seçimlerinde uzlaşıyor musunuz?
a) Evet
b) Hayır
c) Bazen
4- Giyim tarzından hoşlanıyor musun?
a) Evet
b) Hayır
c) Bazen
5- Bir olay karşısında onunla aynı duyguları paylaşır mısın?
a) Evet
b) Hayır
c) Bazen
6- Seni güldürebiliyor mu?
a) Evet
b) Hayır
c) Bazen
7- Onu değiştirmeye çalışmadan, olduğu gibi seviyor musun?
a) Evet
b) Hayır
c) Bazen
8- Önemli konularda fikirlerine güvenir misin?
a) Evet
b) Hayır
c) Bazen
9- Onun soyadını kendi soyadın yerine koymayı dener misin?
a) Evet
b) Hayır
c) Bazen
10- Moralin bozuk olduğunda seni rahatlatmayı biliyor mu?
a) Evet
b) Hayır
c) Bazen
A’lar çoğunluktaysa; siz birbiriniz için yaratılmışsınız. Mükemmel bir çift oluyorsunuz, ruh ikizinizi bulmuşsunuz. Size Romeo ve Juliette, Keram ile Aslı diyebiliriz. Bu mutluluğunuzun ömür boyu sürmesini dileriz.
B’ler çoğunluktaysa; siz ayrı dünyaların insanlarısınız. İlişkinizi bir kere daha gözden geçirin. Ya artık aşk yavaş yavaş sonlarına gelmiş, ya da birbirinizi anlayamıyorsunuz. Eğer onu kaybetmekten korkuyorsanız, ilişkiye biraz daha özen göstermelisiniz.
C’ler çoğunluktaysa; ilişkiniz ümit vaat ediyor. Ama karşılıklı biraz daha çaba harcamanızı öneririz. Belki de yeni tanıştınız, ama birbirinizi tanımaya başladıkça ilişkiniz de güzelleşecektir.
Onun cep telefonu ile sizinki arasında arasında gidip gelen mesajlarda bazı anlam kayıpları olabilir. Bu şifreleri sizin için kırdık.
Birlikle olmaya başladığınız erkekten yeni bir mesaj geldi. Yaşasın! Ancak bu mesajı okurken bu heyecanınız yerini bir anda şaşkınlığa bırakıyor. “Ne demek istiyor bu?” Şaşılacak bir şey yok.
Mesajlaşmada tonlama göz teması ve duraklama gibi işaretler kayboluyor. Oysa ki bu işaretler karşımızdakinin amacını bize apaçık anlatabilir. Erkeklerin gönderdiği sıradan mesajları toparladık ve sizin için uzmanlara bunların gerçek anlamlarını sorduk.
Yazan: Bir ara beraber bir şeyler yapalım.
Anlamı: Senden hoşlanıyorum ama senin benden hoşlanıp hoşlanmadığın konusunda tereddütlerim var. Mesajlaşma Zevki adlı kitabın yazarı Kristina Grish böyle bir mesaj göndeen erkeğin belli bir zaman tayin edemediği için kendini riske atmadan sizi denediğini söylüyor.
Yazan: Bu gece çok eğlendim.
Anlamı: Seni tekrar görmek istiyorum.
Belli ki o gece harikaymışsnız yoksa bu mesajı göndermezdi. Akıllı Adam Avlama kitabı yazarı ve ilişki uzmanı Liz Kelly, bir erkeğin eğer sizden hoşlanmasa ve görüşmeyi gerçekten istemese peşinizi bırakmakta tereddüt etmeyeceğini söylüyor. Bu mesaj duygularını göstermekten korkmayan b,r insan olduğunun kanıtı.
Yazan: Üzerinde ne var?
Anlamı: Bu yeni görüşmeye başladığınız ve ya uzun süredir birlikte olduğunuz adam, kesinlikle cinsel eğlencelerin peşinde ve topu size atıyor.
Sizin topu kendisine atıp atmayacağınızı merak ediyor fakat siz bizim tavsiyemize kulak verin ve biraz nazlı olun. Erkeğin kişiliğina bağlı olarak fazla ileri giderseniz bu geri tepebilir.
Yazan: Daha sonra ne yapacaksın?
Anlamı: Buluşup eve beraber gitmek istermisin?
Bu mesajı genelde akşam saatlerinde alırsınız. Erkeğin bu mesajı çoklu olarak geceyi beraber geçirebilme ihtimali olan her kadına yollayabileceği konusunda uyarıyor.Herkesin cevaplamayacağını tahmin ediyor ama gelen cevaplara göre kimlerin etrafta olduğunu bilecek. Bu çapkın. Tüm gece boyunca iletişimi koparmayacak ve geceyi kimle geçirmek isteyeceğine dair olasılıkları değerlendirecektir.
Yazan: Çok yoğundum.
Anlamı: Bitti.
Eğer siz ona mesaj attıysanız ve cevap olarak bu geldiyse artık size karşı bir şey hissetmiyor. Bunu duymak üzücü olabilir ama kısacası sizi başından atıyor. Uzmanlar hiçkimsenin beş saniyelik bir mesaja bile vakit ayıramayacak kadar meşgul olmadığına dikkat çekiyor.
Yazan: Şu anda müsait değilim. Sonra arayayım…
Anlamı: Seni beğenmiyorum.
Bu mesaj ilk görüşmede sizden pek hoşlanmadığının eğer anlamak isterseniz en açık belirtisi. Bu gibi olumsuz mesejlarda hep ima etmek istediğinin üzerini kapasak da yeni aşklara yelken açmanın keyfini düşünüp bizle ilgilenmeyenı salıvermek adetini edindiğimizde bu mesajlara gülüp geçeriz.
Size aşıksa değişebilir
“Hiçbir yöntem sevgilimi eğitmeye yardımcı olamaz! Onu çok seviyorum ve değişmesini istiyorum” diyorsanız aslında en kolay ve her zaman işe yarayacak bir yöntemle işleri yoluna koyabilirsiniz. Kendinize aşık ederek tabii ki! Bu, bir erkeğin aniden değişmesi için yeterli olan en iyi ve en çabuk yöntemdir. Bir erkeği eğitmek için en kolay yol bu olsa da, bir kadın için bazen uygulayabileceği en zor yol olabilir. Çünkü erkekler ancak gerçekten gözleri sizden başkasını görmediği zaman değişir, en azından bir süreliğine. Fakat “Bana aşık oldu” deyip, bütün ipleri ellerine verirseniz, yeniden eski haline dönecektir.
Hoşunuza gitmeyen davranışınızı geçiştirmeyin
Sevgiliniz ilişkinin başında düzgün davranmıyorsa, zaman ilerledikçe düzeleceğini ümit etmek zaman kaybı olarak görülebilir. Hoşunuza gitmeyen bir davranış karşısında ne düşündüğünüzü söyleyin. Unutmayın; bir erkek ilk başta nasıl davranıyorsa aynı şekilde devam eder. Fakat başlarda uyarırsanız, sizi kaybetmemek için ufak değişiklikler yapabilir. Onun için yaptığınız iyiliklerin karşılığı gelmiyorsa, bir gün yaptıklarınızı anlayacağını ümit ederek beklemek yerine ilişkinizi gözden geçirin. Gerçekleri görmek bazen zor olabilir. Çünkü aslında sevgilinizin sizi mutsuz ettiği davranışları biliyor, yalnızca gerçekleri kabullendiği¬nizde ayrılmak zorunda kalma korkunuzla yüzleşmek istemiyor olabilirsiniz.
Hatalarını yüzüne vurmayın
Sevgilinizin sizi dinlemesini istiyorsanız, onun dikkatini çeken kelimeler kullanmaya çalışın. Örneğin “seks” kelimesi gibi. İlk başlarda sıkıcı, hatta anlamsız cümleler kurmak zorunda kalabilirsiniz. Fakat göreceksiniz ki daha önce siz konuşurken “Evet, evet” diyerek geçiştiren erkek arkadaşınız, cümlenizin başında ilgisini çeken bir kelime duyduğunda gözlerinizin içine bakacak. En azından gerçekten sizi dinlediğini göreceksiniz. Bir diğer seçenek ise sizi dinlemeyen sevgiliniz konuştuğunda aynısını sizin de ona yapmanız. Erkekler genelde yaptıkları yanlış davranışlar hakkında eleştiri duymayı “dır dır” olarak adlandırırlar, fakat aynısını onlara yaptığınızda yanlış davrandıklarını daha kolay anlarlar. Bu yüzden bunu bir oyun olarak görün ve o öğrenirken siz eğlenin.
Anasının kuzusu ise değiştirmek zor olabilir
Bir erkek, birlikte olduğu kadına nasıl davranması gerektiğini ilk olarak ailesinde gördüğü davranışlarla öğrenir. Fakat bir anne, şımarık ve her istediği yerine getirilen bir erkek yetiştirdiğinde, ondan sonra gelecek kadına daha çok iş düşer. Kadınların sorumluluğunun aslında eğitmek değil, sevmek ve sevilmek olması gerekiyor. Bu yüzden sevgilinizin annesi hakkında olabildiğince fazla bilgi edinin. Devamlı annesinden bahseden, yaptığınız her şeyi, örneğin pişirdiğiniz yemekleri ya da evdeki düzeni annesinin alışkanlıklarıyla karşılaştıran bir erkekle olmak çok zordur. Bir anda sevgilinizle ilgilenmek yerine annesiyle kendinizi yarış halinde hissedersiniz. Annesi ile ilişkisinin normal düzende yürüyor olması en idealidir. Yetişkin bir erkeğin, annesinin kanatlan altından çıkmış, kandi ayakları üzerinde duruyor olması gerekir. Öte yandan ailesine gösterdiği saygı, onun sizinle yaşadığı ilişkide de ne şekilde davranacağına dair bir ipucudur. Siz ne kadar “Ben onunla birlikteyim, ailesi beni ilgilendirmiyor” diye düşünseniz bile aslında onların etkileri ilişkinizin bir parçası olacaktır. Hatta bir süre sonra ailesiyle olan ilişkisini düzenlemek yine size düşebilir. Eğer ailesiyle arası iyi olmayan bir erkekle beraberseniz, aralarını düzeltmek sizin ilişkinizi de daha pozitif bir havaya sokabilir. Çünkü bu sayede hem ailesi hem de erkek arkadaşınız, yapıcı tavrınız karşısında sizi daha çok sevip saygı göstermeye başlayacaktır.
Çok hoşlandığınız biri var. Size bazen arkadaştan çok öte bazen de sadece arkadaş gibi davranıyor. Oysa siz onun sevgiliniz olmasını o kadar çok istiyorsunuz ki.. Ancak küçük düşmemek ya da mahcup olmamak için duygularınız hakkında onunla konuşmaya cesaret edemiyorsunuz. Bu durumda onun hareketlerine bakarak, arkadaş mı yoksa sevgili mi olduğunuzu anlayabilirsiniz.
İlişkinizi aşağıdaki önerilere göre değerlendirin..
Arkadaşlarını tanıyor musunuz?
Hoşlandığınız kişinin arkadaşlarıyla tanıştınız mı? Sizi nasıl tanıştırıyor ve size onların yanında nasıl davranıyor dikkat edin. Arkadaşlığınız sırasında kimlerle görüştüğünüze, onlarla yakın ilişkiler kurmaya ve çok soru sormamaya dikkat edin.
Gün içinde buluşuyor musunuz?
Hoşlandığınız kişiyle gün içinde görüşün. Öğle yemeğine, çaya davet edin. Sizi belirli saatlerde araması için gece geç saatlerde gelen telefonlara cevap vermeyin. Bu sizi görmek ya da konuşmak isterse belili zamanlarda araması gerektiğini anlamasını sağlar.
Özel günlerde yanınızda mı?
Sizin doğum gününüzü hatırlaması, size hediye alması da sizden hoşlandığını, değer verdiğini gösterir. Hatırlamıyor ve bahaneler sıralıyorsa onu arkadaş olarak görebilirsiniz. Unuttuğunu belirtip hatasını telafi ediyorsa tekrar düşünün.
Her zaman yanınızda mı olmak istiyor?
Arkadaşlarınızla birlikte olduğunuz zamanlarda o da sizinle olmak istiyorsa sizden hoşlandığı anlaşılabilir. Arkadaşlarınızla olan programlar yerine başbaşa olmak istiyor da olabilirz. Siz nasıl onu arkadaşlarınızın yanında gözlemlemek istiyorsanız zamanla o da sizi arkadaşlarınızla birlikte tanımak isteyecektir.
Hiç birlikte tatile çıktınız mı?
Bir grup içerisinde de olsa birlikte tatile çıkmak onu yakından tanımanızı sağlayabilir. Bazı erkekler arkadaş olduklarını ileri sürerek size sevgili gibi davranabilir. Bu başka ilişkileri olabileceğini ya da henüz ciddi bir ilişkiye hazır olmadıklarını gösterir. Tatil boyunca telefonlarına, konuşmalarına, ailesiyle ilgili söylediklerine ve tabiki kendi hareketlerinize dikkat edin.
Sevgiliniz gibi mi davranıyor?
Hoşlandığınız kişi sevgiliniz gibi davranıp arkadaş olduğunu iddia ediyorsa, aranızdaki ilişkiye dair yüz yüze konuşabilirsiniz. Kendinizi belirsizlik yerine olumlu ya da olumsuz cevaba hazır hissediyorsanız oturup konuşun.
Bahanelere kanmayın
Yeni ilişki yaşadım hazır değilim gibi bahanelere dikkat edin. Unutmayın bir erkek ve kadın gerçekten hoşlanıyorsa ya da aşıksa onu hiçbir şey durduramaz. Tanıma süreci 3 aydan fazla sürdüyse sizi oyalıyor olabilir.
Ne sıklıkta görüşüyorsunuz?
Görüşme sıklığınıza dikkat edin. Her gün görüşüyorsanız bu olumlu bir işarettir, haftada bir zoraki görüşmeler oluyorsa yeni seçenekleri gözden geçirin.
İlişkide ilk sınav
İşini kaybetti, bütün gece eve gelmedi, ailesiyle aranız nane molla… Bazen, birbirinize duyduğunuz aşk önemini yitiriverir.rir
Özellikle ilişkinizin ilk dönemlerinde karşınıza çıkacak olan bazı engelleri aşmanız şart. Bunları birer sınav olarak düşünün. Başarıyla geçerseniz ödülünüz sevgiliniz olacak.
Ailesiyle tanışmak için evlerine akşam yemeğine gittiniz. Size olan tavırları oldukça soğuk. Ya da sabahın beşine kadar onun evini aradınız ama kimse telefona cevap vermedi. Onun için endişeleniyorsunuz. Bu durumda ne yaparsınız? Belki telefonu bozuktur deyip içinizi rahatlatmaya mı çalışırsınız, acaba kaza mı yaptı diyerek iyice mi telaşlanırsınız, yoksa kimbilir kiminle beraber diye düşünüp canına okuma planlarını mı yaparsınız? Vereceğiniz tepki, ilişkinizin gidişatını tamamen etkileyecektir. Evet uzun süreli bir ilişki istiyorsanız, yazımıza göz atmalısınız…
1. İlk büyük kavganız:
O tam bir sinir küpü, sizse inanılmaz kızgınsınız.
Ne yapmalı?
Sakin olun: Ne kadar zor olsa da bazen biraz susmak ve konuşmak için daha uygun bir zamanı beklemek ikiniz için de iyi olur. Sinirle söyleyeceğiniz bir çift söz hem ilişkinizde kapanmayacak yaralar açabilir, hem de yine siz üzülebilirsiniz. En iyisi siz içinizden ona kadar saymayı deneyin.
Ona zaman ayırın: Eğer sorunları görmezden gelirseniz, dönüp dolaşıp yine başınıza iş açabilirler. Bir süre sonra birbirinizi düşman gibi görmeye başlarsınız.
Her zaman kazanan olamazsınız: Kavgada en çok sesi duyulan değil, sorunu çözen kişi kazanmış sayılır. Önce onu anladığınızı belli edin. Böylece onu dinlediğinizi ve sorundan haberdar olduğunuzu anlayacaktır. Bu tavır karşısında, o da suçlayıcı yaklaşımından vazgeçecek ve suçun kendine ait olan kısmını kabul edecektir.
Problem üzerinde yoğunlaşın, onun karakteri üzerine değil: Eğer ev işlerinde size yardımcı olmamasından şikayetçiyseniz, bunu belli etmenin değişik yolları var. “İşten geldikten sonra temizlik yapmak beni gerçekten yoruyor. Sen de biraz yardımcı olsan işim kolaylaşırdı, ne dersin?” diyerek açın konuyu. Asla “Sen zaten benim hayatımı kolaylaştıracak hiçbir şey yapmazsın” derseniz, sorunu asla çözemezsiniz.
Fazla uzatmayın: Eğer özür dilediyse ya da o gün konuşma modunda değilse, üzerine gitmeyin. Fazla uzatmak başınıza başka sorunlar çıkarabilir, dikkatli olun.
2. Birlikte Yaşama Kararı:
Birlikte yaşama ya da evlenme kararını verme aşamasında, birçok çiftin ilişkisi sona ermiştir. Bu göründüğü kadar kolay bir iş değildir.
Ne Yapmalı?
Eğer stresliyse: Ona bu kararı vermek için aceleniz olmadığını hatırlatın. Eğer istemeye istemeye aynı çatı altında yaşamaya başlarsanız bu sizin için de zor olur. Çünkü o yaşadığı hayattan zevk alamazsa sizi de mutlu etmesi imkansızlaşır.
Eğer isteksiz taraf sizseniz: Eğer niyetiniz varsa ama kararsızsanız, kendi evinizi kapatmadan, bir iki aylığına anlaşmalı olarak aynı eve taşınabilirsiniz. Asla onun size taşınmasına izin vermeyin. Çünkü mutsuz olursanız onu evden göndermeniz zor olur ama siz evden rahatlıkla gidebilirsiniz.
Endişelerinizi belli edin: Bütün endişe ve korkularınızı anlatın ve onun da kendini rahat hissetmesini sağlayın. İkiniz de kendinizi hazır hissettiğinizde tekrar geri dönmek üzere konuyu kapatın.
3. Ailesi sizden nefret ediyor:
Onunla çok mutlusunuz ama ailesi sizden hiç hoşlanmıyor ve yaptığınız her şey onlara batıyor. İlişkiniz ciddileşiyor ve bu konu artık sizi çok üzmeye başladı…
Ne Yapmalı?
Onu elçi tayin edin: Erkek arkadaşınıza, ailesiyle konuşmasını söyleyin. Onlara gittiğiniz zaman kendinizi rahatsız hissettiğinizi, bu nedenle onlardan gittikçe soğuduğunuzu anlatın.
Hemen savunmaya geçmeyin: Asla savunmaya geçmeyin. Sık sık onların haklı olduğunu ima edin.
Topu onlara atın: Oğlunuzla çok iyi anlaşıyoruz ve aynı şekilde sizinle de aramın iyi olmasını isterim. Bu benim için önemli. Umarım sizin için de önemlidir. Sizi üzecek bir şey yapıyorsam, düzeltmek için elimden geleni yaparım şeklindeki bir yaklaşım onların size karşı tavırlarının değişmesini sağlayacaktır, göreceksiniz.
4. Uzak düştünüz:
Gözden ırak olunca gönülden de ırak olunur, derler. Unutmayın, hasretin bağlılığı güçlendirdiği de bir gerçektir.
Ne yapmalı?
Karşılıklı özlem çektiğinizi unutmayın: Suçu ona yükleyip sinirinizi ondan çıkarmakla hiçbir yere varamazsınız. İkiniz de aynı durumdasınız.
Fedakarlık zamanı: Birbirinizi daha sık görmek için yollar arayın. Mesela evinizi satıp daha ucuz bir ev alabilir, fazla mesai yapıp para biriktirebilirsiniz. Böylece hafta sonu için bile olsa birbirinizi görmek için uçak bileti alabilirsiniz.
Kendinizi teknolojinin ellerine bırakın: Önce internet olayına girip, telefondan daha ucuz bir iletişim sağlayabilirsiniz. Telesekreterine ya da e-mail adresine seksi mesajlar bırakarak aşkınızı canlı tutabilirsiniz.
5. İşten kovuldunuz:
İşsiz kalmak, insanları depresyona sokan nedenlerin başında gelir. Birbirinize anlayışlı olmalısınız. Maddi açıdan birbirinize destek olmaktan asla kaçınmamalısınız.
Ne yapmalı?
İşini kaybeden oysa: Onu kariyeri ya da parası için değil, kendisi olduğu için sevdiğinizi göstermenin tam zamanı.
Kum torbası olmayın: O işini kaybetti ve bunalımda diye, sizi kum torbası yerine koymasına izin vermeyin. Anlayışlı olmakla enayi olmak farklı şeylerdir. Morali bozuk diye size bağırıp çağırması ve sizi ezmesi haksızlık. Onu güldürmeyi deneyin ama asla taviz vermeyin. Yoksa, işler yoluna girdiğinde de her şeyin aynı kalmasını isteyebilir, unutmayın.
İşini kaybeden sizseniz: Erkekler bütün sorunların çözümünü bildiklerini düşünürler. Rahatsız olduğunuz zaman bunu ona söyleyin ve her şeyin kontrolünüzde olduğunu hatırlatın.
Neye ihtiyacınız olduğunu söyleyin: Yalnız kalmaya, maddi desteğe ya da onun şefkatli kollarına ihtiyacınız olabilir. Bunu onun bilmesini sağlayın ama asla emredici olmayın.
Birbirinizi sevdiğinizi unutmayın: Aranızda oluşan gerginliğin stresten ve dış etkenlerden kaynaklandığını sık sık birbirinize ve kendinize hatırlatın. İşsizlik dahil bütün sorunlar geçici, aşk kalıcı…
6. Arkadaşları sizden önce geliyor:
Erkek arkadaşınızın arkadaşları sizden ön planda mı?
Ne yapmalı?
Savaş çıkarmayın: Onun tatil anlayışı 24 saat sörf tahtası üzerinde geçirmek, sizinki de arabaya atlayıp diyar diyar gezmek olabilir. Birbirinizi zorlamanın hiç gereği yok. Anlayışlı davranın ve savaş çıkarmayın.
Bunun hoşunuza gitmediğini belli edin: Sizin de arkadaşlarınızla birlikte vakit geçirmekten hoşlandığınızı ama onunla daha sık birlikte olmaya ihtiyacınız olduğunu söyleyin. Boş zamanlarınızı iyi planlarsanız, hem arkadaşlarınızla hem de birbirinizle vakit geçirebilirsiniz.
Oyunu karşılıklı oynayın: Eğer hislerinizi anlamıyorsa, sizin gibi hissetmesini sağlayın. Sizinle olmayı planladığı bir zamanda arkadaşlarınızla hafta sonu tatili için plan yaptığınızı söyleyin. Onu sık sık yalnız bırakın ve size sıraladığı bahaneleri sıralayın. Böylece sizin hissettiklerinizi anlayacak ve durumu düzeltmek için girişimde bulunacaktır.
7. Geç saatlere kadar dışarıda:
Bir iş yemeğine çıkıp saat 04:00’de eve geldiği yetmiyormuş gibi bir de size “Uykun kaçtı herhalde, ben sana geç saatte yemek yeme demiyor muyum?” diyor.
Ne yapmalı?
Tavrınızı koyun: Aptalca kıskançlık krizlerine girip onu daraltmayın. Nerede olduğunu ve kaçta geri geleceğini bilmeye hakkınız olduğunu hatırlatın. Aksi takdirde kendisini çok merak ettiğinizi ve o gelene kadar gözünüze uyku girmediğini söyleyin. Tek endişenizin başına bir şey gelmesi olduğunu, yoksa ona güvendiğinizi anlamasını sağlayın. Niyetinizin onu kontrol altına almak olmadığını anlayınca, gidiş geliş saatlerini ve nerede, kiminle beraber olduğunu size bildirmek konusunda daha hassas davranacaktır.